(1632 S. K. m. 63) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 57)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Vedat ÇİÇEKÇİ hakkında 1 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 24.05.2005 tarih ve 2005/364-181 sayılı beraata ilişkin hükmün, Askeri Savcı tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine,Askeri Yargıtay Başsavcılığının 21.02.2006 tarih ve 2006/1124 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
01.04.2004-07.07.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği iddiası ile sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda unsurları yönünden oluşmayan atılı suçtan sanığın beraetine ilişkin hüküm, Askeri Savcı tarafından; sanığın yasal ve geçerli bir özrü bulunmaması sebebiyle atılı suçun tüm unsurları ile oluştuğu, ileri sürülerek sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
2002/10 ncu grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alınan sanığın, çeşitli nedenlerle tabi olduğu Nisan-2004 celp dönemine ilişkin yükümlülere tebliğ niteliğindeki TRT-Duyurularına göre en geç 31.03.2004 tarihine kadar Askerlik Şubesine başvurarak sevk evrakını alması gerekirken 07.07.2004 tarihinde başvurduğu, aşamalardaki ifadelerinde; eşinin 13.11.2003 tarihinde sınır dışı edilmesi üzerine evlilik tarihini öne alarak 25.03.2004 tarihinde evlenmek amacıyla yurt dışına çıktığını ve evlendikten sonra 24.04.2004 tarihinde yurda döndüğünü, bu nedenle celbe katılamadığını(Dz.5, 27), ileri sürdüğü, Kazakistan vatandaşı olan Taissiya SHIVELINAnın çalışma izni aldığı yer dışında çalıştığının tespit edilmesi nedeniyle Antalya İl Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından 10.12.2003 tarihinde yakalanarak(Dz.33), 11.12.2003 tarihinde Yabancılar Şube Müdürlüğüne teslim edildiği (Dz.34), sanığın ise 25.03.2004 tarihinde yurt dışına çıktığı,16.04.2004 tarihinde Kazakistanda sözü edilen kişi ile evlendiği ve 24.04.2004 tarihinde yurda giriş yaptığı (Dz.2, 3, 4),anlaşılmaktadır.
ASCKnın 63/1-A maddesinde düzenlenen bakaya suçunun oluşabilmesi için kabul edilebilecek bir özrün olmaması zorunlu bulunmakla birlikte, Madde metninde hangi durumların özür olarak kabul edileceğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Uygulamada; özür unsuru değerlendirilirken, öncelikle TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 57nci maddesin de sayılan haller gözönüne alınmakta ancak kapsamı bu maddede belirtilen hallerle sınırlı tutulmamaktadır. Fail tarafından ileri sürülen mazeretin beklenen bir durum olup olmadığı, aniden gelişip gelişmediği, askerlik hizmetine tercih edilebilecek nitelikte önem taşıyıp taşımadığı ile beyan edilen özür durumunun geçirilen süreyle uyumlu olup olmadığı hususları da göz önünde bulundurulmakta ayrıca, failin yasaya aykırı eylemini bir an önce sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik bir çaba içinde olup olmadığı, gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından serbestçe belirlenmektedir.
Somut olayda; sanık, daha sonra evlendiği eşinin çalışma izni olmadığı tespit edilince sınır dışı edildiğini, Türkiyede çalışabilmesi için evli olması gerektiğinden bu beklenmeyen durum nedeniyle evlenmek için yurt dışına gittiğini, bu nedenle celbe katılamadığını ve suç işleme kastının bulunmadığını savunmakta ise de, askere sevki gereken tarihi önceden bilmesi, eşinin sınır dışı edildiği tarih ve evlenme tarihi hep birlikte değerlendirildiğinde, sözü edilen evlilik olayı ani gelişen beklenmedik bir durum olarak kabul edilemeyeceği gibi esasen yapılan evlilikle Türkiyede çalışma izni alınabilmesinin amaçlandığı anlaşılmakla yasal ve geçerli bir özür olarak kabul edilebilmesi mümkün görülmemiştir. Ayrıca, sanığın16.04.2004 tarihinde evlenmiş olması ve 24.04.2004 tarihinde yurda giriş yapmasına rağmen 07.07.2004 tarihinde şubeye başvurması ve takip eden celplere de katılmaması göz önüne alındığında suç kastı ile hareket etmediği de söylenemeyeceğinden, atılı suç unsurları yönünden oluştuğu halde Askeri Mahkemenin, aksi görüşle yazılı olduğu şekilde kurduğu beraat hükmünde isabet görülmediğinden hükmün esastan bozulmasına karar verilmiş, Başkan Hv. Hak. Alb. N. ÖZKAN; Türkiyede çalışma izni olmadığı gerekçesiyle sınır dışı edilen kız arkadaşıyla evlenmek maksadıyla Kazakistana gidip orada 16.04.2004 tarihinde evlenmiş olan ve bu sebeple katılamadığı Nisan 2004 celbinden sonraki ilk celp dönemi olan Ağustos 2004 celbini geçirmeden 07.07.2004 tarihinde Askerlik Şubesine başvuran sanığın söz konusu evlilik olayının sanık yönünden geçerli bir özür olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221 inci Maddesi gereğince ESASTAN BOZULMASINA,
08.03.2006 tarihinde, Başkan Hv. Hak. Alb. N.ÖZKANın karşı oyu ve OYÇOKLUĞU ile tebliğnameye aykırı olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy