(1632 S. K. m. 47, 63, Ek. m. 8) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 45, 52) (1111 S. K. m. 43) (5252 S. K. m. 5) (353 S. K. m. 220)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık J.Er Şükrü GÜLLÜ hakkındaki Donanma K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.07.2005 tarih ve 2005/383-252 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.02.2006 tarih ve 2006/1228 sayılı ve düzelterek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 29.10.2004-22.11.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi, 765 sayılı TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi uyarınca beher gün 11.YTLden hesaplanmak suretiyle sonuç olarak 825.YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hükmün sanık tarafından uzun yıllardır yurt dışında olup yurda girişte yakalanması ve hemen sevk edilmesi nedeniyle yakınlarını görmek amacıyla hemen katılmadığı, suç kastının bulunmadığı, cezasının ertelenmemesinin Kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edildiği,
Tebliğnamede, takdiri indirim maddesindeki ve para cezasının nevindeki Kanuna aykırılık nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; tebligatsız bakaya olarak aranırken 10.10.2004 tarihinde Adana Hava Limanından yurda girerken yakalanıp Seyhan Askerlik Şubesine teslim edilen sanığın, 10.10.2004 günü 2 gün yol süresi verilerek Bornova 10uncu J.Er Eğt. Alayına sevk edildiğinde 1111 sayılı Kanunun 43üncü maddesi uyarınca tanınması gereken 15 gün hazırlık süresi nazara alındığında 28.10.2004 günü saat 24.00e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve bakaya durumuna düşen sanığın 22.11.2004 günü eğitim birliğine gecikerek katıldığı, maddi vakıadır.
Askere gitmek yerine ailesiyle hasret giderdiğini mazeret olarak ileri süren sanığın bu savunmasına, askerlik hizmetine tercih edilecek bir mazeret niteliğinin bulunmaması ve sanığın 15 gün süreli hazırlık süresinden yararlandırılmış olması karşısında, Mahkemece itibar olunmamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın temyizinin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, sanığın 29.10.2004-22.11.2004 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle üç ay içinde sona eren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde, ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkansızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 27.07.2005 tarihinde hüküm tesis eden Askeri Mahkemenin; hüküm verirken takdir edeceği takdiri indirim nedenine bağlı olarak, eski ve yeni kanunda sair cezalar için farklı indirim oranı öngörülmediğini de gözetmek suretiyle, 01.06.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın cezada takdiri indirim yapılmasını öngören 62/1inci maddesi yerine mülga 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesini uygulaması Kanuna aykırıdır.
Diğer taraftan, Mahkemece, 5335 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca, bakaya suçundan dolayı tayin olunan 2 ay 15 gün süreli hapis cezasının beher günü 11. YTLden para cezasına çevrilmesi doğru olmakla birlikte; 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğü halde sonuç para cezasının ağır para cezası olarak belirlenmesi de Kanuna aykırıdır.
Belirtilen Kanuna aykırılıklardan dolayı mahkûmiyet hükmünün bozulması gerekmiş; ancak, bu bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220nci maddesi gereğince hükümdeki hatalı olan hususlar düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kanun ve madde numarası ile para cezasının nevinin yanlış yazılmış olması yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde ve fıkrası gereğince;
Hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin satırının sanığın iyi hali lehine takdiri hafifletici neden sayılarak 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle İKİ AY ON BEŞ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde,
Hükmün para cezasına ilişkin satırının 5335 sayılı Kanunun 22 ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasının beher günü 11.YTLden hesaplanmak suretiyle SONUÇ OLARAK 825.YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 08.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy