(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (1111 S. K. m. 43) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 217, 220, 221)
Bakaya suçundan sanık Ord. Er İsrafil YAŞAR hakkında 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.12.2005 gün ve 2005/946-692 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 23.02.2006 gün ve 2006/1147 sayılı düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 04.06.2004-06.01.2005 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddeleri uyarınca 1.200.00 YTL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca adli para cezasının altışar aylık dört eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından, özetle; cezayı ağır bulduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan 765 sayılı TCKnın 59/2 nci maddesinin uygulanması nedeniyle düzelterek onama yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Askerlik Şubesince sanık adına çıkarılan askerliğe sevk için çağrı pusulasının 18.05.2004 tarihinde babasına tebliğ edilerek, 26.05.2004 tarihinde sevkini yaptırmasının istenildiği (Dz.6), emsalleri askerlik şubesinden 21-27 Mayıs 2004 tarihleri arasında sevk edilen (Dz.12,13) sanığın, istenilen günde askerlik şubesine başvurmadığı gibi, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 43 üncü maddesinde belirtilen 15 günlük hazırlık süresi de dikkate alındığında 03.06.2004 tarihine kadar Askerlik Şubesine başvurarak sevkini yaptırmadığı, yedi ay kadar bakaya hâlini sürdürdükten sonra 06.01.2005 tarihinde kendiliğinden Elazığ Askerlik Şubesine başvurduğu ve aynı gün eğitim birliğine sevk edildiği(Dz.2) maddi vakıa olarak sabit olup, eylemin bu şekilde oluştuğunda tereddüt bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece sanığa isnat edilen suçun sübutunun kabulünde, suç vasfının tayininde, gerekli takdiri indirimin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından ve sanık hakkında asgari hadden ceza tayin edilmiş olması nedeniyle sanığın temyiz sebebi kabule değer görülmemiştir.
Ancak, sanık hakkında bakaya suçundan kurulan hükümde cezadan takdiri indirim yapılırken 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, karar tarihinde yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin uygulanması yasaya aykırı ise de; 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi kapsamındaki bu yasaya aykırılık nedeniyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Yasanın 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince uygulama yönünden yasaya aykırı görülen bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA;
Bozma nedeni yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince, hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin kısmının,
Sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın ÜÇ AY ON GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 12.00. Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca 6şar aylık 4 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamını tahsil edilecek şekilde SONUÇ OLARAK BİNİKİ YÜZ (1.200.00) YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 08.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy