(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 220, 221)
Bakaya kalmak suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Ad Bahadır YÜRÜK hakkında 3 üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 30.06.2005 gün ve 2005/221/163 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresi içinde temyizi nedeniyle dava dosyası Başsavcılığın bozma görüşünü içeren 21.02.2006 gün ve 2006/1108 sayılı Tebliğnamesi ekinde Dairemize gelmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece; sanığın, 01.12.2004-10.01.2005 tarihleri arasında üç ay içinde kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya kalmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A, TCK'nın 59 ve 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddeleri uyarınca 1.485.000.000. TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, anılan hükmü; suç işlenmesinde kastının olmadığını, Askerlik şubesi personelinin Nisan celbinde Askere alınacağını söylediğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün bozulması yolunda görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2003/09 uncu grup numarasıyla askerliğine karar alınan sanığın Aralık 2004 yedek subay celp döneminde sevke tabi olduğu yükümlülere tebliğ mahiyetindeki TRT duyurulara gereğince 01.12.2004 tarihine kadar Askerlik şubesine başvurması gerekir iken, 10.01.2005 tarihine kadar bakaya kaldıktan sonra bu tarihte kendiliğinden başvuruda bulunduğu, böylece 01.12.2004-10.01.2005 tarihleri arasında bakaya kaldığından bahisle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede, Dz.3deki Askerlik durum belgesinde sanığın 31.03.2005de sevk edileceğinin belirtildiği, buna göre Aralık 2004 celp döneminde askerlik işlemleri açısından sorumluluğunun bulunmadığı ileri sürülmüştür. Oysa Dz.4de bulunan ve bir sureti sanığa tebliğ edilen Askerlik durum belgesinde sanığın sevk edileceği tarih olarak 30.11.2004 tarihi belirtilmiştir. D.3 de yer alan ve D.4deki belgeden sonra düzenlenen 19.01.2005 tarihli Askerlik durum belgesinde sevk edileceği tarih olarak belirtilen 31.03.2005 tarihi sanığın ilk sevk tarihi olmayıp, bakaya kaldıktan sonra sanığa isteği üzerine verilen belgedeki sevk tarihidir. Bu belgedeki sevk tarihi sanığa bir hak sağlamamaktadır. Belirtilen nedenle Tebliğnamedeki bu hususa ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yine, sanık askere sevk edileceğine ilişkin tebligatın kendisine ulaşmadığını ileri sürmekte ise de Askerlik durum belgesinin sanığa tebliğ edilmesi ve 1111 sayılı Kanunun Ek-6 ınca maddesi uyarınca TRT ile yapılan duyurunun yasal tebligat yerine geçmesi nedeniyle sanığın mazereti kabule değer bulunmamıştır.
Bu nedenle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2005 yılı için bir gün karşılığı 12.00. YTL. üzerinden hesaplanması suretiyle, sonuç olarak 900. YTL. adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinden, 900. TL. ağır para cezasına hükmedilmesi suretiyle ceza tayini yasaya aykırı görülmüş ve hüküm uygulama yönünden bozulmuştur.
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-j maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA;
Bozma sebebi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, hükmün 3 üncü paragrafının Sanık hakkında tertip edilen kısa süreli hapis cezasının bir gün karşılığı 12.00 (Oniki) Yeni Türk Lirası üzerinden, sonuç olarak DOKUZYÜZ YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE, şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 08.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy