(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 45) (647 S. K. m. 4, 5)
Bakaya suçundan sanık P.Er Ahmet ATAŞ hakkında 48 nci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 18.05.2005 gün ve 2005/831-284 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.02.2006 tarih ve 2006/915 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün eksik soruşturma sebebi ile bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 03.01.2003-07.06.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler), TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 1.100.-YTLsi ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 647 S.K.nun 5 nci maddesi uyarınca birer aylık süreler halinde yirmi eşit taksit halinde ödettirilmesine, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık hakkında çıkarılan ve 29.11.2002 tarihinde abisine tebliğ edilen askere sevk için çağrı belgesine göre en geç 02.01.2003 tarihine kadar şubeye giderek sevkini sağlatması gerektiği halde yasal ve geçerli bir özrü olmaksızın gecikerek 07.06.2004 tarihinde başvurmakla, sanığın belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin; elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan ceza uygulaması yaparak ve takdiri indirim hükmünü de uygulayarak kurduğu mahkumiyet hükmünde, usul ve esas yönlerinden karar tarihi itibariyle herhangi bir aykırılık görülmemekle birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 inci maddesinde, suç karşılığında yaptırım olarak uygulanacak cezaların sadece hapis ve adli para cezası olarak öngörülmesi ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun ise 5275 sayılı CGTİHK ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle,647 sayılı Kanuna göre gecikme zammı uygulanmasının da mümkün bulunmaması karşısında hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yasal dayanağı bulunmayan gecikme zammının hükümden çıkarılarak, ağır para cezasının da adli para cezası şeklinde düzeltilerek, hükmün onanmasına karar verilmiştir.
1979 doğumlu olan sanığın 25.06.1999da Liseden mezunu olduğu, son yoklama çağrı pusulası tebliğ edilmediği için 09.02.2000 tarihinde yoklaması yapılarak hakkında cezasız askerlik kararı alındığı, bu tarihte emsallerinin silah altında olduğu ve Lise mezunu olması nedeniyle sevkinin ertelendiği, bu hususun sanık tarafından bilindiği, dolayısı ile askere sevki için yapılan tebligatın usulüne uygun ve geçerli olduğu, dosya içerisinde yer alan sevk belgesi, faks yazısı, İlçe İdare Kurulunun askerlik kararı, son yoklama belgesi ve Askeri Savcıya verdiği ifadeden(Dz.14, 29, 30, 41, 42) anlaşıldığı gibi bu konuda herhangi bir tartışma da söz konusu olmadığından, Lise mezunu olup olmadığının ve bu nedenle askerliği ertelenmiş ise bu hususun kendisine tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve re'sen, mahkumiyet hükmünün yasal dayanağı olmayan ağır para cezasına hükmedilmesi ve gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince bozulmasına,
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sanığın kabule değer bulunmayan sebepsiz temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE, 353 sayılı Kanunun 220 nci maddesi gereğince; mahkumiyet hükmünde yer alan gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak, ağır para cezası ibaresinin ise adli para cezası şeklinde düzeltilerek, diğer yönlerden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, taksitlendirmenin hükümde yazılı olduğu gibi uygulanmasına,
01.03.2006 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy