(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 57)
İzin tecavüzü suçundan sanık J.Er Metin CEYLAN hakkında 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 13.06.2005 gün ve 2005/498-232 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde, sebepleriyle temyiz edilmesi üzerine; Askeri Yargıtay Başsavcılığının 28.02.2006gün ve 2006/1300 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 16.05.2004-07.06.2004 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup; bu hüküm sanık tarafından, annesinin Balıkesir Devlet Hastanesinde gözlerinden ameliyat olması nedeniyle ve kendisinden küçük iki kardeşine bakacak kimse olmaması nedeniyle iznini tecavüz ettiği, annesi iyileştikten sonra birliğine katıldığı verilen kararın yerinde olmadığı sebepleriyle temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Hatay/Serinyol 121 inci J.Er Eğt.A.K.lığı emrinde acemi eğitimini tamamlayan sanığın, Şırnak/Gülyazı 4 üncü J.Snr.Tb.K.lığı emrine dağıtım edilerek 08.05.2004 tarihinde 7 gün kanuni dağıtım iznine gönderildiği(Dz.12), birliğinden ayrıldığı saat belli olmayan sanığın izninin 24.00da başladığının kabulü gerektiği, dağıtım izni olması nedeniyle yol dahil olan bu izninden, en geç 15.05.2004 günü saat 24.00a kadar birliğine katılması gereken sanığın, iznini tecavüz ettiği; bir süre sonra 07.06.2004 günü Kepsut İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler tarafından bir ihbar üzerine yakalandığı(Dz.9), nezarete alınan sanığın 17.06.2004 tarihinde mevcutlu olarak birliğine teslim edildiği(Dz.6) maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
Bu şekilde gelişen maddi olay nedeniyle; Askeri Mahkemece, sanığın eyleminin izin tecavüzü suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
Sanık Dz.4 ve 20de kayıtlı hazırlık ifadelerinde ve temyiz dilekçesinde ısrarla, izninin bitmesine 2 gün kala felç geçiren annesini Balıkesir Devlet Hastanesine götürdüğünü, annesinin burada gözünden ameliyat olduğunu, babasının vefat etmesi ve annesiyle ilgilenecek kimsenin olmaması nedeniyle birliğine katılamadığını beyan etmekte, Dz.38de kayıtlı talimatla tesbit edilen sorgusunda da (annesini Kepsut Devlet Hastanesine kaldırdığı hususu hariç) aynı savunmalarını tekrarlamaktadır.
Askeri Mahkemece sanığın bu savunmaları doğrultusunda araştırma yapılmış ise de; Balıkesir Devlet Hastanesine yazılan Dz.30da kayıtlı yazıya verilen Dz.34te kayıtlı cevabi yazının istenilen nitelikte olmadığı, sanığın annesi Huriye CEYLAN yerine sanığın hastane kayıtlarının bildirildiği, bu durumun 16.12.2004 tarihli duruşmada görülmesine rağmen Balıkesir Devlet Hastanesinden yeniden sorulmadığı, sanığın talimatla tesbit edilen sorgusunda belirttiği Kepsut Devlet Hastanesine Dz.40ta kayıtlı yazıyla aynı hususun sorulduğu, Kepsut Sağlık Merkezi Baştabipliğince de sanığın annesinin kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere sanığın savunmasında belirttiği hususlar tam olarak araştırılmamış, sanığın annesinin Balıkesir Devlet Hastanesinde ameliyat olup olmadığı ve sanığın annesinin yanında kalıp kalmadığı hususu en azından şüpheli kalmıştır.
Askeri Yargıtay kararlarında mazeret, kıtaya zamanında gelmeyi zorlaştıran veya imkânsız kılan, önceden öngörülemeyen ciddi olaylar olarak tanımlanmakta ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 (b) maddesi bu konuda ölçü olarak değerlendirilmektedir. Sanığın annesinin aniden felç geçirip gözlerinden ameliyat olması hâlinin doğru olması durumunda, önceden beklenmeyen ve ani gelişen bir olay olarak değerlendirileceği ve izin tecavüzü suçunda mazeret olabileceği konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu nedenle sanığın annesi Huriye CEYLANın (dosyadaki nüfus kaydına göre boşanmış olması ve Dz.57de kayıtlı tebliğ mazbatasında da soyadını KUŞ olarak belirtmesi de dikkate alınarak) suç tarihlerinde Balıkesir Devlet Hastanesine gerçekten başvurup başvurmadığının araştırılması ve keza Kepsut Devlet Hastanesinden soyadı KUŞ olarak yazılmak suretiyle tekrar sorulması, gerekirse tanık olarak dinlenilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken, bu husus araştırılmadan noksan soruşturma ile sanığın mahkumiyetine hükmolunması isabetli görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 15.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy