(765 S. K. m. 286, 288) (1632 S. K. m. 131)
Askerî mahkemece; her iki sanığın, 12.4.1999-26.4.2000 tarihleri arasında, yalan tanıklık yapmak suçunu işledikleri kabul edilerek, 765 sayılı TCK'nın 286/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 ve 6'ncı maddeleri uygulanıp, 228.150.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine karar verildiği,
Bu hükümlerin sanıklar müdafi tarafından, "Tanık Y.C.'nin dinlenilmesinden vazgeçilmesinin ve iddia makamının dayandığı belge konusunda bilirkişi dinlenilmemesinin usule aykırı olduğu, yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı, özel kastın gerçekleşmediği, müvekkillerinin yargılamaya konu tanıklıklarının hiçbir hukuk süjesi zararına sonuç doğurmadığı, beraat yerine mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin ve takdiri indirim oranı olarak 1/5 yerine 1/6 oranında daha az indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğu" belirtilerek, temyiz edildiği,
Tebliğnamede, sanık E.B. yönünden suçun 4616 sayılı Kanun kapsamında kalması ve kendisinin soruşturmaya uğrayacağını düşünerek, yalan tanıklıkta bulunması kuvvetle muhtemel olduğundan, lehe yasa niteliğindeki 5237 sayılı TCK'nın 273/a maddesinde yer alan cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren durumun mevcut olup olmadığının değerlendirilmemesi, diğer sanık H.E. hakkında belgelerle ortaya çıkan kuşkulu durum itibarıyla, delil yetersizliğinden beraatına karar verilmesi gerektiği belirtilerek, her iki sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Aynı hükümle, yüklenen yalan tanıklık suçundan dolayı Svl.Sa. Ücr. İşçi S.Z. hakkında tesis olunan beraat kararı, taraflarca temyiz edilmediğinden inceleme dışı tutulmuştur.
Taraflara sorularak tanık Y.C.'nin ifadesinin beklenmesinden vazgeçilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı gibi, bilirkişi mütalaası alınmasını gerektiren bir durum söz konusu olmadığından, sanıklar müdafiinin bu yöndeki temyiz nedenleri kabule değer görülmemiştir.
Esas yönünden yapılan incelemede;
Hükümlü Lv. Tek. Bçvş E.Ö.'nün 2'nci Kor. Ordu donatım IV. ademe K.'lığı emrinde 1997-1998 yıllarında levazım malzeme onarım bölüm amiri olarak görev yaparken, vazifesi nedeniyle sorumluluğu tında bulunan malzemeler arasında yer alan, saç levha ve metalden emrinde çalışan işçilere bir raf yaptırıp boyahanede boyatarak evine götürdüğü, HEK' e ayrılmış malzemeler arasından bir altlık kestirip, indeki çamaşır makinesi ölçülerine getirtip evine götürdüğü, krom saç kullanılarak ve HEK malzemelerden çıkartılan elyaflarla, kendi özel aracı in komple eksoz yaptırıp bunu birlik dışında aracına monte ettirerek kullandığı, saç metal ve levhalardan kendisine mangal, şiş, saç sehpa ve cuk salıncağı yaptırıp evine götürdüğü, Astsubay Orduevi tarafından onarıma gönderilen buzdolaplarının tamiri için Orduevi Müdürlüğünce tın alınıp, levazım bölümüne teslim edilen bir tabaka MDF suntasından (90x90 cm) ebadında iki parça kestirip, evine götürüp çocuklarına ait ranza altlığı olarak kullandığı ve bu suretle, müteselsilen zimmet suçunu işlediği iddiasıyla, 25.5.1999 tarihinde açılan kamu davası sonunda, 2'nci Kor. K.'lığı Askerî Mahkemesinin 25.4.2001 tarih ve 2001/106-376 Esas ve Karar sayılı hükmü ile, ASCK'nın 131'inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü tesis edildiği ve krom saç kullanılarak komple eksoz yaptırılması isnadı ile ilgili olarak, tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan Svl.Sa.Ücr.İşçi E.B. hakkında yalan tanıklık yapmak suçunu işlediğinden bahisle, suç duyurusunda bulunulduğu, hükümlü E.O.'nün temyiz başvurusunu inceleyen Askerî Yargıtay 1'inci Dairesinin 9.1.2002 tarih ve 2002/19-17 sayılı ilamıyla, hükümlünün krom saç kullandırarak komple eksoz yaptırıp, bunu özel aracında kullanması isnadını da kapsayan maddî olayın, dosyadaki delillere göre sabit kabul edilmesinin isabetli olduğu belirtilerek, müteselsilen zimmet suçundan dolayı tesis olunan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verildiği,
Açıklanan bu dava ile ilgili soruşturma sırasında, ifadelerine başvurulan tanıklardan Lv.Tkns.Üçvş. İ.H.P.'nin hükümlü E.O.'nün IV. kademede özel aracı için eksoz yaptırdığını belirtmesi üzerine, askerî savcı tarafından ifadelerine başvurulan tüm tanıklara, diğer isnatlarla birlikte eksoz yaptırma eylemi hakkında da soru yöneltildiği, hükümlü E.O.'nün "Ağustos 1998'de 95'inci Zh. Tugaya ait seyyar çamaşır makinesi jeneratör grubunun arızası nedeniyle üst kademeye tahliye edildiğini, bu jeneratörün eksozunun yetkileri dahilinde olduğundan, kendi kademelerinde yapılıp eksozun üniteye takıldığını, başkaca eksoz işi yapılmadığını" beyan edip yargılama sonuna kadar bu yönde savunma yaptığı,
Sanık E.B.'nin 13.4.1999 tarihinde askerî savcı tarafından tespit olunan yeminli ifadesinde, "Atölyeler arası iş siparişlerini hazırlamakla görevli olduğunu, kademede 95'inci Zh. Tugay için bir eksoz yapıldığını hatırladığını, E.O.'nün kendisi için eksoz yaptırttığını duymadığını ve görmediğini, Üçvş. İ.H.P. ile E.O.'nün yaptırdığı eksoz konusunu görüşmediğini" beyan ettiği; 23.6.1999 tarihinde duruşmada tespit olunan yeminli ifadesinde, "3 yıldır Bçvş. E.O.'nün maiyetinde çalıştığını, hazırlık ifadesinin doğru olduğunu, iddianamede sözü edilen eksozun 95'inci Zh. Tugayın çamaşır ünitesi için bir parça olarak yapıldığını" belirttiği; yemini tahtında 8.3.2000 tarihinde duruşmada yalancı tanıklığın suç teşkil ettiği hatırlatılarak, tekrar tespit olunan ifadesinde. "95'inci Zh. Tugaya ait çamaşır yıkama ünitesi için işçi S.A. tarafından bir eksoz yapıldığını, Bçvş. E.Ö. tarafından eksoz yapılacağı söylendiği için, sipariş kayıt defterine bu hususta not düştüğünü, sipariş defterinin 100'üncü sayfasındaki 'bir adet eksoz yapılacak' ibaresinin 15.8.1999-12.9.1999 tarihlerinde kullandığı izinden döndüğünde, E.Ö.'nün talimatıyla kendisi tarafından yazıldığını, normalde yapılacak işlerin sipariş defterine değil, sipariş formuna yazılması gerektiğini, dava konusu jeneratör ünitesini izin dönüşü kademedeki araç parkında gördüğünü, eksozun çamaşır yıkama ünitesine takılıp takılmadığını bilmediğini" söylediği,
95inci Zh. Tugay Lv. Bölüğünde görevli sanık Lv.Kd.Çvş. H.E.'nin hazırlık aşamasında beyanı olmayıp, 26.4.2000 tarihinde duruşmada yalancı tanıklığın suç teşkil ettiği hatırlatılarak saptanan yeminli ifadesinde, "95'inci Zh. Tugaya ait seyyar çamaşır yıkama ünitesinin jeneratörü arızalanınca, sipariş açılarak IV. Kademeye sevk edildiğini, römorka monte jeneratörü bir aracın arkasına bağlatarak Malkara'dan Gelibolu'ya getirip, gerekli kayıt işlemlerinden sonra Lv. Atölyesine teslim ettiğini, arızalı malzemeyi araçtan ayırıp atölye önüne bırakarak birliğine döndüğünü, tahminen 2-3 hafta geçince Şemih Bçvş. tarafından telefon edilerek, malzemenin onaylamayacağı, Niğde'deki üst kademeye sevk karan verildiğini ve malzemeyi gelip teslim almalarını söylediğini, Gelibolu'ya gidip malzemeyi Bçvş. E.Ö.'den teslim alarak, birliğine geri getirdiğini ve sorumlusu olan görevliye teslim ettiğini, gerek fabrikaya teslim ederken, gerekse teslim aldıktan sonra arızalı jeneratör ünitesine hiç bakmadığını, jeneratörü kademeye teslim ettiği gün tekrar geri götürmediğini" beyan ettiği, anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu eksozu imal eden tanık işçi S.A.'nın tüm aşamalardaki beyanlarında, bu eksozu Bçvş. E.Ö.'nün arabası için yaptıklarının ve adı geçenin bunu özel aracına taktırdığını söylediği, tanık Astsubay Ş.E.'nün kademede jeneratör için eksoz yapılmadığını ve eksozu Bçvş. E.Ö.'nün arabasına takılı olarak gördüğünü ifade ettiği, tanık Astsubaylar B.H. ve İ.H.P.'nin eksozu Bçvş. E.Ö.'nün arabasına takılı olarak gördüklerini ve soruşturma başlayınca eksozun çıkartıldığını beyan etmeleri karşısında, sanık E.B.'nin, bu eksozun 95'inci Zh. Tugaya ait çamaşır yıkama ünitesi için yapıldığı ve Bçvş. E.Ö.'nün kendi aracı için kademede bu tür bir eksoz yaptırdığına şahit olmadığı yönündeki beyanlarının doğru olmadığı, Ord. IV. Kademe K.'lığınca jeneratör ünitesine ilişkin olarak gönderilen bilgi giriş düzeltme menüsünde, teslim tarihi olarak 26.8.1998 tarihininyazılı olduğu, gerek Ord. IV. Kademe K.'lığının cevap yazısı, gerekse huzurda tanık olarak dinlenilen Mu. Kont. Böl. Amirinin yeminli ifadesine göre, bilgi giriş düzeltme menüsünde geçen teslim tarihinin, onarımın bittiği ve malzemenin birliğine teslim edildiği tarihî gösterdiği, ayrıca Ord. IV. Kademe K.'lığı kayıtlarında sözü edilen jeneratör ünitesine herhangi bir onarım yapıldığına, malzeme tüketildiğine ve işçi çalıştırıldığına dair kaydın bulunmadığı, Mu. Kont. Böl. Amirinin yeminli ifadesine göre, onarım için gelen malzeme teslim alınmışsa, mutlaka sipariş formunun arkasına ilgili atölye amiri tarafından malzemenin teslim alındığına dair imza atılması, yine onarım sonrası IV. Kademeden malzeme çıkartılırken kapı çıkış kağıdı düzenlenmesi gerektiği hâlde, buna dair kayıtlara rastlanmadığı, bu duruma göre jeneratör ünitesinin 26.8.1998 tarihinde IV. Kademeye geldikten sonra, hiçbir onarım yapılmadan üst kademeye tahliye denmesini müteakip, aynı gün Birlik K.'lığına iade edildiği, dolayısıyla sanık E.B.'nin 'izin dönüşü jeneratör ünitesini kademede araç parkında gördüğüne' dair beyanlarının ve keza Lv.Kd.Çvş. H.E.'nin 'jeneratör ünitesini getirip IV. Kademeye teslim ettiğine ve 2-3 hafta sonra gelip Bçvş. E.Ö.'den fiilen teslim aldığına' ilişkin beyanının yalan olduğu kabul edilerek, her iki sanık hakkında yalan tanıklık suçundan dolayı yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
Hükümlü Bçvş. E.Ö.'nün krom saç kullandırarak komple eksoz yaptırıp, bunu özel aracında kullanması olgusu kesin hükmün konusu olmakla birlikte, yalan tanıklık davasında maddî sorunun fiil kısmıyla ilgili olarak kesin hükme maddî açıdan bağlayıcılık etkisi tanınmayacağı nazara alındığında, mahkemece dava konusuna ilişkin olarak yeniden değerlendirme yapılıp, hükümlü E.Ö.'nün kendisine özel aracı için eksoz yaptırdığının ve soruşturma başlayınca bunu aracından çıkarttığının kabulünde isabet bulunmakta; bu maddî olgu eksozu imal eden işçi S.A.'nın beyanlarından ve eksozu özel araca takılı olarak gören tanıklar Ş.E., B.H. ve İ.H.P.'nin anlatımlarından, kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlaşılmaktadır. Öte yandan, 26.8.1998 tarihinde IV. Kademeye onarım için getirilen 95'inci Zh. Tugaya ait Syy. çamaşır makinesi jeneratör ünitesi üzerinde herhangi bir onarım işlemi yapılmadığı ve bu üniteye eksoz takılmadığı hususu, eksoz ustası işçi S.A. ile Üçvş. İ.H.P.'nin beyanlarından, herhangi bir onarım için malzeme sarf edilmediğini gösterir iş emri belgesi ve maliyet raporundan, sipariş belgesine bağlı olarak malzeme sarfına ilişkin operasyon belgesi düzenlenmemesinden,
Ord. IV. Kademe K.'lığının onarım yapılmadığına ilişkin yazısından ve jeneratör ünitesinin sorumlusu olan 95'inci Zh.Tugay Çamaşır Bakım Ks. Komutanı Lv.Astsb.Çvş. T.O.'nun jeneratör ünitesinin arızalı olarak geri I geldiğine ve eksozunun değişmemiş olduğuna ilişkin anlatımından açıkça anlaşılmaktadır.
Ancak, mahkemece, bilgi giriş ve düzeltme menusu adı verilen bilgisayar çıktısındaki teslim tarihinin 26.8.1998 olarak belirtilmesi, sipariş belgesi üzerine ilgili atölye amiri tarafından jeneratör ünitesinin teslim alındığına dair imza atılmamış olması, 23.9.1998 tarihli araç ve gereç kapı çıkış pusulasında jeneratör ünitesinin yer almaması ve Mu. Kont. Böl. Amirinin duruşmadaki açıklamaları nazara alınarak, dava konusu jeneratör ünitesinin sanık H.E. tarafından IV. Kademeye getirildiği 26.8.1998 günü üzerinde hiçbir işlem yapılmayarak, üst kademeye tahliye raporu verilip, aynı gün sanığa teslim edildiği kabul edilmek suretiyle, adı geçenin malzemeyi 2-3 hafta sonra teslim aldığına ilişkin anlatımının yalan olduğuna ve keza diğer sanık E.B.'nin, jeneratörü izinden döndüğü 12.9.1998 tarihinden sonra araç park yerinde gördüğüne dair beyanının, gerçeğe aykırı olduğuna karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Çünkü, üst kademeye tahliye raporunun 14.9.1998 tarihini taşıması, sipariş kayıt defteri ve Ord. IV. Kademe K.'lığının yazısında sipariş bitiş tarihinin 21.9.1998 ve sanık H.E.'ye teslim tarihinin 23.9.1998 olarak belirtilmesi, istatistiki bilgi için tutulan imzasız bilgi giriş ve düzeltme menüsü adlı belgede, teslim tarihinin 26.8.1998 olarak belirtilmesine karşın, sipariş kapanış tarihinin 17.9.1998 olarak belirtilmesi, 26.8.1998 tarihine ilişkin olarak jeneratör ünitesinin IV. Kademe nizamiyesinden çıkışına dair kapı çıkış pusulasının bulunmayışı, jeneratör ünitesini IV. Kademeye getirip götüren araç şoförlerinin olayı hatırlayamamaları, 26.8.1998 ve 23.9.1998 tarihlerine ilişkin olarak 95'inci Zh.Tugay nizamiye araç kayıtlarının bulunamayışı, jeneratör sorumlusu Lv.Astsb.Çvş. T.O.'nun, ünitenin aynı gün geri gelip gelmediğini hatırlayamaması, Bçvş. Ş.K.'nın kendisine gösterilen bilgi giriş ve düzeltme menüsü belgesine göre, jeneratörün 17.9.1998'de birliğine teslim edildiğine ilişkin beyanı nazara alındığında, jeneratör ünitesinin 22.8.1998 günü onarım için getirildiğinde, aynı gün sanık H.E.'ye teslim edildiğine dair mahkemenin kabulünü kuşkulu kılmaktadır.
Bu nedenle, sanık H.E.'nin jeneratörü 2-3 hafta sonra gelip teslim aldığına ve diğer sanık E.B.'nin jeneratörü 12.9.1998 tarihinden sonra, IV. Kademenin araç park yerinde gördüğüne dair beyanlarının yalan olduğu hususu, her türlü şüpheden uzak delillerle açıklıkla ortaya konamadığından, sanık H.E. hakkında delil yetersizliğinden dolayı beraat kararı verilmesi gerekirken, aksi kanaatle tesis olunan mahkûmiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, sanık E.B.'ye yüklenen yalan tanıklık eylemi, aynı davaya ilişkin olarak, 13.4.1999, 23.6.1999 ve 8.3.2000 tarihlerinde gerçekleştiğinden, icra hareketlerinin müteaddit tarihlerde gerçekleşmesine karşın, fiilin tek suç olarak 8.3.2000 tarihinde tamamlandığının kabulü gerektiğinden, bu durumda fiil 4758 sayılı Kanunla değişik 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamına girmemektedir.
Sanık E.B.'nin görev yaptığı levazım malzeme onarım bölümünde 95'inci Zh. Tugay jeneratör ünitesi için eksoz yapılmadığını bildiği halde, yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili askerî savcı huzurunda ve askerî mahkeme önünde yalan beyanda bulunarak, yüklenen yalan tanıklık suçunun maddî unsurunu gerçekleştirdiğinde kuşku bulunmamakla birlikte, eksoz yaptırılması olayını ifadesiyle ortaya koyan tanık Üçvş. İ.H.P.'nin askerî savcılık ve mahkeme huzurundaki ifadelerinde "İşçi E.B. tarafından hükümlü E.O.'nün özel aracına kademede eksoz yaptırdığını, bu yüzden başlarının belaya gireceğinden korktuğunu ifade ettiğini" beyan etmesi ve sanık E.B.'nin hükümlü E.O.'nün talimatıyla, sipariş defterine "bir adet eksoz yapılacak" şeklinde yazı yazmak zorunda kalması durumu nazara alındığında, sanık E.B.'nin soruşturmaya maruz kalmasının muhtemel olması nedeniyle, kendini koruma içgüdüsüyle yalan söylediği ve bu durumun 765 sayılı TCK'nın 288/1inci maddesinde cezasızlığı gerektiren ve hukuka aykırılığı kaldıran özel bir sebep olarak belirtildiği anlaşıldığından, sanık hakkında şahsî cezasızlık sebebinin varlığı nedeniyle, ceza verilmesine yer olmadığı karan verilmesi gerekirken, aksi kanaatle tesis olunan mahkûmiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy