(1632 S. K. m. 30, 132) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4)
Arkadaşının eşyasını çalmak suçundan sanık Ter. Tnk.Atğm.Serkan KÖŞKER hakkında Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesince verilen 21.9.2005 gün ve 2005/82-193 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.02.2006 gün ve 2006/853 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün bozulması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanık hakkında verilen ilk mahkumiyet hükmünün Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 15.09.2004 gün ve 2004/897-872 sayılı ilâmı ile noksan soruşturma yönünden bozulduğu, bozma ilamına uyulmasını takiben yapılan yargılama sonucunda sanığın arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 132, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 1350 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, ASCK'nın 30/1-B maddesi uyarınca TSKdan çıkarılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii neden göstermeksizin hükmü süresinde temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
Askerlik hizmetini MSB. İç Ted. D.Bşk.lığı Pl.Ynt.ve Mly.Ş.Md.lüğü emrinde yapan sanığın, 2003 yılı Mayıs ayı başlarında Sıhhiye Orduevinde 3-4 gün aynı odada kaldıkları J.Atğm.Seyhun Serdar AYHANın nüfus hüviyet cüzdanını adı geçenin rızası hilafına çaldığı, daha sonra aynı Dairede görevli Dz.Alb.Sadi YILMAZın OYAK Bank İnternet ve Telefon Bankacılığı şifrelerini de ele geçirdiği, 27 Mayıs 2003 tarihinde OYAK Bank İnternet Bankacılığı aracılığı ile Alb.YILMAZın kredi hesabından tüm parayı çektiği, likit fonlarının tamamını bozdurduğu, toplam 4.100.000.000. Lira parayı Seyhun Serdar AYHAN adına Yapı Kredi Bankası Kızılay Şubesine havale ettiği, ertesi gün hesaplarına bakan Alb.Sadi YILMAZın tüm parasının havale edildiğini gördüğü ve girişimde bulunarak parayı geri getirttiği, daha sonra sanığın OYAK Bank Telefon Bankacılığını arayarak aynı şahsın Bankada bulunan tüm birikimlerini nakite çevirttiği ve hesaba havale etmeye çalıştığı, karşılaştığı bir takım soruları cevaplayamaması nedeniyle telefon görüşmesini kestiği, bu işlemi iki kez tekrarladığı, ancak başarılı olamadığı, durumun Alb.Sadi YILMAZ tarafından anlaşılması üzerine Bankadan ses kayıtlarının getirtildiği, sanığın da ses örneğinin alındığı, yapılan kriminal incelemeler sonunda, OYAK Bank Telefon Bankacılığını arayan kişinin sanık olduğunun ortaya çıktığı, böylelikle sanığın arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizin 15.9.2004 gün ve 2004/897-872 sayılı ilâmı ile; ayrılmasına karar verilen dosya ile bu dosya arasında eylem birliği ve bütünlüğü, delillerin müşterekliği gözetildiğinde, ayrılmasına karar verilen dosyada mevcut delillerin de bu davada birlikte değerlendirilmesi bakımından her iki dosyanın birleştirilmesi zorunlu görülmüş ve hüküm her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesi bakımından bozulmuştur. denilmiştir.
Askeri Mahkemece, bozma ilamına uyulmasını takiben; ayırma kararı verilen dosya ile ilgili olarak görevsizlik kararı verildiği, yasada adli ve askeri yargıda görülen dosyaların birleştirilmesi usulünün bulunmadığı, görevsizlik kararının tüm deliller toplandıktan sonra verildiği, gerekçesiyle her iki dosyanın birleştirilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
15.9.2004 tarihli bozma ilâmında da belirtildiği gibi, sanık hakkındaki deliller sadece ses kayıtları üzerinde yapılan incelemeler ve kışla giriş çıkış bilgilerinden ibarettir. Çalındığı iddia edilen nüfus hüviyet cüzdanının ele geçmediği ve sanığın da suçunu inkâr ettiği görülmektedir.
Askeri Mahkemece görevsizlik kararının verildiği 24.12.2003 tarihine kadar olan bilgi ve belgelerin dava dosyasında mevcut olduğu belirtilmekte ise de, görevsizlik kararı nedeniyle tefrik edilen dosyanın Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, 23.6.2004 tarihinde Ankara Cumhuriyet Savcısı tarafından Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği göz önüne alındığında o tarihten bu yana Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, Askeri Mahkemede görülen arkadaşının eşyasını çalmak suçuna ışık tutacak şekilde yeni bilgi ve belgelerin elde edilmesi ve nihayet hüküm tesisi söz konusu olabilir.
Bu nedenle, anılan mahkemedeki yargılama sırasında düzenlenen duruşma tutanakları, ilgili bilgi ve belgelerin ve nihayetinde hüküm verilmiş ise mahkeme kararının onaylı birer suretinin getirtilerek dosyaya ithali suretiyle bu delillerin, davadaki deliller ile birlikte tartışılması ve değerlendirilmesi, böylece bozma ilâmı gereğinin de yerine getirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken, noksan soruşturma ile hüküm tesisi isabetsiz ve kanuna aykırı görülerek mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy