(1632 S. K. m. 137) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (6183 S. K. m. 51) (353 S. K. m. 221) (AYDK 25.11.2004 T. 2004/133 E. 2004/156 K.) (AYDK 27.05.1999 T. 1999/128 E. 1999/115 K.)
Hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına neden olmak suçundan sanık terhisli P.Onb. Sinan DAĞDELEN hakkındaki 5inci Zh.Tug. K.lığı Askeri Mahkemesinin 15.08.2005 tarih ve 2005/1007-825 sayılı mahkumiyet hükmünün, Adli Müşavir ve Sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 07.03.2006 tarih ve 2006/1453 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 22.06.2004 tarihinde hizmette tekasülle harp malzemesinin mühimce hasarına neden olmak suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 137, 765 sayılı TCKnın 59, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6ncı maddeleri uygulanıp sonuç olarak 74 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 10 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirtilen oranın yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına ve bu cezanın ertelenmesine, 232.179.750.TL hazine zararının sanıktan tahsiline karar verildiği,
Bu hükmün sanık tarafından nedensiz temyiz edildiği, Komutan adına yetkili Adli Müşavir tarafından sanık aleyhine terhisli sanık hakkında nispi harca hükmedilmemesinin, hazine zararının YTL cinsinden hüküm altına alınmamasının Kanuna aykırı olduğu belirtilerek temyiz başvurusu yapıldığı,
Tebliğnamede, kısa kararın gerekçeli hükümde değiştirilmesinin usule aykırı olduğu, olay tutanağını hazırlayan görevlilerin sanığın savunmasının aydınlatılması için dinlenmemelerinin, bilirkişinin hasarın mühimce olup olmadığını belirtmemesinin ve silah bakımında hangi tür harbi kullanıldığının araştırılmamasının noksan soruşturma teşkil ettiği belirtilerek hükmün bozulması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Sanığın Suruç 3üncü Hd. A.2nci Hd.Tb.5inci Hd.Bölüğünde askerlik hizmetini yaparken, kendisine 26.07.2003 tarihinde el senedi ile teslim edilen 485738 numaralı G3 Piyade Tüfeğinin 22.06.2004 tarihinde Ord.4üncü Kademeden gelen silahçı tarafından yapılan kontrolünde namlusu çizik olarak tespit edilmesi üzerine silahın üst bakım kademelerine sevk edilerek onarımı mümkün olmadığından namlusunun üst gerdane ile birlikte değiştirilmesine karar verildiği, bu hasar nedeniyle 232.179.750.TL tutarında hazine zararı oluştuğu, silahtaki hasarla ilgili olarak dinlenilen bilirkişinin namludaki çiziğin atıştan önce namlunun temizlenmemesinden ileri gelebileceğini ve bakımlarda bakır harbi yerine demir harbi ile temizlik yapılmasının da hasarın oluşumunda az da olsa etken olduğunu belirttiği, Askeri Mahkemece bilirkişi raporuna itibar olunarak hasarın sanığın bakım konusundaki ihmalinden kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü tesis olunmuş ise de;
1) Mahkemece, kısa kararda, 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi uyarınca beher gün 14.850.000.TLden hesaplanarak sonuç para cezası 74.250.000.TL (74.YTL) olarak belirlenmiş ve bu para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 10 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirtilen oranın yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiş olmasına karşın, gerekçeli hükmün hüküm fıkrasında 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi uyarınca beher gün 11.YTLden hesaplanarak sonuç para cezası 55.YTL olarak belirlenmiş ve bu kez 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi hiç uygulanmamıştır.
Bilindiği gibi, duruşma sonunda tefhim edilen ve askeri hakim ve tutanak katibi tarafından imzalanan kısa karar esas olup artık bunda değişiklik yapılamaz. Dolayısıyla, kısa kararın sonradan yazılan gerekçeli hükmün sonuç bölümüne aynen yazılması gerekir. Kısa kararda yasaya aykırılık mevcut olup, gerekçeli kararda bu yanlışlığın düzeltilmesi yoluna gidilmiş ise, kısa kararın sonradan değiştirilmesi mümkün olmadığından yapılan bu işlem yasaya aykırıdır ve bozma sebebi sayılır.
Bu nedenle, inceleme konusu davada, kısa karar ile gerekçeli hükmün hüküm fıkrası arasında yaratılmış bu karışıklığın usul yönünden bozma sebebi yapılmasına karar verilmiştir. (As. Yrg. Drl. Kurulunun 27.05.1999 tarih ve 1999/128-115; 25.11.2004 tarih ve 2004/133-156 sayılı kararları aynı mahiyettedir.)
2) Bilirkişi olarak tayin edilip kimliği saptanarak yemini yaptırılan ve isteği üzerine dosyayı incelemesi için kendisine mehil verilen bilirkişi Ord.Tkns.Üçvş.Metin DİKERin celse arasında hazırladığı bilirkişi raporunu mahkemeye getirip bıraktığı, söz konusu raporun müteakip duruşmada bilirkişi hazır olmaksızın okunup dosyaya konduğu görülmekte ve hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Hazırlık soruşturmasında yeminli dinlenmiş bilirkişilerin raporlarına karşı tarafların bir itirazı olmaması halinde dahi duruşmaya çağrılmaları ve raporlarını yeminle izah etmeleri zorunlu bir usul hükmü olarak uygulanırken, celse arasında düzenlenen rapor konusunda bilirkişinin duruşmaya çağrılıp yemini tahtında dinlenmemesi, raporuyla ilgili açıklama yaptırılmaması vicahilik prensibinin ihlali niteliğinde bir kanuna aykırılık olup hükmün bu usul hatası yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
3) Sanık huzurda saptanan savunmasında Temmuz 2003de Akçakale 2nci Hd. Taburuna katıldığında 126094 numaralı G3 P.Tüfeğinin kendisine teslim edildiğini, bu silahla atış yaptığını, Haziran 2004de Tabur lağv edilerek Bölüğünün Suruç 2nci Hd. Taburuna bağlanması sırasında Bl. Astsubayı tarafından iddianamede belirtilen 485738 numaralı silahın kendisine zimmetlendiğini, bu silahı eline dahi almadığını beyan etmektedir. Dz.5deki 7nci Kor. Loj.Ds.Bak.Mrk.K.lığınca düzenlenmiş 06.07.2004 tarihli hasar ve durum tespit raporundan Akçakale 2nci Hd.Taburuna ait 26 adet silahın arızalı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Sanığın savunması ve bunu dolaylı olarak destekleyen rapor nazara alındığında, savunmada belirtilen hususun araştırılması, Dz.4deki olay tutanağında imzaları bulunan görevlilerin ifadelerine başvurulması gerekirken bu husus yerine getirilmeden ve sanığın savunması hiçbir şekilde karşılanmadan noksan soruşturma ile kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4) Dz 46daki silah sicil kartında 485738 numaralı silahın 09.04.2002 tarihinde hf.kar. olarak durumu tespit edildiğinden, silahın sicil kartına göre sağlam olduğunu belirten bilirkişi mütalaası gerçeği yansıtmamaktadır. Bu nedenle diğer eksiklikler tamamlandıktan sonra yeniden yöntemine uygun olarak bir bilirkişi dinlenmesi ve silahtaki hafif karıncalı durumun 7nci Kor. Loj. Ds. Bak. Mrk. K.lığınca saptanan hasara neden olup olmayacağının, hasarın mühimce olup olmadığının, namlunun bakım sırasında harbi ile çizilmesi olasılığının, atış öncesi Birlik K.lığınca namlu kontrolü konusundaki yerleşmiş uygulama ve talimat esaslarının tespiti gerekirken belirtilen hususun yerine getirilmemesi de noksan soruşturma teşkil ettiğinden hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir.
5) Öte yandan, asıl olmayan ya da aslına uygunluğu onaylanmayan belgelere kuşku ile yaklaşılması gerektiğinden delil olarak ikamesi yasal değildir. İnceleme konusu dava dosyasında Dz.24 ve 25deki hasar maliyet raporu ve hasar durum tespit raporu onaylanmamış fotokopi olup, bu belgelerin asıllarının getirtilmemesi ya da suretlerinin asıllarına uygunluğunun yetkililerce onaylanmamış olması noksan soruşturma teşkil ettiğinden, hükmün bu yönden de bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma nedenleri karşısında, Adli Müşavirin uygulamaya yönelik temyiz nedenleri bu aşamada incelenmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adli Müşavir ve Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy