(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 32) (353 S. K. m. 221)
Firar suçundan sanık Tnk. Er Mustafa MANAV hakkında 5 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 13.10.2005 tarih ve 2005/1152-818 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 06.03.2006 tarih ve 2006/1402 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 05.05.2005-16.05.2005 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
05.05.2005 günü sabah içtimasında bulunamayan sanığın, izin almaksızın Kıtasından ayrıldığı ve 16.05.2005 tarihlerinde Kırşehirde polislerce yakalanarak belirtilen tarihler arasında hiçbir özüre yer vermeyen firar suçunu işlediği, kabul edilerek yazılı olduğu şekilde sonuca gidilmiş ise de;
Sanığın aşamalardaki ifadelerinde homoseksüellik sorunları bulunduğunu (Dz.34,50) ileri sürmesi, Çorlu Asker Hastanesinde yapılan muayenesinde antisosyal kişilik örüntüsü tanısı konulması (Dz.57), Kıta Anket Formunda TSKda görev yapamaz kaydının yer alması (Dz.60), yargılandığı bir başka firar ve izin tecavüzü suçu nedeniyle yaptırılmak istenen adli gözlem sonucunun belli olmaması (Dz.79), gerek Vaka Kanaat Raporunda (Dz.21) belirtilen disiplin suçları, gerekse adli sicil kaydında (Dz.47)yazılı suçları ile ilgili karar ve infaz evrakının getirtilmemiş olması karşısında;
Sanık hakkındaki yargılaması devam eden ve kesinleşen tüm suçlara ilişkin bilgi ve belgeler (iddianame, karar, infaz evrakı v.b) getirtilip ve homoseksüellik rahatsızlığı ile ilgili araştırma yapıldıktan sonra, durumunun suç tarihleri itibariyle ve halen 5237 sayılı TCKnın 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ve askerliğe elverişliliğini etkileyip etkilemediğinin usulüne uygun biçimde gözlem altına aldırılarak adli rapor ve sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekirken, eksik bilgi ve belgelere dayalı psikiyatri uzmanı bilirkişinin görüşü ile yetinilmesi yasal ve isabetli görülmediği gibi, sanığın; ailesi ile birlikte teslim olmayı kararlaştırdığı ve bunun üzerine annesinin polisi aradığı şeklindeki savunması nedeniyle, dehalet kastı ile hareket edip etmediğinin açıkça ortaya konulması bakımından; 16.05.2005 tarihli yakalama tutanağını (Dz.74) düzenleyen polislerin ve annesinin bu hususta tanık sıfatı ile dinlenilmeleri gerektiğinden, hükmün eksik soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince EKSİK SORUŞTURMA sebebiyle BOZULMASINA,
15.03.2006 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy