(1632 S. K. m. 47, 85, 87, 91, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 50, 62) (647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 71) (353 S. K. m. 217)
Üste fiilen taarruz, üste hakaret ve emre itaatsizlikte ısrar suçlarından sanık P.Er İbrahim ERGÜN hakkında 3 üncü Mknz. P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 20.06.2005 gün ve 2005/622-242 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.02.2006 gün ve 2006/1042 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece, sanığın 25.10.2004 tarihinde;
1. Üste fiilen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 91/1 (az vahim hal cümlesi) ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 87/1 (ikinci cümlesi) ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Üste hakaret suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 85/1 (birinci cümlesi) ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan aynı türden hürriyeti bağlayıcı cezaların toplanarak neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hükümler sanık tarafından özetle; suçlamaları kabul etmediği, suçsuz olduğu sebepleriyle temyiz edilmiş, tebliğnamede mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın, 54 üncü Mknz. P.Tug. K.Yrd.3 üncü Mknz. P.Tb.1 inci Mknz.P.Bl.K.lığında askerlik hizmetini yaptığı sırada, 25.10.2004 günü P.Astsb. Çvş. Mehmet TOSUNun emir komutasında bölük olarak eğitim alanına hareket ettikleri, eğitim alanına vardıklarında Astsb. Mehmet TOSUNun bölüğe istirahat verdiği, istirahat sırasında sanığın kendisine bakan tanık Ali YILDIRM ile kavga etmeye başladığı, gürültüyü duyan Astsb. Mehmetin olay yerine giderek ayrılmalarını söylediği, Alinin ayrılmasına rağmen sanığın ayrılmayarak Aliye doğru hamle yaptığı bunun üzerine Astsb. Mehmetin sanığı önce ittiği durmaması üzerine tuttuğu, sanığında bu defa üstü durumunda bulunan Astsb. Mehmetin yakasından tutarak silkeleyip sen kim oluyorsun lan, Allah mı oldun? şeklinde sözler söylediği, bunun üzerine Astsb. Mehmetin olay yerine gelen tanık uzman çavuşlar Ahmet SİNEK ve Cemal SAYa emir vererek sanığı bölükten uzaklaştırmalarını söylediği, uzman çavuşların sanığı alarak uzaktaki bir ağacın arkasına götürdükleri,
Bölüğün eğitime başlaması emrini verdikten sonra sanığın yanına giden Astsb. Mehmetin, sanığın kılık kıyafetinin bozuk olması ve disiplinsiz davranışlarının devam etmesi nedeniyle sanığa kılık kıyafetini düzelt, benimle konuşurken esas duruşa geç şeklinde emir vermesi üzerine bu defa sanığın, kılık kıyafetini düzeltmeyip esas duruşa da geçmeden ne yapacaksanız yapın, vurun öldürün diye söyledikten sonra elindeki palaskasını ve şapkasını yere vurarak esas duruşa geçmediği, bunun üzerine Astsb. Mehmet TOSUNun Uzm.Çvş.Ahmet SİNEKe emir vererek sanığı bölük astsubayına götürmesini söylediği, Uzm.Çvş.un sanığı bölüğe götürdüğü esnada sanığın, Astsb. Mehmeti kastederek amına koyduğumun astsubayı bana bir şey yapamaz, bana ne yapacaksa yapsın şeklinde küfür ettiği şeklinde gelişen olaylar zinciri içerisinde sanığın üstü durumundaki Astsb. Mehmetin yakasına yapışıp silkelemek suretiyle üste fiilen taarruz, esas duruşa geçmesi konusundaki emre karşılık şapkasını ve palaskasını yere vurarak esas duruşa geçmemek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar ve bölüğe giderken sinkaflı kürür etmek suretiyle de üste hakaret suçunu işlediği tereddütsüz biçimde sübuta ermiş olup sanığın sübuta yönelik temyiz sebepleri kabule değer görülmemiştir.
Ceza sorumluluğunu etkileyen bir akıl hastalığının bulunmadığı yöntemine uygun olarak duruşmada dinlenen bilirkişi vasıtasıyla belirlenen ve bu suretle algılama ve irade yeteneğine haiz olan sanığın, üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar ve üste hakaret suçlarından; Askeri Mahkemece, yerinde ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle suçların sübutu kabul ve vasfı tayin edilerek, her üç suçtan da asgari hadden ceza tayin edilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sırf askeri suç niteliğinde olan üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar ve üste hakaret suçlarından dolayı gerek 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi ve gerekse 5329 sayılı Kanunla değişik ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezaların 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca ertelenmesinin kanuni imkânsızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında da bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin de reddi ile mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının karar tarihinde yürürlükten kalkan 765 sayılı TCKnın 71 inci maddesi uyarınca içtimaına karar verilmesi hatalı olmakla birlikte; bu hatanın infaz sırasında giderilebileceğine işaretle yetinilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 01.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy