(1632 S. K. m. 66, 73) (353 S. K. m. 162, 177, 178, 179, 180) (5271 S. K. m. 232) (AYDK. 24.04.2003 T. 2003/45 E. 2003/44 K.) (YCGK. 02.03.2004 T. 2004/5-29 E. 2004/63 K.)
İzin tecavüzü suçundan sanık Ord. Er Erdal KAYA hakkındaki 5 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.05.2005 tarihli ve 2005/1019-319 sayılı mahkumiyet hükmü, sanık tarafından süresinde temyiz edilmiş olduğundan; Askeri Yargıtay Başsavcılığının, hükmün bozulması görüşünü içeren, 21 Şubat 2006 tarihli ve 2006/1097 sayılı Tebliğnamesi ekinde gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın 15.03.2005-28.03.2005 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek; ASCK'nın 66/1-b,73 ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca, beş ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından; sebep gösterilmeksizin ve süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükmün usul yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yargılama işlemlerinin belgelenmesi amacıyla düzenlenen ve yargılamanın yasa kurallarına uygun cereyan edip etmediği konusunda yegane kanıt olan duruşma tutanaklarının şekli ve neleri içermesi gerektiği, 353 sayılı Kanunun 177 ve 178 inci maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır.
353 sayılı Kanunun Duruşma tutanağı ve kapsayacağı hususlar başlıklı 177 nci maddesi, duruşma için bir tutanak düzenleneceği, bu tutanağın duruşmayı yöneten askeri hakim ile tutanak katibi tarafından, duruşmayı yöneten askeri hakimin engeli varsa kuruldaki diğer askeri hakim tarafından imzalanacağı, çok sanıklı davalarda duruşma safahatının mahkemenin uygun ve lüzum göreceği teknik araçlarla tespit olunabileceği, sonradan düzenlenecek duruşma tutanaklarından birer suretin önceden isteyen sanık ve müdafie verileceği;
Duruşma tutanağının:
1. Duruşmanın yapıldığı yeri ve tarihini,
2. Askeri mahkeme kurulunun, askeri savcının, tutanak katibinin ve varsa tercümanın ad ve soyadlarını,
3. İddianamede nitelendirildiği gibi suçun ne olduğunu,
4. Sanıkların, müdafilerin, davacıların ve davaya katılanların, vekillerinin ve kanuni mümessillerinin ad ve soyadlarını,
5. Duruşmanın açık mı veya gerekçesinin beyanı ile kapalı mı yapıldığını,
Kapsayacağı hükmünü içermektedir.
Aynı Kanunun 178 inci maddesinde duruşma tutanağında ayrıca, duruşmanın nasıl cereyan ettiğinin, esaslı merasime uyulup uyulmadığının, duruşmada okunan belgelerin, ileri sürülen iddia ve savunmaların özetlerinin, verilen kararlar ve hüküm fıkrasının yer alacağı belirtilmiş, 179 uncu maddesinde de; duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni kurallara uyulup uyulmadığının ancak tutanakla ispat olunabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Hüküm fıkrası başlığını taşıyan 180 inci maddede; Hükmün gerekçesi tamamıyla tutanağa yazılmamış ise tefhimden itibaren yedi gün içinde yazılarak dava dosyasına konulur.
Hüküm ve kararlar buna katılan askeri mahkeme kuruluna dahil olanlar tarafından imza edilir. Hükmün aslının yazılmasında askeri mahkeme kuruluna dahil olanlardan biri imza edemeyecek durumda ise engelin sebebi duruşma hakimi veya diğer askeri hakim üye tarafından hükmün altına yazılır.
Hüküm fıkrasında; 162 nci maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin ve verilen cezanın nevi ile süresi ve miktarının, kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığının, oturumun tarihinin ve bu oturumda bulunan askeri mahkeme kuruluna dahil olanların ve askeri savcı ile tutanak katibinin ad ve soyadlarının terddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Hükümlerin ikinci nüshaları ve özetleri duruşma hakimi veya diğer askeri hakim üye ve tutanak katibi tarafından imza edilerek askeri mahkemenin mührü ile mühürlenir. düzenlemesi yer almış bulunmaktadır.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, duruşma tutanağının içermesi gereken noktalar ile tutanağa yazılacak diğer konular Kanunun 177 ve 178 inci maddelerinde ayrıntılı olarak gösterilmiş, hükümde (gerekçeli karar) yer alacak konular ise 180 inci maddede belirtilmiştir. Yerleşik yargı kararlarında da vurgulandığı gibi, gerekçeli karar duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, onun hükümlerine tabi bulunmaktadır (Askeri Yargıtay Drl.Krl.nun 24.04.2003 tarihli ve 45-44 sayılı, Yargıtay CGK.nun 02.03.2004 tarihli ve 5-29/63 sayılı kararları).
Konu öğretide de ele alınmış ve hüküm fıkrasının tutanağa geçirilip okunmasından sonra gerekçenin hazırlanması halinde, hükmün duruşma tutanağından bağımsız bir şekilde tekrar yazılacağı, hükmün başında kararı veren mahkemenin adının, hükmü veren hakimlerin, savcının, sanık ve müdafiinin, sanığa yüklenen suçun, duruşma günü ve yerinin, karar tarih ve sayısının yer alması gerektiği (Nur CENTEL-Hamide ZAFER; Ceza Muhakemesi Hukuku, Ekim-2003, S:575), bundan sonra sırasıyla olay, gerekçe ve hüküm fıkrasının bulunacağı ve hükmün buna iştirak eden hakimler tarafından imzalanacağı belirtilmiştir (Nurullah KUNTER, Ceza Muhakemesi Hukuku, 8 inci Bası, S:868-873; Erdener YURTCAN, Ceza Mahkemeleri Usulü Kanunu Şerhi, 2 nci Bası, Cilt:2, S:626-627; Nur CENTEL-Hamide ZAFER; Ceza Muhakemesi Hukuku, S:575).
Hükmün neleri içermesi gerektiğini düzenleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 232 nci maddesinin de yukarıda özetlenen görüşler doğrultusunda bulunduğu görülmektedir.
Bu nedenle; kısa kararın tefhimi ile duruşma bitirildikten sonra, duruşma tutanağının devamına yazılan gerekçe yasanın anladığı anlamda hüküm (gerekçeli karar) niteliğinde olmadığından, diğer yönlerinden incelenmeyen yer hükmün öncelikle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, usul yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 01.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy