(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 220) (1111 S. K. m. 43)
Bakaya suçundan sanık Tnk.Er Abdurrahim DEMİRHAN hakkında 5 nci Zırhlı Tugay K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 16.06.2005 gün ve 2005/1469-354 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebepsiz temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.02.2006 tarih ve 2006/837 sayılı Tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın 07.06.2003 - 24.08.2004 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 Sayılı Yasanın 4ncü maddeleri uyarınca 1.100 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 Sayılı Yasanın 5nci maddesi uyarınca aylık 24 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, karar verilmiştir (Dz.40-41).
Anılan hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir (Dz.39).
Tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Emsalleri 21-27 Mayıs 2003 tarihleri arasında askere sevk edilen (Dz.9-10) sanığın, sevk işlemlerini yaptırmak üzere 23 Mayıs 2003 tarihinde Askerlik Şubesine müracaat etmesi gerektiğine ilişkin askere sevk için çağrı tebligatının 22.05.2003 tarihinde babasına tebliğ edildiği (Dz.27), tebligatın usulüne uygun ve geçerli olduğu, sanığın 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 43ncü maddesi uyarınca tanınması gerekli 15 günlük hazırlık süresi sonunda en geç 07.06.2003 tarihinde şubeye müracaat etmesi gerekirken, uzunca bir süre sonra 24 Ağustos 2004 tarihinde Balıkesir Askerlik Şubesine müracaat edip sevkini sağlattığı (Dz.5), sevkini zamanında yaptırmasını engelleyecek yasal, objektif ve makbul bir mazeretinin bulunmadığı, böylece 07.06.2003 - 24.08.2004 tarihleri arasında temadi eden bakaya suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Sanık savunmasında ağabeyi Mehmet ŞİRİNin iş kazası geçirdiğini ve ailesine bakacak kimsesinin olmadığını, bu nedenle askere geç gittiğini ileri sürmekte ise de; sanığın babasının hayatta olduğu ve ağabeyinin kaza geçirdiğine ilişkin raporun suç tarihinden çok öncesine (1999 yılı) dayandığı göz önüne alındığında, Askeri Mahkemece sanığın mazeretine itibar edilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sanık hakkında kurulan hükümde usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; sanık hakkında takdiri indirim yapılırken hüküm tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, mülga 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddesinin uygulanması yasaya aykırı görülmüş ve hüküm sanığın temyizine atfen uygulama yönünden bozulmuştur.
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca, hükmün 2 nci paragrafının 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 4 üncü paragraftaki gecikme zammının çıkarılmasına şeklinde düzeltilerek ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 22.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy