(1632 S. K. m. 66, 73) (765 S. K. m. 47, 59, 75) (5237 S. K. m. 32) (AYDK 09.10.2003 T. 2003/87 E. 2003/78 K.)
İki ayrı izin tecavüzü suçundan sanık Ter. P.Er Ömer ULUGERGERLİ hakkında 12 nci Mknz.P.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 30.09.2004 gün ve 2004/49-487 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.02.2006 gün ve 2006/948 sayılı hükümlerin bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1. 28.06.2000-09.01.2001 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1-b, TCKnın 47 ve 59/2nci maddeleri uyarınca sonuç olarak üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. 26.08.2001-15.09.2001 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1-b,73, TCKnın 47 ve 59/2nci maddeleri uyarınca sonuç olarak bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı neviden hürriyeti bağlayıcı cezaların TCKnın 75 inci maddesi uyarınca toplanarak sonuç olarak beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın nezaret, yol, tutukluluk ve müşahede de geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
Bu hükümler sanık tarafından özetle; Suç tarihlerinde şuurunun yerinde olmadığını, akıl hastası olduğunu, 647 sayılı Yasanın lehine olan hükümlerinin uygulanmadığını, indirim sebeplerinin uygulanmadığını belirttiği bir dilekçeyle temyiz edilmiş, tebliğnamede her iki hükmün sanığın ruhsal durumunun 5237 sayılı Kanunun 32nci maddesi uyarınca tespiti ve lehe kanun hükümlerinin uygulanması bakımından mahkemesince araştırma ve değerlendirilme yapılması için bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın, Iğdır/Aralık 5 inci Hd.A. 2 nci Hd.Tb.1 inci Hd.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 13.06.2000 günü İstanbul iline 10 gün izne gönderildiği (Dz.50), Iğdır-İstanbul arası 2 gün gidiş 2 gün dönüş olmak üzere 4 gün de yol süresi tanınan sanığın izin ve yol süresi sonunda en geç 27.06.2000 günü saat 24.00e kadar Birliğine dönmesi gerekirken, izin sonunda dönmeyip 6 ay kadar izin tecavüzünde kaldıktan sonra 09.01.2001 tarihinde İstanbulda polis tarafından yakalandığı (Dz.34), nezarete alınan sanığın mevcutlu olarak sevk edildiği birliğine 17.01.2001 tarihinde teslim edildiği (Dz.44), birliğinde de nezarete alınan sanığın sevk edildiği askeri mahkemece 19.01.2001 tarihinde tutuklandığı (Dz.60),
Tutuklu olarak yargılanırken 30.04.2001 tarihinde tahliye edilen sanığın, birliğinde bir süre askerlik yaptıktan sonra bu defa 13.08.2001 tarihinde 12 gün izne gönderildiği(Dz.3), aynı yıl içinde kullandığı bir başka izinde yol süresi tanındığı için bu izinde yol süresi verilmediği, bu izinden 25.08.2001 günü sonuna kadar birliğine katılması gereken sanığın yine iznini tecavüz ettiği, bir süre izin tecavüzünde kaldıktan sonra 15.09.2001 günü kendiliğinden birliğine katıldığı (Dz.2) maddi vakıa olarak sübuta ermiştir.
Yargılama sırasında 09.06.2003-13.06.2003 tarihleri arasında Kasımpaşa Deniz Hastanesinde müşahede altına alınan sanık hakkında düzenlenen 13.06.2003 tarih ve 2069 sayılı raporla; geçirilmiş anksiyete bozukluğu, EEG anormalliği A/16 f-2, A/12 f-2 suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir, sanıkta mevcut olan geçirilmiş anksiyete bozukluğu tablosu içinde suç tarihlerinde şuur ve hareket serbestisinin yerinde olmadığı, dolayısıyla müsnet suçundan ötürü TCKnın 47 nci maddelerinden faydalanmasının uygun olacağını bildirir rapor düzenlenmiştir (Dz.200,212).
İzin tecavüzü suçu, izin süresinin geçerli bir mazeret olmaksızın altı günden fazla geçirilmesi halinde işlenen bir suç olup, izin süresinin haklı bir sebebe bağlı olarak geçirilmesi halinde suçun oluşmayacağı açıktır. Tedavi yada istirahatı gerektiren tıbbi rahatsızlıkların ruh veya beden hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın mazeret teşkil edebileceği yerleşik Askeri Yargıtay içtihatlarında benimsenmiştir.
Mazeret olarak ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine göre öncelik taşıyan, birliğe zamanında dönülmesini engelleyen veya engellemese bile önemli ölçüde güçleştiren nedenlere dayanması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir.
Bu nedenle, Askeri Mahkemece; suç tarihlerinde, cezai ehliyetini etkileyecek şekilde akıl ve ruh hastası olduğu adli raporlarla tespit edilen sanığın, haklı ve geçerli olan bu mazereti nedeniyle birliğine dönemediğinin ve dolayısıyla müsnet suçların mazeret unsuru yönünden oluşmadığının kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, 765 sayılı TCK nın 47nci maddesinde belirtilen akıl hastalığının cezada indirim nedeni olarak kabul edilmesi isabetsiz görülmüş ve Mahkumiyet hükümlerinin esastan bozulmasına karar verilmiştir. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun benzer olaylara ilişkin 9.10.2003 gün ve 2003/87-78, 12.2.2004 gün ve 2004/42-29 esas ve karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkumiyet hükümlerinin esastan ayrı ayrı BOZULMASINA,
Tebliğnameye sebepte farklı sonuçta uygun olarak, 01.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy