(1632 S. K. m. 47, 87, Ek m. 8) (765 S. K.m. 59) (353 S. K. m. 217)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Ter. Dz.Er Mustafa ALBAYRAK hakkında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 11.05.2005 gün ve 2005/687-248 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresinde temyizi nedeniyle, Askeri Yargıtay Başsavcılığının onama görüşünü içeren 13.02.2006 gün ve 2006/879 sayılı Tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından, usul yönünden temyiz edilmiş, tebliğnamede hükmün onanması yolunda görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; birlik içinde radyo, teyp, walkmen, fotoğraf makinesi, cep telefonu, çağrı cihazı ve elektronik/elektrikli cihaz sokmayacağım şeklinde düzenleme de içeren Dz.K.K.lığı Hizmet Bl.K.lığı erbaş ve erlerine ait emniyet ve kaza önleme talimatının (tek er için) sanığa, 15.07.2002 tarihinde tebliğ edildiği, emre aykırı davranışların cezai işleme tabi tutulacağının da emrin sonuna yazıldığı, bu emre rağmen sanığın şubat 2003 tarihinde kışlaya cep telefonu sokarak kullandığı ve 20.02.2003 tarihinde hizmet binası içerisinde bu cep telefonu ile fotoğraf çektirdiği tesbit edilmiştir.
Askeri Ceza Kanunun 87/1inci madde birinci cümlesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, amir tarafından verilmiş bir emrin bulunması, emrin konusunun hizmete ilişkin olması, bu hizmet emrinin suçun faili olan ast yönünden özelleştirilerek somut hale getirilmesi ve fail astın emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket ederek emri hiç yapmaması gerekmektedir. Dava konusu olayda amirin kışlada cep telefonu bulundurulması ve kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin emrinin emniyet, istihbarata karşı koyma, sabotaj ve saldırı, kazaları önleme, gizlilik, disiplin ve moral konuları esas alınmak suretiyle ve bu konularda doğabilecek zaaf ve tehlikeleri önlemek amacıyla düzenlenmiş bir hizmet emri olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Somut olayda sanığın kendisine tebliğ olunarak malum ve muayyen hale getirilmiş hizmet emrini hiç yapmayarak 4551 sayılı Kanunla değişik ASCKnın 87nci maddesinin 1inci fıkrasının birinci cümlesinde yazılı tanıma uygun fiili suç kastıyla hareket ederek yapmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit olup, Askeri Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen hapis cezasının takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, aynı eylem nedeniyle disiplin amiri tarafından verilen ve infaz edilen disiplin cezasının mahsubunda, usul ve uygulamada kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
İstinabe suretiyle tespit edilen sorgusunda vareste talebinde bulunup ayrıntılı savunmasını yapan bu nedenle yokluğunda hüküm kurulan sanığın gıyabında hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğuna yönelik temyizi kabule değer görülmemiştir
ASCKnın 47/A maddesi gereğince cezanın ertelenmesinin, 5329 sayılı kanunla değişik Ek-8 inci maddesi gereğince de kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmaması nedeniyle sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy