(1632 S. K. m. 66, 68, 73) (765 S. K. m. 46, 47, 48, 59, 71) (5237 S. K. m. 32, 34)
Müteaddit firar (üç kez) ve izin tecavüzü suçlarından sanık terhisli İs.Er Ayhan KESKİN hakkında 3üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 21.04.2005 gün ve 2005/30-32 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükümlerin, sanık tarafından süresinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükümlerin noksan soruşturma yönünden bozulması görüşünü içeren 06.03.2006 gün ve 2006/1424 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1- 01.02.2003-26.02.2003 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2- 23.03.2003-24.03.2003 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 68 ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3- 13.08.2003-06.11.2003 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4- 16.01.2004-11.10.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
5- Hükmedilen cezaların 765 sayılı TCKnın 71inci maddesi uyarınca toplanarak neticeten yirmi altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hükümler, sanık tarafından, tüm kaçma eylemlerinin ailevi sorunlarından kaynaklandığı belirtilerek, süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın Almanyada almış olduğunu belirttiği cezalara ilişkin sunduğu belgelerin Türkçe tercümesinden, Almanyada değişik suçlardan mahkum olduğu anlaşılmakta ise de, sanığın adli müşahedesi sırasında bu durumun göz önüne alınmadığı belirtilerek, sanığın Almanyada iken işlediği suçlara ilişkin hüküm ve infaz evrakının temininden sonra yeniden adli müşahedesi yaptırılarak, 765 sayılı TCKnın 46, 47 ve 48inci maddeleri ile hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 32 ve 34üncü maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi için mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın 29.01.2003 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle müracaat ettiği Ankara-GATA Hastanesi tarafından aynı gün kıtasına sevk edildiği, Ankara-Erzincan arası 2 gün yol süresi sonunda en geç 31.01.2003 günü bitimine kadar birliğine katılması gerekirken katılış yapmayarak bir müddet firarda bulunduktan sonra 26.02.2003 günü kendiliğinden birliğine katılış yaptığı ve katılışında nezaret altına alınmadığı, birliğine katılış yaptıktan sonra sanığın, 23.03.2003 günü saat 20.00da birliğini bu defa izinsiz olarak terk ettiği, 24.03.2003 günü saat 20.30da emniyet kuvvetleri tarafından yakalanarak nezaret altında alındıktan sonra 28.03.2003 günü serbest bırakılmayarak birliğine teslim edildiği ve aynı gün müsnet suçtan tutuklanan sanığın 31.07.2003 günü tahliye olduktan sonra 01.08.2003 günü saat 09.00da daha önceden 2003 yılı içerisinde 2 gün Erzincan-Samsun arası yol izni verildiği için yol dahil 12 gün müddetle izinli olarak memleketine gönderildiği, en geç 13.08.2003 günü saat 09.00a kadar birliğine katılması gerekirken, katılış yapmayarak bir müddet izin tecavüzünde bulunduktan sonra 06.11.2003 günü yakalandığı, hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama müzekkeresi 07.11.2003 tarihinde vicahiye çevrilen sanığın, 15.01.2004 tarihinde müsnet suçlardan tahliye edildikten sonra 16.01.2004 tarihinde birliğini yine izinsiz terk ettiği ve hakkında yeniden çıkarılan gıyabi tutuklama müzekkeresi neticesinde, 11.10.2004 tarihinde yakalandığı, böylelikle sanığın 01.02.2003-26.02.2003, 16.01.2004-11.10.2004 tarihleri arasında firar, 23.03.2003-24.03.2003 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan mehil içi firar ve 13.08.2003-06.11.2003 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunduğu maddi vakıa olarak sabit ise de;
Söz konusu suçtan yapılan yargılama sırasında müşahede altına alınan sanık hakkında düzenlenen Erzincan Asker Hastanesinin 13.01.2004 tarih ve 12 sayılı sağlık kurulu raporunda antisosyal kişilik tanısı konularak suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir kararı verilmiş (Dz.255), 14.01.2004 tarihli adli raporda ise, antisosyal kişilik tanısı konularak, TCKnın 46 ve 47nci maddelerinden yararlanamayacağı belirtilmiştir (Dz.218).
Müteakiben, yeniden müşahede altına alınan sanık hakkında düzenlenen Erzincan Asker Hastanesinin 14.01.2005 tarih ve 5 sayılı sağlık kurulu raporunda antisosyal kişilik örüntüsü tanısı konularak suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir kararı verilmiş (Dz.352), 05.01.2005 tarihli adli raporda ise, antisosyal kişilik örüntüsü tanısı konularak, TCKnın 46, 47 ve 48inci maddelerinden yararlanamayacağı belirtilmiştir (Dz.349). Belirtilen süreçte, sanığın cezai ehliyeti yönünden yapılan tespitler, inceleme tarihi itibariyle yürürlükte olan 765 sayılı TCKnın 46, 47 ve 48inci maddeleri doğrultusunda yapılmıştır.
20.11.2003 tarihli duruşmada (Dz.194) ...aşırı derecede psikolojik sorunlarım vardır, psikolojik olarak çöktüm.... daha önceden Almanyada iken almış olduğum cezalara dair hüküm kağıdını size ibraz etmek istiyorum, ancak söz konusu belgeleri Türkçeye çevirtecek bir tercümanı bulamadım... şeklinde beyanda bulunan ve bazı Almanca metin içeren belgeleri (Dz.180-191) mahkemeye ibraz eden sanığın, sunduğu belgeler Türkçeye tercüme ettirilmiş, izinsiz olarak uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle üç yıl gençlik cezası ile cezalandırıldığı, ayrıca daha önce değişik tarihlerde müteaddit hırsızlık, yataklık, müteaddit uyuşturucu maddeler kanununa muhalefet, müşterek para sahteciliği, yeminsiz yalan ifade, cezanın akamete uğratılmasının denenmesi suçlarını işlediği belge içeriğinden belirlenmiştir. Ancak bu belge ve bilgilerin, sanığın, Erzincan 3üncü Ordu Lojistik Destek Komutanlığı 200 Yataklı Asker Hastanesinde yapılan adli müşahadesi sırasında nazara alınmadığı (Dz.218, 349) ve adli müşahade raporunda, sanığın adli sicil kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, sanığın, Almanyada iken işlediği suçlara ait mahkûmiyet hükümleri ve infaza ilişkin belgeleri getirtilmeksizin, sanığın cezai ehliyeti ile askerliğe elverişlilik hâlinin tesbitine yönelik olarak adli müşahade altına aldırılması ve eksik belgelerle yapılan adli müşahede sonrasında düzenlenen adli ve sağlık kurulu raporlarına itibarla karar verilmesi, noksan soruşturma olarak değerlendirilerek mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy