(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 7, 62) (647 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (5275 S. K. m. 122)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Müjdat ACAR hakkındaki 48 inci İç Güv.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinin 16.02.2005 gün ve 2005/515-54 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 10 Şubat 2006 tarih ve 2006/830 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın, 01.08.2004-20.08.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul olunarak, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A maddesi 7 günden sonra 3 ay içinde gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 4 üncü maddeleri gereğince 1.113.750.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 12 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının bir defada sanıktan tahsiline, taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde 6183 Sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından özetle; Yeni Türk Ceza Kanununda 1/5 oranında indirim öngörüldüğü, sanık lehine olan hükümlerin yürürlüğü girmeden uygulanması gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; 2003/08 grup numarası ile Ağustos 2004 celp döneminde sevke tabi olan sanığın, bu celp dönemi ile ilgili olarak TRTden yayınlanan duyurular gereği en geç 31.07.2004(dahil) tarihine kadar askerlik şubesine başvurup askere sevkini yaptırması gerekirken gecikerek 20.08.2004 tarihinde kendiliğinden Şişli Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat edip ifadesini vererek bu durumunu sona erdirdiği, böylece celbe zamanında katılmasını engelleyecek ve askerlik hizmetine üstün tutulabilecek bir mazeretinin bulunmaksızın 01.08.2004-20.08.2004 tarihleri arasında bakaya kaldığı anlaşılmıştır.
5328 sayılı Kanunun 2nci maddesiyle 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunun 62 inci maddesinde yapılan değişiklikle indirim oranının 1/5ten tekrar 1/6 olarak düzenlenmiş olması nedeniyle, sanığın bu yöndeki temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Askeri Mahkemece; mevcut delil durumuna göre, sanığın askerlik hizmetine tercih edilebilecek mazereti olmaksızın, geçerli tebligat niteliğindeki TRT duyuruları uyarınca, birlikte işleme tabi olduğu emsallerinin sevk işleminin tamamlandığı 31.07.2004 tarihi mesai bitimine kadar askerlik şubesine başvurmamak suretiyle oluşan bakaya suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile kurulan mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekte ise de;
5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrasında; adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin lehe olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına ilişkin emredici hükmü nedeniyle, sanık hakkında ASCK'nın 63/1-A maddesi 7 günden sonra 3 ay içinde gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 maddeleri gereğince verilen iki ay on beş gün hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken suç tarihi olan 2004 yılı nazara alındığında, beher günün 11.00 YTL üzerinden hesaplanarak adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç olarak 825.00 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılması gerektiğinden ve yine 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin gecikme zammı uygulanmasına dair hükmünün 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş olup, 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulama olanağı bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiş, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün para cezası ve gecikme zammı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin bölümünün,
647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezasının beher günü On Bir Yeni Türk Lirası (11.00 YTL) üzerinden Sekiz Yüz Yirmi Beş Yeni Türk Lirası (825.00 YTL.) adli para cezasına çevrilmesine, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca bu cezasının aylık eşit taksitler halinde 12 ayda alınmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarının tamamının muaccel olmasına, bu durumda ödenmeyen miktara gecikme faizi uygulanmasına yer olmadığına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy