(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (353 S. K. m. 83, 138, 146)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Ady. Hakan GÜLER hakkında 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 12.07.2005 gün ve 2005/598-348 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 06.03.2006 gün ve 2006/1433 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 22.03.2002-09.02.2005 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 1.200.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksit hâlinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve 6183 sayılı kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından sebepsiz olarak temyiz edilmiş, tebliğnamede hükmün usule aykırılık yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Askerliğine 2001/01 inci grup yedek subay aday adayı olarak karar alınan sanığın, grup numarası itibarıyla sevke tâbi olduğu Mart 2002 celp döneminde, yükümlülere tebligat niteliğindeki TRT duyurularına göre en geç 21.03.2001 günü mesai bitimine kadar Askerlik Şubesine giderek sevk evrakını alması gerekirken, yasal ve geçerli bir özrü olmaksızın gecikerek 09.02.2005 tarihinde şubeye başvurmakla, belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın sorgusu için birliği komutanlığına yazılan talimat üzerine, sanığın talimat ve ekleri ile istinabe olunan Amasya 1 inci Asliye Ceza Mahkemesine başvurduğu, sanığın kimliğinin tespitinden sonra sanığa Ankara 2 nci Asliye Ceza Mahkemesinin talimatı ve ekli iddianamesi okundu suçu anlatıldı şeklinde yazılarak daha sonra sanığın sorgusunun yapıldığı ve istinabe duruşma tutanağı kendisine ulaşan Askeri Mahkemenin, sanığın duruşmadan vareste tutulmasına karar verip yargılamaya devamla hüküm kurduğu görülmüştür. Bu talimat zaptına göre sanığa 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri savcılığının sanık hakkındaki iddianamesi tebliğ edilmediği gibi; duruşmada da okunmadığı, dolayısıyla sanığın savunma hakkının kısıtlandığı, bu durumun da 353 sayılı Kanunun 83/1 ve 146/2 nci maddelerine aykırılık teşkil ettiği,
Öte yandan; Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında kabul gördüğü üzere, iddianamenin duruşmada okunmasının kamunun ve tarafların her türlü yargılama faaliyetinden haberdar olmasını veya haberdar olma imkanına sahip olmalarını öngören aleniyet ilkesinin de bir gereği olduğu; ceza yargılamasını başlatan esaslı bir belge veya karar olması sebebiyle, iddianamenin duruşmada okunmamasının 353 sayılı kanunun 138/1 inci maddesine de aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış ve hükmün belirtilen bu usule aykırılıklar nedeniyle öncelikle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün usul yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy