(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Tank Er Mustafa ERİKOĞLU hakkındaki 5 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 08.09.2005 tarih ve 2005/1347-578 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine Başsavcılığın 27 Aralık 2005 tarih ve 2005/5628 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 20.07.2005 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCKnın 87/1inci maddesinin 1inci cümlesi ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddesi uyarınca sonuç olarak yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir (Dz.24).
Sanık, olayda kastının ve kusurunun olmadığını ileri sürerek, hükmü süresinde temyiz etmiştir (Dz.30).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
3 üncü Zh.Tug.2 nci Tnk.Tb.Komutanlığı emrinde görevli olan sanığa kışla içerisinde cep telefonu bulundurmanın yasak olduğu yönündeki hizmete müteallik emrin tebliğ edildiği, sanığın da savunmasında bu yasaktan haberdar olduğunu beyan ettiği, bu emre rağmen 20.07.2005 tarihinde yapılan kontrolde sanığa ait bir adet Motorola cep telefonunun bulunduğunun tespit edildiği, böylelikle sanığın hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan emrin hilafına hareket ederek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Sanığın işlemiş bulunduğu suçtan haklı ve inandırıcı gerekçelerle Yasanın öngördüğü cezanın alt sınırın esas alınarak cezalandırılması, gerekli takdiri indirimin yapılması, verilen cezanın paraya çevrilmeyip, ertelenmemesi suretiyle yasaya uygun olarak kurulan hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden Kanuna aykırı bir durum mevcut olmadığından onanmasına karar verilmiştir.
Üye Hakim Albay Dr. M. Ali UZUN; müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle karara muhalif kalmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Yasanın 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden Yasaya uygun olduğu görülen mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 18.01.2006 tarihinde, Üye Hakim Albay Dr. M. Ali UZUNun muhalefetiyle ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İrdelenmesi gereken husus sanığa tebliğ edilen cep telefonu ile ilgili emrin hizmete ilişkin bir emir olup olmadığı, anılan emrin gereğini yerine getirmeyen sanığın eyleminin Emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verip vermeyeceğidir.
ASCK'nın 87 nci maddesinde belirtilen suçun oluşumu için diğer unsurların yanında emrin hizmete ilişkin olması zorunluluğu bulunmaktadır.
ASCK'nın 12 nci maddesi Hizmetin tarifi başlığını taşımakta olup, bu maddeye göre Hizmet; gerek malum ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması halidir. şeklinde tanımlanmıştır.
Yine 211 sayılı İç Hizmet Kanununun 6 ncı maddesinde Hizmetin tanımı yapılmıştır. Bu maddeye göre Hizmet; Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir.
Aynı Kanunun 7 nci maddesinde de Vazife; hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve men ettiği şeyi yapmamaktır. Biçiminde tanımlanmıştır.
Buraya kadar yapılan tanımların ışığı altında ASCK'nın uygulanması yönünden amaçlanan hizmet kavramını; kanunlarda ve nizamlarda yapılması veya yapılmaması açıkça gösterilmiş olan hükümlerle; kanunlarda ve nizamlarda yapılması veya yapılmaması yetkili amirlerin takdirine bırakılan ahvalde, amirlerin bu takdirlerine dayanarak yapılmasını veya yapılmamasını istediği hususlar şeklinde tanımlamak mümkün olacaktır.
(As. Yrg. Drl. Krl.25.1.1996 gün ve 1996/13 E, 1996/11 K)
Amirin, konusu suç teşkil etmeyen ve diğer düzenlemelerde yer almayan konularda düzenleme yaparak, emir vermesine hukuki engel bulunmamaktadır. Bu tür emirlere riayet edilmesinde kuşkusuz zorunluluk vardır. Ancak bu tür emirlerin, Emre İtaatsizlikte Israr suçuna konu olabilmesi için verilen emrin hizmete ilişkin olması gerekir.
Bu niteliği bulunmayan emirler idari ve disipline ilişkin emirler mahiyetinde olup, bunlara uyulmamasının yaptırımı da kendisini disiplin cezası şeklinde göstermekte, yani disiplinsiz bir eylem kesinlikle yaptırımsız kalmamaktadır.
Dava konusu olayda verilen emir, cep telefonu kullanılmayacaktır şeklindedir. Emrin içeriğinden belli bir hizmet amacı güdülmediği görülmektedir. Örneğin nöbet sırasında, araç kullanırken, eğitim sırasında ya da verilmiş bir görevin yapılması sırasında cep telefonu kullanılmayacaktır şeklinde değildir. Kuşkusuz emir bu amaca yönelik olsaydı, bu durumda amirin, hizmetin aksamaması, gereği gibi yapılmasını sağlama için böyle bir emir verdiği, bu emrinde hizmete ilişkin olduğunu söyleme imkanı olur idi. Amirin verdiği emir bir askeri hizmete yönelik olmayıp da, kışla içerisinde disiplinin sağlanması, birlik ve beraberliğin korunması amacına yönelik ise, amirin yasakladığı bu tür araçları (cep telefonu v.s) gerektiğinde zorla toplatma, bulunduran ve/veya kullananları disiplin cezası ile cezalandırma yetkisi bulunmaktadır.
Verilen emirlerin hizmete ilişkin olup olmaması konusunda bir ayırım yapılmadan Birlik Komutanlığınca toplu bir şekilde belirlenerek, erlere tebliğ edilen tüm emirlerin Emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu yapılması halinde, bu tür emirleri sınırlama olanağı bulunmayacak, disiplin amiri tarafından bir disiplin cezası ile cezalandırılabilecek ve zamanında verilmesi nedeniyle diğer erlere örnek olacak kimi olayların Emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu yapılması; eylemle-ceza arasında dengesizliğe, yaptırımın gecikmesine, suç dosyası hazırlanması nedeniyle idarenin, yargılamalar nedeniyle Askeri Yargının gereksiz yere iş hacminin artmasına yol açacak emrin verilmesindeki gaye dışına çıkılmış olacaktır.
Nitekim Gölet bölgesine gidilmeyeceğine ilişkin emre rağmen gölet bölgesine gitmesi nedeniyle hakkında Emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün temyiz
incelemesi nedeniyle verilen As.Yrg.1 inci D.nin 23.6.2004 gün ve 2004/709-706 sayılı bozma ilamında; gölet bölgesine gitmeyeceğim ve gölete girmeyeceğim şeklindeki emrin de içinde bulunduğu talimat içerisinde, ıslak elle priz ve elektrik düğmelerine dokunmayacağım, terli su içmeyeceğim, reçetesiz ilaç kullanmayacağım, hamamda arkadaşlarımla şaka yapmayacağım gibi askeri personelin can güvenliğini korumaya yönelik genel nitelikteki tedbirlere uymamanın emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut vermeyeceği hükme bağlanmıştır.
Belirtilen nedenle, verilen emrin askeri hizmete ilişkin olup olmadığının belirlenerek askeri hizmete ilişkin olmayan ancak disiplini sağlamaya yönelik emirlere riayetsizlik halinde disiplin cezası şeklindeki yaptırımın uygulanması, her disipline aykırı eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu yapılmamasında zorunluluk bulunmaktadır.
Diğer yandan cep telefonu kullanımının belirli statüde bulunanlar yönünden serbest bırakılması, günümüzün gerektirdiği haberleşme ihtiyaçları nedenleri ile giderek kişiler ve yerler yönünden alanının genişletilmesi, bazı birliklerde cep telefonu bulundurma ve kullanmanın ceza davasına konu yapılır iken, bazı birliklerde disiplin cezası ile cezalandırma yönüne gidilmesi cezaların genelliği ve eşitlik ilkelerine de uygun düşmemektedir.
Belirtilen nedenlerle sanığın eyleminin disiplin tecavüzü teşkil ettiği, yaptırımının disiplin cezası olduğu, emrin askeri hizmete ilişkin olmaması nedeniyle Emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığı görüşü ile sayın çoğunluk görüşüne katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy