(1632 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 51, 59) (5237 S. K. m. 7, 29) (353 S. K. m. 221)
Üste fiilen taarruz suçundan sanık Top. Er Mehmet Sadık İLERU hakkındaki K.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 30.12.2004 tarih ve 2004/102-1116 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 24 Şubat 2006 tarih ve 2006/1213 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 19.06.2001 tarihinde üste fiilen taarruz suçunu işlediği sabit kabul edilerek ASCK'nın 91/1inci maddesinin az vahim hal cümlesi, TCK'nın 51/2-son ve 59/2nci maddeleri uyarınca neticeten bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir (Dz.139).
Sanık, kararın usul ve Yasalara bir uyarlılığının bulunmadığını ileri sürerek, hükmü süresinde temyiz etmiştir (Dz.169).
Asta müessir fiil suçundan sanık Top. Çvş.Mehmet GÜNEŞ hakkındaki ertelemeli mahkumiyet hükmü taraflarca temyiz edilmediğinden temyiz incelemesi dışındadır.
Tebliğnamede ise, hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın ve Top. Çvş.Mehmet GÜNEŞin 9.Zh.Tug.Top.Tb.4.Bt.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptıkları, 18.06.2001 tarihinde saat 21:30da Top.Çvş.Mehmet GÜNEŞin sanık Top.Er Mehmet Sadık İLERUya koğuş temizliği sırasının onda olduğunu söyleyerek bu şahsı diğer bir asker ile birlikte sabah koğuş temizliği için görevlendirdiği, sanık Mehmet Sadık İLERUnun ise bu görevi yapmayacağını beyan ettiği, ertesi gün 19.06.2001 tarihinde koğuş temizliğinin yapılmadığını gören Çvş.Mehmet GÜNEŞin 05:00-07:00 nöbetinden koğuşa gelen sanık Mehmet Sadık İLERUya koğuş temizliğini neden yapmadığını sorduğu, sanığın da nöbetten geldiğini söylediği, bunun üzerine sanığın ve Çvş. Mehmetin tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafların birbirlerine tekme tokat vurdukları, olay yerinde bulunan erlerin araya girerek tarafları ayırdıkları, Çvş. Mehmet GÜNEŞin koğuştan dışarı çıktığı, tekrar koğuşa döndüğünde M. Sadık İLERUnun Çvş. Mehmet GÜNEŞin kafasına tüfeğin dipçiği ile vurduğu, olaydan sonra sanığın ve Çvş. Mehmetin doktor muayenesine sevk edildikleri, yapılan muayene sonucunda sanığın ve Çvş. Mehmetin açıklanan olaya uygun darp izlerinin tespit edildiği, böylelikle sanığın üste fiilen taarruz suçunu işlediği maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, askeri mahkemece yazılı şekilde kurulan mahkumiyet hükmünde usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 29uncu maddesine göre haksız tahrik uygulamasında ceza süresinin dörtte üçüne kadar indiriminin olanaklı bulunması, yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ilgili hükmünün sanık yönünden daha lehe hüküm içermesi; 5237 sayılı TCK'nın 7/2nci maddesi sonradan yürürlüğe giren ve failin lehine olan kanunun uygulanacağını amir olması karşısında, sanığa 5237 sayılı TCK'nın 29uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanmasına olanak sağlaması bakımından yazılı şekilde kurulan mahkumiyet hükmünün Haksız Tahrike ilişkin yeniden değerlendirme ve ona göre uygulama yapılması yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve re'sen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün Haksız Tahrike ilişkin olarak duruşma açılıp yeniden değerlendirme ve ona göre uygulama yapılması yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 08.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy