(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı (Kısa Dönem Er) Osman ÇOLAK hakkındaki Deniz Kuvvetleri K.lığı Askeri Mahkemesinin 26.09.2005 gün ve 2005/66-507 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 13 Şubat 2006 tarih ve 2006/870 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın, 01.12.2002-29.03.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnun 63/1-A (üç aydan sonra gelenler) cümlesi, TCKnun 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince sonuç olarak 900 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 45 YTL. lik eşit ve aylık taksitler halinde yirmi taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının bir defada sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından özetle; Rahatsız olduğu için özel doktora gittiği, ancak bu doktorun rapor verme yetkisi olmadığı için rapor alamadığı, Mahkemenin doktor ifadelerini kabul etmediği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; sanığın 2000/09 grup numarası ile Kasım 2001 celp döneminde sevke tabi olduğu, ancak sevkinin öğretmen belgesine istinaden Mart 2002 celbine ertelendiği, Nisan ve Ağustos 2002 celplerine rahatsızlığı nedeniyle katılmadığı, Aralık 2002 celbinde sevke olan sanığın, bu celp dönemi ile ilgili olarak TRTden yayınlanan duyurular gereği en geç 30.11.2002 (dahil) tarihine kadar askerlik şubesine başvurup askere sevkini yaptırması gerekirken gecikerek 29.03.2003 tarihinde kendiliğinden Cihanbeyli Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat edip ifadesini vererek bu durumunu sona erdirdiği, böylece 01.12.2002-29.03.2003 tarihleri arasında bakaya kaldığı anlaşılmıştır.
Sanık temyizinde özel doktora gittiğini, kendisine rapor veremediğini, doktorun ifadesinin Mahkemece kabul edilmediğini ileri sürmüş ise de; sanığın temyizinde belirttiği Dr. Yakup DUMANLInın sanık hakkında rapor tanzim etmediği, sanığın muayene tarihi olarak kesin bir tarih vermemesi dikkate alındığında bu tanığın soyut nitelikteki ifadelerine itibar etmek mümkün olmadığından, sanığın bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Askeri Mahkemece; mevcut delil durumuna göre, sanığın askerlik hizmetine tercih edilebilecek mazereti olmaksızın, geçerli tebligat niteliğindeki TRT duyuruları uyarınca, birlikte işleme tabi olduğu emsallerinin sevk işleminin tamamlandığı 30.11.2002 tarihi mesai bitimine kadar askerlik şubesine başvurmamak suretiyle oluşan bakaya suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekte ise de;
Hüküm tarihi itibariyle takdiri indirimin 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesi uygulanarak yapılması gerekirken, yürürlükten kalkmış 765 sayılı eski TCK'nın 59 uncu maddesi uygulanarak yapılması yasaya aykırı görülmüş olup, bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş, fakat bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, hükmün takdiri indirim bölümündeki Kanunun madde numarasının yanlış yazılmış olması yönünden BOZULMASINA,
Ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün bu bölümünün,
...Söz konusu cezadan 5237 sayılı Yeni TCK'nın 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak Üç Ay On Gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye kısmen uygun olarak, 22.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy