(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 52, 215) (353 S. K. m. 159) (AYDK 01.04.2005 T. 2005/34 E. 2005/34 K.)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık P Er Şinasi KILIÇ hakkında 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 05.07.2005 gün ve 2005/1258-591 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Başsavcılığın 21 Şubat 2006 gün ve 2006/1134 sayılı hükmün usul yönünden bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderildiği görülmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 87/1 inci maddesi hizmete müteallik emri hiç yapmayanlar cümlesi ve TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, suçu işlemediği, cezanın paraya çevrilmesi ve ertelenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; Askeri Mahkemece tanıkların ifadelerinin tespiti için talimat yazılan, istinabe mahkemesince 24.01.2005 tarihinde icra edilen duruşmaya katılan iki tanığın ifadesinin tespit edildiği duruşma tutanağında, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 52 nci maddesinde Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir hükmüne aykırı olarak bir arada dinlendiği anlaşıldığından, hükmün belirtilen bu usulü hatadan dolayı bozulması gerektiğine dair görüş bildirilmiştir.
Dosya içeriğinden; sanık P Er Şinasi KILIÇın askerlik hizmetini yaparken, kendisine 22.10.2004 tarihinde Bölük Astsubayı tarafından yazılı olarak tebliğ edilen, birliğin ve personelin güvenlik, emniyet ve disiplinini ilgilendiren ve bu sebeple de askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan, Birlik içerisinde cep telefonu bulundurmak ve kullanmak yasaktır. şeklindeki düzenlemeyi içeren 6 sayılı günlük emre rağmen, 25.10.2004 tarihinde silahlıkta kendine ait bir adet cep telefonu ile yakalandığı anlaşılmıştır.
Ayrıntıları Askeri Yargıtay Drl.Krl.nun 01.04.2005 tarihli ve 34-34 sayılı kararında açıklandığı gibi, istinabe mahkemesinde sanığın sorguya çekilmesinden sonra duruşmaya devam edilerek tanıkların usulüne göre dinlenilmeleri ve 353 sayılı Kanunun 159 ve CMKnın 215 inci maddeleri uyarınca sanıktan her bir tanığın beyanına karşı ne diyeceğinin sorulması gerekmektedir. Sanık ve tanıklar için birlikleri komutanlığına aynı tarihte iki ayrı talimat yazılması nedeniyle (Dz.18, 20), sanığın ve tanıklar Abdurrahman AKMAN ile Aşık ÇAKIRın hazır bulunduruldukları Cizre Asliye Ceza Mahkemesinde talimatların ayrı ayrı esaslara kaydedilmesi suretiyle, aynı gün yapılan duruşmalarda sanığın ayrı, tanıkların ayrı dinlenildikleri (Dz.24, 26), böylelikle sanığın tanık beyanlarına karşı beyanda bulunma ve soru sorma hakkının ortadan kaldırıldığı, bu konunun Mahkemece sonradan telafi edilmediği ve bu suretle sanığın savunma ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği sonucuna varıldığından hükmün öncelikle usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince usul yönünden BOZULMASINA
Tebliğnameye uygun olarak, 08.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy