(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 2, 30, 59, Ek m. 6) (5237 S. K. m. 7) (647 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 5) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 220)
Yoklama kaçağı suçundan sanık P.Er Burhan ÜNSAL hakkında 2 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 27.12.2004 gün ve 2004/1646-1015 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5585 sayılı düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 28.08.2002-16.04.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 nci ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca 1.485.000.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 24 eşit taksit hâlinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve 6183 sayılı kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından süresinde verilen cezanın bir müddet ertelenmesi talebiyle temyiz edilmiştir. Sanık, temyiz istemine esas alınan Dz.33de kayıtlı dilekçesinde, ailesinin maddi durumunun kötü olması, er maaşından başka gelirinin olmaması nedeniyle verilen 1.485.000.000.-TL. ağır para cezasını terhisinden sonra ödemek üzere cezanın bir müddet ertelenmesini talep etmesine rağmen, dilekçenin başında özü: (Mahkeme kararına itiraz) şeklinde bir ifadeye yer verildiğinden, sanığın hükmü temyiz ettiği sonucuna varılarak temyiz incelemesi yapılmıştır. Tebliğnamede hükmün para cezasının hesaplanmasındaki hata nedeniyle düzeltilerek onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 1982 doğumlu olan sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 28.06.2001 tarihinde amcasına tebliğ edildiği ve 25.08.2001 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere Askerlik Şubesinde bulunmasının istenildiği, son yoklamasını yaptırmayan ve emsalleri 21-27 Ağustos 2002 tarihleri arasında sevk edilen sanığın yoklama kaçağı olarak aranırken 16.04.2004 tarihinde kendiliğinden yabancı askerlik şubesine başvurarak eylemine son verdiği, böylece sanığın üç aydan fazla süreyle yoklama kaçağı suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde ve ASCK'nın 47 nci maddesinin açık hükmü karşısında cezanın ertelenmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, gerek mülga 765 sayılı TCKnın 2 ve gerekse 5237 sayılı TCKnın 7/2 nci maddelerinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hükmüne yer verilmiş olup, sanık hakkında uygulanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlükten kalkan 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin yeni Kanundaki düzenlemelere göre daha lehe sonuç doğurduğunda kuşku bulunmamakta ise de,
27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 30 uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz hâline dönüşmüştür. Bu durumda, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın, 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanunla eklenen Ek-6 ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da nazara alınması, yani bir hesaba başvurulması zorunlu olan her aşamada, gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden hesaplama yapılacak olan her miktar yönünden bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılmaması gerekmektedir. Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1 inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için cürümlerde beher günün 2-3 Milyon TL. ağır para cezasına çevrilmesinin ve müteakiben bu rakamların her yıl saptanan yeniden değerleme oranında artırılmasının öngörülmüş olduğu nazara alındığında, bu oranlar dikkate alınarak ve her hesaplama aşamasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar dikkate alınmadan yapılan hesaba göre, cürümlere ilişkin kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, 2004 yılı için beher gün karşılığı 11.00-17.00 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum, cezasının beher günü 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır.
Diğer yandan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürülmüş, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca beher günü 11.00 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher gün 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna kanuna aykırı olup, hükmün sanık aleyhine sonuç doğuran bu aykırılıklar nedeniyle bozulması gerekmiş, bu bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J madde ve fıkrası gereğince hükmün gecikme zammı ile ilgili bölümünün çıkarılmasına ve sanığın neticeten 1.100.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan dolayı tesis edilen mahkumiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve re'sen adli para cezasının belirlenmesinde yapılan hata yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünün gecikme zammı ile ilgili bölümünün çıkarılmasına ve para cezasının tayinine ilişkin satırının sanığın 1.100.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy