(1632 S. K. m. 47, 66, Ek. m. 8) (5237 S. K. m. 32) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 217)
Müteaddit firar suçlarından sanık Top. Er Mustafa KIRIT hakkındaki 5inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 29.12.2004 tarih ve 2004/853-858 sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.02.2006 tarih ve 2006/1021 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
a) 27.08.2003-09.10.2003 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 59uncu maddeleri uyarınca sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) 07.03.2004-12.11.2004 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 59uncu maddeleri uyarınca sonuç olarak on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
Bu hükümler sanık tarafından hükümlerin yasaya aykırı olduğu, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilerek temyiz edildiği, tebliğnamede mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; Çorlu 105inci Top. A. 3üncü K/M Top. Tb.3üncü Bataryada askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 27.08.2003 günü Birliğini izinsiz terk ederek firar ettiği ve firarda iken İzmirde işlediği nitelikli hırsızlık ve dolandırıcılık suçundan dolayı yakalanıp 09.10.2003 günü tutuklanarak asker olduğunun anlaşılması üzerine Şirinyer Askeri Cezaevine kapatıldığı, tahliye edilmesi sonrası adamlı olarak 27.02.2004 günü Birliğine teslim edilen sanığın 07.03.2004 günü izinsiz Birliğini terk ederek firar ettiği ve bir süre sonra Denizlide şüphe üzerine 12.11.2004 günü polis tarafından yakalandığı ve bu suretle her iki firar eyleminde de altı günden fazla süre ile Birliğinden uzaklaştığı; dosyada mevcut elverişli delillerle ortaya çıkmış olup Mahkemece maddi vakıanın bu şekilde kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ceza ehliyetinin tam olduğu duruşmada dinlenen uzman bilirkişinin mütalaasıyla belirlenen sanığın, mazeret kabul etmeyen suçlardan olan iki ayrı firar suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup; Mahkemenin yerinde ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle suçların sübutunu kabul ve vasfını tayinde, asgari hadden ceza tayininde, usul ve uygulamada, sırf askeri suç niteliğinde olan firar suçundan dolayı gerek 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi ve gerekse 5329 sayılı Kanunla değişik ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezanın 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkansızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
Üye Hak. Alb. Metin META, 5237 sayılı TCKnın 32nci maddesiyle getirilen yeni hükümler nazara alınarak sanığın ceza ehliyetinin yeniden tespiti ve bu husustaki noksan soruşturmanın giderilmesi gerektiği görüşüyle onama kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 01.03.2006 tarihinde, Üye Hak. Alb. Metin METAnın muhalefeti nedeniyle oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy