(1632 S. K. m. 63) (5237 S. K. m. 7, 45) (5083 S. K. m. 2) (353 S. K. m. 220)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Muhammet AKTAŞ hakkında Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 26.10.2005 gün ve 2005/208-329 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık savunucusu tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5632 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkındaki ilk hükmün, Dairemizin 15.12.2004 gün ve 1408-1404 sayılı Kararı ile eksik soruşturmadan bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; sanığın, 01.12.2002 - 18.07.2003 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi) ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 1.080. YTLsi ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık savunucusu tarafından; sanığın suç işleme kastının bulunmadığı, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
2001/01 inci grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alınan sanığın, tâbi olduğu Mart-2002 ve Ağustos-2002 celp dönemlerine rahatsızlığı nedeniyle katılamadığından hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu kez tâbi olduğu Aralık-2002 celp dönemine ilişkin, yükümlülere tebligat niteliğindeki TRT duyurularına göre en geç 30.11.2002 günü mesai bitimine kadar Askerlik Şubesine giderek sevk evrakını alması gerekirken, yasal ve geçerli bir özrü olmaksızın gecikerek 18.07.2003 tarihinde şubeye gitmekle, belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin; elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile suçun sübutunu kabulünde, nitelemesinde ve alt sınırdan ceza uygulaması yapmasında, usul ve esas itibarıyla herhangi bir aykırılık görülmemekle birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 nci maddesinde sadece hapis ve adli para cezasının öngörülmesi ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin emredici hükmü karşısında, kısa süreli hapis cezasının sanığın lehine olarak günlüğü (9) YTLsinden adli para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğinden, Mahkemenin cezayı yeniden belirlerken izlediği yol ve belirlediği cezanın tutarı doğru olmakla birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 inci maddesinde; suç karşılığında yaptırım olarak uygulanacak cezaların sadece hapis ve adli para cezası olarak öngörülmesi nedeniyle, karar tarihinde yasal dayanağı olmayan ağır para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı olduğundan, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş, ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık savunucusunun kabule değer bulunmayan temyiz sebebinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık savunucusunun temyizine atfen ve resen, mahkumiyet hükmünün yasal dayanağı olmayan ağır para cezasına hükmedilmesi nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sanık hakkında sonuç olarak verilen 1.080. YTLsi ağır para cezasının 353 sayılı Kanunun 220 nci maddesi gereğince BİNSEKSEN (1.080.) YTL.sı ADLİ PARA CEZASI şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
18.01.2006 tarihinde, tebliğnameye kısmen uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy