(1632 S. K. m. 46, 47, 66, Ek. m. 8) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 251)
Firar suçundan sanık Terhisli Tank Er Ali LERMİOĞLU hakkındaki 2 nci Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 16.02.2005 tarih ve 2005/265-30 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 20 Şubat 2006 tarih ve 2006/1046 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 09.07.1998-02.07.2003 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, nezaret-yol ve müşahedede geçirdiği sürenin 353 sayılı Kanunun 251 ve CMUK. nun 74ncü maddeleri uyarınca mahkumiyetinden indirilmesine karar verilmiştir (Dz.161).
Sanık bu hükmü cezanın ertelenmesi ve paraya çevrilmesi talebi ile yasal süresi içinde temyiz etmiştir (Dz.170).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosya içeriğinden; sanığın 09.07.1998 günü birlik Komutanlığından izinsiz olarak ayrıldığı (Dz.46), firarda iken 03.12.1999-22.12.2000 tarihleri arasında Çankırı/Çerkeş Kapalı Cezaevinde hırsızlık suçundan dolayı daha önce verilen cezasının infaz edildiği, ancak asker olduğunun bilinmediği (Dz.65,67), tahliyeden sonra herhangi bir askeri makama teslim edilmeyen sanığın birliğine katılmadığı, 02.07.2003 günü Tekirdağ Askerlik Şubesine başvurduğu (Dz.38, 42), mevcutlu olarak birliğine sevkedildiği ve aynı gün 02.07.2003 tarihinde birliğine katıldığı (Dz.11) anlaşılmaktadır.
Birlik Komutanlığından izinsiz olarak uzaklaşan sanığın altı tam günden fazla bir süre geçmesine rağmen birliğine katılmaması eylemi, firar suçunu oluşturmaktadır.
Firar suçu mazeret kabul etmeyen nitelikte olduğu gibi, dosya dizi 142 ve 145de yer alan adli rapor ile sağlık raporunda sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, TCK'nın 46 ve 47nci maddelerinden yararlanamayacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle, Askeri Mahkeme tarafından haklı ve yerinde gerekçelere dayanarak kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, uygulama maddesi, temel cezanın tayini ve takdiri indirimin uygulanması yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış;
ASCK'nın Ek Madde 8 ve 47/A maddelerinin içerdiği yasal imkansızlık karşısında, hürriyeti bağlayıcı ceza para cezasına/seçenek yaptırıma çevrilemeyip ertelenemeyeceğinden, bu yöndeki temyiz nedeni kabule değer bulunmamıştır.
Firarda geçirilen sürenin uzunluğu karşısında, askeri mahkemece cezanın asgari hadden tayini isabetsiz ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından, bu hususun tenkidiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun kurulan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 01.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy