(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 217, 220, 221) (AYDK 17.11.2005 T. 2005/100 E. 2005/98 K.)
Asta müessir fiil ve tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçlarından sanık P.Bçvş. Ali KEL hakkındaki 48inci İç Güv.Tug. K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.07.2005 tarih ve 2005/1139-411 sayılı mahkumiyet hükmü ve kamu davasının düşmesine dair kararının, Sanık ve Askeri Savcı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 28.02.2006 tarih ve 2006/1297 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
a) 03.05.2005 tarihinde P.Onb. Mikail TAŞKIRANa yönelik olarak asta müessir fiil suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 117/1, 765 sayılı TCKnın 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6ncı maddeleri uygulanıp sonuç olarak 60.YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın ertelenmesine,
b) 03.05.2005 tarihinde P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik olarak asta müessir fiil suçunu işleme isnadı ile ilgili olarak, eylemin tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçuna vücut verdiğinin kabulüyle şikayet bulunmadığından kamu davasının düşmesine karar verildiği,
Mahkumiyet hükmünün sanık tarafından sebep gösterilmeden temyiz edildiği; Askeri Savcı tarafından P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik eylemin asta müessir fiil suçunu oluşturduğu ileri sürülerek kamu davasının düşmesine dair karara karşı aleyhe temyiz başvurusunda bulunulduğu,
Tebliğnamede mahkumiyet ve kamu davasının düşmesi kararlarının onanması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, sanığın 48inci İç Güv.Tug. 1inci İç Güv.Tb.Kh ve Kh.Ds.Bölüğünde Tk.Komutanı olarak görevli iken 03.05.2005 günü saat 13.00de öğle içtimasında en kıdemli personel olarak Bölüğü sevk ve idare ederken, içtima sırasında konuşan bazı erlerin Bölüğün önüne çıkmasını bildirdiği, öne çıkıp safta duran 7 erbaş ve er arasında her iki mağdurun da bulunduğu, sanığın P.Onb.Muhittin KİRENCİye neden konuştuğunu sorup cevap aldıktan sonra onun solunda duran P.Onb. Mikail TAŞKIRANın bir metre önüne gelerek neden saç tıraşı olmadığını sorduğu, Onb. Mikailin mazeretini açıklamaya çalıştığı sırada Uzak Doğu sporlarına meraklı olan sanığın sinirlenerek dönen tekme hareketini başlatarak sağ ayağını havaya kaldırıp sağdan sola bir yol takip eden dairesel tekme ile Onb. Mikailin göğsüne vurduğu, bu hareket sırasında sanığın sendelediği, sanığın Onb. Mikaile tekme attığını gören Onb. Muhittinin tekmenin kendisine de gelebileceğini değerlendirerek korunmak saikiyle öne doğru eğildiğinde sendeleyen sanığın ayağının Onb. Muhittinin sol kulağını sıyırdığı, sanıktan şikayetçi olmayan Onb. Muhittinin 3 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığının doktor raporuyla belirlendiği, dosyada mevcut mağdur ve diğer tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.
1) 03.05.2005 tarihinde P.Onb. Mikail TAŞKIRANa yönelik olarak asta müessir fiil suçu:
Sübutunda kuşku bulunmayan yukarda açıklanan maddi vakıa itibariyle, sanığın 03.05.2005 günü astı olan P.Onb. Mikail TAŞKIRANa tekme ile vurmak suretiyle asta müessir fil suçunu işlediği sabit olup, sanığın inkara yönelik savunmasına inandırıcılığında kuşku bulunmayan tanık beyanları karşısında Mahkemece itibar olunmamasında bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın temyiz nedeninin reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın P.Onb. Mikail TAŞKIRANa yönelik olarak ASCKnın 117nci maddesinin 1inci fıkrasında yazılı tanıma uygun fiili suç kastıyla hareket ederek yapmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği sabit olup, Mahkemece yerinde ve uygun gerekçelerle savunmaya itibar olunmayarak suçun sübutunu kabul ve vasfını tayinde, asgari hadden ceza tayininde, cezanın paraya çevrilip ertelenmesinde, usul ve uygulamada, bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 13.07.2005 tarihinde hüküm tesis eden Askeri Mahkemenin; hüküm verirken takdir edeceği takdiri indirim nedenine bağlı olarak, eski ve yeni kanunda sair cezalar için farklı indirim oranı öngörülmediğini de gözetmek suretiyle, 01.06.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın cezada takdiri indirim yapılmasını öngören 62/1inci maddesi yerine mülga 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesini uygulaması kanuna aykırı görülerek hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeninin yeniden yargılamayı gerektirmemesinden dolayı, mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.(As. Yrg. Drl. Krl. 17.11.2005 tarih ve 2005/100-98 sayılı kararı da aynı mahiyettedir.)
2) 03.05.2005 tarihinde P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik olarak taksirle yaralama suçu:
Sanığın P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik olarak asta müessir fiil suçunu işlediği ileri sürülerek kamu davası açılmış ise de, Mahkemece isabetli şekilde belirtildiği üzere, Onb. Muhittine vurmak maksadı bulunmayan sanığın onu hedef alarak yaptığı bir hareket söz konusu olmayıp, bu astını yaralamaya yönelik bir doğrudan kast ile hareket etmemiştir. Somut olayda Onb. Muhittinin diğer mağdura atılan tekme sırasında yaralanacağının muhtemel addedildiği bir durum da söz konusu olmayıp, sanığın olası kast (gayri muayyen kast) ile hareket ettiğinin kabulüne yeterli delil bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle, olası kasttan söz edebilmek için, sanığın Onb. Mikaile tekme atarken diğer mağdurun da yaralanabileceğini muhtemel addetmekle beraber bunun gerçekleşmemesi için özel bir çaba göstermemesi hali söz konusu olmalıdır. Oysa somut olayda, Onb. Muhittinin yaralanması, muhtemel bir beklentinin sonucu değil, aksine kendisinin ters yöne sakınması gerekirken öne eğilmesi ile meydana gelmiştir.
Taksir, iradi olarak işlenen bir icra ya da ihmal eyleminden, fail tarafından istenmemiş olmalarına rağmen, yasanın cezalandırdığı sonuçların meydana gelmesi halidir. Taksir, kasttan, faildeki iradenin, hareketten doğacak sonucu kapsamaması, başka bir deyişle sonucun istenmemiş olması ile ayrılır. Sanığın Onb. Mikaile kasten tekme atarken meydana gelebilecek mümkün ve muhtemel diğer neticeleri öngörüp kabullendiği bir durum söz konusu olmayıp, Onb. Muhittine yönelik eylem doğrudan ya da olası kastla işlenmediğinden, taksirin neticenin iradi olmaması unsuru somut olayda gerçekleşmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik eylemin taksirle yaralamaya sebebiyet vermek olarak nitelendirilip, şikayet yokluğundan dolayı kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Askeri Savcının temyiz nedenlerinin reddiyle düşme kararının onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanığın asta müessir fiil suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün kanun ve madde numarasının yanlış yazılmış olması yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde ve fıkrası gereğince;
Hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin satırının sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri hafifletici neden sayılarak 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle BEŞ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 Sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
03.05.2005 tarihinde P.Onb. Muhittin KİRENCİye yönelik olarak işlenen taksirle yaralama fiilinden dolayı tesis olunan kamu davasının düşmesine dair kararın ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 08.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy