(1632 S. K. m. 47, 63) (5237 S. K. m. 62) (5252 S. K. m. 5) (647 S. K. m. 4, 5) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 220)
Bakaya suçundan sanık Terhisli Top.Onb.Mehmet ATAMAN hakkındaki K.T.B.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 25.10.2005 tarih ve 2005/95-618 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 21 Şubat 2006 tarih ve 2006/1070 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 11.04.2002 - 11.12.2002 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), TCKnın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5252 sayılı Kanunun 5 inci maddeleri gereğince 600 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına, yasal imkânsızlık nedeniyle ertelemeye yer olmadığına, cezanın 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince taksitlendirilerek aylık 25 YTL. olacak şekilde 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının defaten tahsiline karar verilmiştir (Dz.97).
Sanık kasten suç işlemediğini, cezanın tecilinin gerektiğini belirterek temyize gelmiştir (Dz.103). Geç iltihak suretiyle bakaya suçuna ait beraet hükmü taraflarca temyiz edilmediğinden inceleme dışıdır.
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık adına çıkarılan celp çağrı pusulasının 23.02.2002 tarihinde ağabeyine tebliğ edildiği ve 08.04.2002 tarihinde şubeye gelerek sevkini yaptırmasının istendiği, emsallerinin 2 nci grup olarak 08-10.04.2002 tarihleri arasında sevkedildikleri, bu tarihler arasında şubeye başvurarak sevkini yaptırması gereken sanığın bu gereği yerine getirmediği, 11.12.2002 tarihinde şubeye başvurarak sevkini yaptırdığı, böylece 11.04.2002 - 11.12.2002 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sanığın Dz.5, 72, 95deki savunmalarına, gerekçeli hükümde belirtilen sebeplerle itibar edilmemesi yerindedir (Dz.98). ASCK'nın 47/A maddesi gereğince erteleme mümkün olmayıp, sübuta dair temyiz nedeni de soyut nitelikte ve mesnetsiz bulunmuştur.
Verilen mahkûmiyet hükmünde usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden yasaya aykırılık bulunmamakta ise de, takdiri indirime ilişkin olarak, 01.06.2005 tarihi itibariyle yürürlükten kalkan 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin hükmün verildiği 25.10.2005 tarihinde uygulanması yasaya aykırı bulunmuş, bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozulmuş, ancak bozma nedenine göre yeniden yargılama gerekmediğinden hükmün 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz sebeplerinin kabule değer olmaması nedeniyle 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın temyizine atfen ve re'sen hüküm tarihinde yürürlükte olmayan 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin uygulanması sebebiyle hükmün uygulama yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden yargılama gerekmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünde takdiri indirime ilişkin bölümün .... 5237 sayılı Yeni TCK'nın 62 nci maddesi gereğince cezasının 1/6 oranında indirilerek üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına... şeklinde gösterilerek hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
Sonuçta tebliğnameye uygun olarak 01.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy