(1632 S. K. m. 47, 66, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 251) (1412 S. K. m. 74) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4)
Firar suçundan sanık Terhisli Top.Er Aslan KARABACAK hakkındaki 3 üncü Mknz.P. Tümen K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2004 tarih ve 2004/82-604 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 07 Mart 2006 tarih ve 2006/1476 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında 16.10.2001-20.11.2001 tarihleri arasındaki firar suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün (Dz.47) Askeri Yargıtay 1 inci Dairesi tarafından noksan soruşturma nedeniyle bozulması (Dz.59) üzerine, Askeri Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderilmesi suretiyle;
Sanığın 16.10.2001-20.11.2001 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK. nın 66/1-a ve TCK'nın 59uncu maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yol-nezaret ve tutuklulukta geçen sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1 inci maddesi gereğince mahkûmiyet süresinden mahsubuna, müşahede altında geçen sürelerin CMUK. nın 74/son maddesince cezasından mahsubuna karar verilmiştir (Dz.170).
Sanık hükmü süresinde; özetle, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, 647 sayılı Kanunun ve 5237 sayılı Kanunun lehe hükümlerinin uygulanmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir (Dz.177, 179).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosyada mevcut delillerden; 55.Mknz.P.Tug.Top.Tb.K.lığında görevli olan sanığın 16 Ekim 2001 tarihinde 3.Mknz.P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesine gönderildiği, Mahkemeye müracaat etmediği gibi birliğine de dönmediği, bir müddet firar halinde kaldıktan sonra 20.11.2001 tarihinde Sinopta polisler tarafından yakalandığı, böylece 16.10.2001-20.11.2001 tarihleri arasında firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında, kız arkadaşıyla arasındaki problemler nedeniyle firar ettiğini beyan etmiş olup, firar suçunun mazeret kabul etmeyen suçlardan olması sebebiyle, bu beyanlara itibar edilmeyerek hüküm kurulması yerinde bulunmuştur.
Sağlık Kurulu Raporuyla; antisosyal kişilikte keyif verici madde kullanımı tanısı konan sanığın, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, müsnet suçundan ötürü TCK'nın 46 ve 47 nci maddelerinden yararlanamayacağı tespit edilmiş bulunmaktadır (Dz.94, 95, 162, 166).
ASCK'nın 47 nci maddesi ve ASCKnuna (5329 sayılı Kanunla) getirilen Ek 8 inci madde karşısında, sırf askeri suç niteliğindeki firar suçu nedeniyle verilen hapis cezalarının ertelenmesinin mümkün olmadığı, keza 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ve ASCK'nın Ek 8 inci maddesinde bu suçlardan ötürü verilen kısa süreli hapis cezaları hakkında hapis cezasına seçenek yaptırımların (Adli Para Cezasına çevirmenin) uygulanmayacağının belirtildiği, 765 sayılı TCKnın 59/2 maddesine paralel olarak 5237 sayılı TCKnın 62/1 maddesince de takdiri indirim oranının 1/6 olduğu, sonuç olarak yeni yasal düzenlemelerde sanık hakkında tatbik imkanı olan lehe hiçbir yasal düzenlemenin bulunmadığı görüldüğünden; sanığın işlediği firar suçundan haklı ve inandırıcı gerekçelerle Kanunun öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması ve gerekli takdiri indirimin uygulanması suretiyle kurulan hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden yasaya aykırılık bulunmadığından hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 15.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy