(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59)
Firar suçundan sanık Top. Er Metin ÇAKIL hakkında 5inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 03.08.2005 gün ve 2005/314-508 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından, süresi içinde sebepleri gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 16.02.2006 gün ve 2006/999 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmiş olmakla incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece; sanığın, 16.10.2003-19.01.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 59/2nci maddeleri uyarınca neticeten on ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından, özel sorunlarını çözmek için izin verilmediği gerekçesiyle süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın işlediği suçun temadisinin hangi tarihte sona erdiğinin tam olarak belirlenmesi gerektiği, sanığın Turgutlu Cezaevine ileri sürdüğü şekilde kendiliğinden müracaat edip etmediği araştırılmaksızın, kendiliğinden müracaat etmemiş ise, hangi tarihte, nerede ve nasıl yakalandığına dair yakalama tutanağı getirtilmeksizin karar verilmiş olmasının noksan soruşturma oluşturduğu, ayrıca, dizi 111de bulunan ve sanığın askerliğe elverişli olduğu kararını içeren Çorlu Asker Hastanesinin sağlık kurulu raporuna ilişkin olarak, psikiyatri uzmanının sağlık kuruluna katılması zorunlu olduğu halde kurulda yer almamasının da bozmayı gerektirdiği belirtilerek, hükmün bozulması gerektiğine dair görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; Askeri Mahkemece, 16.10.2003 tarihinde birliğini izinsiz olarak terk ettiği aynı gün yapılan akşam yoklamasında tespit edilen sanığın, 19.01.2004 tarihinde yakalandığı kabul edilerek, yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, öncelikle sanığın işlediği kabul edilen firar suçunun temadisinin sona erdiği tarihin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi zorunludur.
Sanığın 19.01.2004 tarihinde yakalandığı kabulüne dayanak teşkil eden yakalama tutanağının dosyada mevcut olmadığı ve Şirinyer/İZMİR Askeri Cezaevi Müdürlüğünün yazısında yer alan Turgutlu Sulh Ceza Mahkemesinin 19.01.2004 tarihli tutuklama müzekkeresi ile sanığın tutuklandığına dair yazıya dayanıldığı görülmektedir. Oysa sanık bu hususu doğrulamamakta, sorgu ve savunmalarında kendiliğinden teslim olduğunu beyan etmektedir. Dolayısıyla, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sanığın nerede, ne zaman ve ne şekilde (kendiliğinden/yakalanarak) ele geçirildiğine ilişkin tutanağın ilgili birimlerden temin edilerek dosyaya ithali gerekirken bu husus araştırılmaksızın karar verilmiş olması, noksan soruşturma olarak değerlendirilmiştir.
Öte yandan, müşahede altına alınan sanık hakkında Çorlu Asker Hastanesi Baştabipliğinin 20.60.2005 tarih ve 1036 No.lu sağlık kurulu raporuyla antisosyal kişilik örüntüsü tanısıyla suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir kararı verilmiştir. Her ne kadar, söz konusu raporun önyüzünde psikiyatri uzmanı tarafından yapılan muayene sonuçları yer almakta ve altında da imzası bulunmakta ise de, raporun arka yüzünde yer alan, kurula katılanların imzasını içeren kararda psikiyatri uzmanının bulunmadığı görülmektedir. MY 33-2 (A) TSK Personelinin Sağlık Muayeneleri Yönergesinin 3/c maddesinde, sağlık kurullarının sürekli üyeleri arasında psikiyatri uzmanı da öngörülmekte, ayrıca sağlık kuruluna hasta çıkaran geçici üyelerin de kurulda yer alacağı belirtilmektedir. Bu durumda, sanık hakkında usulüne uygun verilmiş bir sağlık kurulu raporundan söz etmek mümkün olmadığından, bu husus da noksan soruşturma olarak değerlendirilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 01.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy