(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (5252 S. K. m. 5) (6183 S. K. m. 51) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 220, 221) (AYDK 09.06.2005 T. 2005/55 E. 2005/52 K.)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Adayı Ahmet YILMAZ hakkındaki 48 inci İç Güvenlik Tugay K.lığı Askeri Mahkemesinin 25.05.2005 tarih ve 2005/732-305 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine Başsavcılığın 23 Şubat 2006 tarih ve 2006/1137 sayılı hükmün bozulup, düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 01.04.2004 - 25.11.2004 tarihleri arasında Bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri gereğince sonuç olarak 1.100 YTL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir (Dz.40-41).
Bu hüküm sanık tarafından süresinde suçlamayı kabul etmiyorum, dönemler arasında tebligat yapılmadı şeklindeki gerekçelerle temyiz edilmiştir (Dz.46).
Tebliğnamede ise, hükmün bozulup düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın 2003/4üncü grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar aldırdığı (Dz.2), bu grup numarasına göre Nisan-2004 celbinde sevke tabi olduğu (Dz.2), Nisan-2004 celbinde silah altına alınacak yedek subay aday adaylarına ait TRT duyurusunun tebliğ mahiyetinde yayınlandığı (Dz.3), TRT ile yapılan yasal tebligat uyarınca 31.03.2004 tarihine kadar şubesine müracaat etmesi gerektiği, ancak geçerli mazereti olmaksızın gecikip 25.11.2004 tarihinde şubesine müracaat ettiği (Dz.6) maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Sanığa grup numarasını ve muhtemel sevk dönemini belirten askerlik durum belgesinin tebliğ edildiği, bu belgede sanığın 31.03.2004 tarihinde sevk edileceğinin bildirildiği, TRT ile yapılan yasal tebligata rağmen sevke icabet etmeyerek bakaya suçunu işlediği sonucuna varıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle Askeri Mahkemece; karar yerinde gösterilen yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici sebepler göz önünde bulundurularak cezasından gerekli indirim yapılmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi gereğince beher gün karşılığı 11 YTL. hesabıyla para cezasına çevrilmesinde yasaya aykırı bir husus bulunmamakla birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesi ile ağır para cezalarının adli para cezasına çevrilmiş olması sebebiyle ağır para cezası yerine adli para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan sanık hakkında hükmolunan ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 4786 sayılı Kanunla değişik 5inci maddesi gereğince aylık 12 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın defaten tahsiline karar verildikten sonra, yine taksitlerden birini süresinde ödememesi halinde geri kalan miktarın tamamının muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına da karar verildiği görülmektedir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 09.06.2005 tarih ve 2005/55-52 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 647 sayılı Kanunun 5inci maddesinin, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesi gereğince, hükmolunan ağır para cezasına gecikme zammı uygulanarak tahsilini öngören hükmünün 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122nci maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece, Ağır para cezası yerine adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden ayrıca para cezasının taksitlerinin ödenmemesi halinde para cezasına gecikme zammı uygulanarak tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, atılı suçtan verilen mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince uygulama yönünden BOZULMASINA,
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince, ... neticeten 1100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına
aylık 12 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının defaten tahsiline şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 08.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy