(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (1111 S. K. m. 35, 43)
Bakaya ve geç iltihak suretiyle bakaya suçlarından sanık P.Er Ahmet ÇEKMEK hakkında KTBK Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 07.09.2005 gün ve 2005/448-489 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükümlerinin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 06.03.2006 gün ve 2006/1438 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanık P.Er Ahmet ÇEKMEKin;
1. 18.01.2004-02.09.2004 tarihleri arasında yakalanmakla son bulan bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra yakalananlar cümlesi, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 1.650.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aylık 24 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının bir defada alınmasına,
2. 05.09.2004-06.09.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-B, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 275.00 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından sebepsiz olarak süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, her iki hükmün de esas yönünden ayrı ayrı bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 01.01.1980 doğumlu olup 1999 yılında askerlik çağına giren sanığın lise öğrencisi olması nedeniyle 1111 sayılı Kanunun 35/C maddesi uyarınca son yoklamasının 07.05.2001 tarihinde yapıldığı, askerliğine karar alındıktan sonra lise mezunu olduğunu belirterek askere sevkinin tehir edilmesini istemesi üzerine,1111 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine göre 31.12.2003 tarihine kadar sevk tehirine tâbi tutulduğu;
Sevk tehiri sona erdikten sonra Askerlik Şubesince adına çıkarılan ve 07.01.2004 tarihinde amcasına tebliğ edilen sevk için çağrı pusulasıyla, Manisadaki eğitim birliğine sevk edilmek üzere 02.01.2004 günü Askerlik Şubesine gelmesinin istenildiği,
Sanığın bu tebligat işlemiyle yapılan davete icabet etmediği, bir süre sonra 02.09.2004 tarihinde Alanya ilçesinde polis tarafından yakalandığı, teslim edildiği Alanya Askerlik Şubesi Başkanlığınca 03.09.2004 tarihinde bir gün yol süresi tanınarak sevk edildiği Mansa ilindeki eğitim birliğine en geç 04.09.2004 günü saat 24.00e kadar katılması gerekirken katılmadığı, bir tam gün gecikerek 06.09.2004 günü birliğine katıldığı maddi vakıa olarak sabit görülmüş ise de;
ASCKnın 63/1-A maddesinde yazılı bakaya suçunun oluşabilmesi için, yükümlülere, plânlanan sevk gününden, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 43üncü maddesi hükmüne göre en az on beş gün önce usulünce tebligat yapılması ve hukuken geçerli sayılabilecek böyle bir tebligata rağmen, o celp dönemi itibariyle birlikte işleme tâbi tutulan yaşıtlarının (emsallerinin) sevk işlemlerinin bitimine kadar da yapılan davete icabet edilmemiş olması; diğer bir ifadeyle, diğer yasal unsurların yanı sıra, kurucu unsur niteliğinde bulunan tebligat unsurunun da gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya dönüldüğünde, Siirt Askerlik Şubesi Başkanlığınca sanık adına çıkarılan askerliğe sevk için çağrı tebligatının (pusulasının), 07.01.2004 tarihinde amcasına tebliğ edilerek, bundan beş gün öncesine rastgelen 02.01.2004 tarihinde sevk işlemini yaptırmak üzere Askerlik Şubesine gelmesinin istenildiği görülmektedir. Sanığın istenilen bu tarihte Şubeye gelmesi maddeten imkânsız olduğu gibi, iradesini bozan böyle bir tebligata icabet etmesi beklenemeyeceğinden, ortada hukuken geçerli bir tebligatın bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle müsnet bakaya suçunun tebligat noksanlığı nedeniyle oluşmadığı sonucuna varılmış ve bu suçtan kurulan ve kanuna aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün esastan bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Diğer yandan, ASCKnın 63/1-B maddesinde yazılı, yoklama kaçağı, bakaya veya saklı durumunda iken gelip de sevk edildiği kıt'asına varmadan yoldan savuşanlar için, geç iltihak suretiyle bakaya suçundan mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi, 63/1-A maddesi kapsamına giren yoklama kaçağı, bakaya veya saklı suçlarından birinden mahkûm olunması koşuluna bağlı bulunduğundan; bakaya suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü esas yönünden bozulmakla, 1111 sayılı Kanunun 43üncü maddesinde belirtilen 15 günlük hazırlık süresi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi bakımından geç iltihak suretiyle bakaya suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen bakaya suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca esas yönünden BOZULMASINA,
Bakaya suçundan kurulan hükmün bozulması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi bakımından geç iltihak suretiyle bakaya suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün de 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy