(1632 S. K. m. 63) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5) (353 S. K. m. 217)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık J.Er Cevzet AKDAĞ hakkındaki Hava Eğitim K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.09.2005 tarih ve 2005/566-341 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.02.2006 tarih ve 2006/849 sayılı ve onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 11.07.2004-24.11.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, 5237 sayılı TCKnın 62/1 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddeleri uyarınca beher gün 11.YTLden hesaplanmak suretiyle sonuç olarak 1100.YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık 20 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verilmiş olup; bu hüküm sanık tarafından ekonomik ve ailevi sorunları nedeniyle birliğine katılmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; tebligatsız yoklama kaçağı olarak aranırken 23.06.2004 tarihinde Jandarma Karakolunda yoklama kaçağı olarak arandığı saptanarak Büyük Çekmece Askerlik Şubesine teslim edilen ve 24.06.2004 günü son yoklaması yapılan sanığın 25.06.2004 günü 1 gün yol süresi verilerek Çanakkale 116ncı J.Er Eğt. Alayına sevk edildiğinde 1111 sayılı Kanunun 43üncü maddesi uyarınca tanınması gereken 15 gün hazırlık süresi nazara alındığında 10.07.2004 günü saat 24.00e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve bakaya durumuna düşen sanığın 24.11.2004 günü eğitim birliğine gecikerek katıldığı, maddi vakıadır.
Askere gitmek yerine ailesiyle ilgili sorunları çözmek için çalıştığını mazeret olarak ileri süren sanığın bu savunmasına, geçim sıkıntısı ve benzeri durumların askerlik hizmetine tercih edilecek bir mazeret niteliğinin bulunmaması ve eylem süresinin uzunluğunun mazeret değerlendirmesi yapmaya uygun olmaması karşısında, Mahkemece itibar olunmamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın aynı yöndeki temyizinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, sanığın 11.07.2004-24.11.2004 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren ve üç aydan fazla süren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, usul ve uygulamada bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın temyiz nedenlerinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve Kanuna uygun mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy