(1632 S. K. m. 66, 73) (765 S. K. m. 46, 47, 59) (5237 S. K. m. 32)
Firar suçundan sanık Hv.Svn.Er Okay YILDIZ hakkında 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 25.05.2005 gün ve 2005/488-255 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.02.2006 gün ve 2006/936 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 30.10.2004-08.12.2004 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 59 uncu maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; ailevi sorunları nedeniyle firar etmek zorunda kaldığı, savunmalarının dikkate alınmadığı, cezanın ertelenmesi gerektiği, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre;
Kıta Tabibince 20.09.2004 tarihinde muayene edilen ve anksiyete bozukluğu tanısı ile (20) gün istirahat verilen (Dz.1) sanığın, 21.09.2004 tarihinde (19) gün süre ile sıhhi izine gönderildiği (Dz.5), izninin bitiminde rahatsızlanması üzerine önce Çorlu Asker Hastanesine, ardından GATA/Haydarpaşa-Çamlıca Asker Hastanesine sevk edildiği (Dz.37, 41, 42), anılan Hastanenin Göğüs Hastalıkları Kliniğine 14.10.2004 tarihinde yatırılarak tedavisine başlanıldığı ve 28.10.2004 tarihinde sağlam olarak Kıtasına taburcu edildiği (Dz.43-48), MSBlığınca yayımlanan Yol Süre Çizelgesine (Dz.14) göre (2) gün yol süresi tanındığında en geç 30.10.2004 günü bitimine kadar Kıtasına katılması gerekirken, 08.12.2004 tarihinde altı haftalık süre dolmadan kendiliğinden katıldığı (Dz.3), anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, yargılama aşamasında adli gözlem altına aldırılan sanık hakkında düzenlenen Sağlık Kurulu Raporu ve Adli Rapora (Dz.58, 60) göre, askerliğe elverişli olduğu, TCKnın 46-47 nci maddelerinden yararlanamayacağı anlaşılmakla, 30.10.2004-08.12.2004 tarihleri arasında atılı suçu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dosya içerisinde yer alan Malatya Asker Hastanesinin 08.02.2005 tarih ve 160 no.lu Sağlık Kurulu Raporunun(Dz.49) içeriğinden, 08.05.2003-26.02.2004 tarihleri arasında işlediği iddia olunan izin tecavüzü suçu nedeniyle yargılandığı anlaşıldığı halde bu suçlama ile ilgili bilgi ve belgeler ile Kıta Anket Formu ve Danışmanlık Kartı getirtilmeden eksik bilgi ve belgeye dayalı gözlem sonucu düzenlenen raporlara dayanılarak sonuca gidilmesi isabetli olmadığı gibi 20.09.2004 tarihinde anksiyete bozukluğu tanısı ile 20 gün istirahat verilen ve bu nedenle sıhhi izine gönderilen sanığın, bu tarihten önce de 18.08.2004 ve 02.09.2004 tarihlerinde psikiyatri uzmanınca muayene edilerek önce depresif uyum bozukluğu daha sonra reaktif anksiyete tanısı konularak onbeşer gün istirahat almış olması(Dz.32-33) ve keza yargılandığı dava nedeniyle düzenlenen Adli Raporda (Dz.60), sanığın suç tarihlerinde uyum bozukluğu denilen bir ruhsal bozukluğunun olduğu şeklinde bir ibareye yer verilmesi karşısında, As. Yargıtay Daireler Kurulunun 02.02.2006 tarih ve 17-22 sayılı Kararında da açıklandığı üzere sanıkta saptanan bu rahatsızlığın, 5237 sayılı TCKnın 32 nci Maddesinde belirtildiği şekilde, işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalmaya yol açıp açmayacağının usulüne uygun biçimde belirlenmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında sanığa atılı suçun başlangıç tarihi 31.10.2004 olduğu halde 30.10.2004 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221 inci Maddesi gereğince EKSİK SORUŞTURMA sebebi ile BOZULMASINA,
01.03.2006 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy