(1632 S. K. m. 117) (765 S. K. m. 59, 72) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 228, 235, 236)
Müteaddit asta müessir fiil suçlarından hükümlü P.Kd.Bnb.Adil YARAR tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine Askeri Yargıtay Başsavcılığın istemin kabule değer olmama noktasından reddi görüşünü içeren 27.12.2005 tarih ve 2005/5684 sayılı tebliğnamesi ekinde gönderilen dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü hakkında, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 14.11.2000 tarih ve 2000/107-515 esas ve karar sayılı hükmü ile beş ayrı astına karşı asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 117/1, TCKnın 59 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uygulanarak her bir eylemi için tayin olunan 25.000.TL. ağır para cezasının TCKnın 72nci maddesi uyarınca toplanması suretiyle elde olunan 125.000.TL. ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup sözü edilen mahkûmiyet hükmü taraflarca temyiz yoluna başvurulmayarak 12.12.2000 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir.
Hükümlü 18.10.2005 tarihinde postaya verdiği dilekçesiyle Mahkumiyete konu asta müessir fiil eylemlerini işlemediğini, Bnb. Ahmet Şadi ÇAKIRın Bölüğünün mensubu Onb. Nihat YILMAZı hastanelik edene kadar dövmesi olayından dolayı suç dosyası hazırladıktan sonra üst makamlarca olayı kapatmasının telkin edilmesine karşın ısrarla işlem yapması nedeniyle Bnb. ÇAKIRın kendisine husumet beslediğini ve hakkında idari tahkikat yapıldığı için geçici olarak Bl.K.lığı görevinden ayrı kaldığında daha önce bölüğünün mensubu olup 7nci Bölüğe malen tertip edilen erlerle Bnb. ÇAKIRın temasa geçerek araştırma yaptığını ve bu erlerin bir kısmını aleyhinde ifade verecek şekilde hakkında komplo kurduğunu, sübutu kabul edilen eylemlerin görgü tanıklarının bulunmadığını, mağdur er Sedat TAŞPINARı bütün bölüğün önünde dövdüğü kabul edilmesine karşın sadece Er Selim TİREnin tanıklığına dayanılmasının yeterli olmadığını, olay tarihinde birlikte görev yaptığı Yzb. Yaşar KÖKEN, Tğm.Ali ASLAN, Bçvş.Levent YURTYAPAN, Bçvş.Mustafa ÖZ ile Bnb. ÇAKIRın müessir fiiline maruz kalan Onb. Nihat YILMAZın yeniden ifadelerine başvurularak olayın açıklığa kavuşturulmasını ve elde edilecek yeni deliller uyarınca yeniden yargılanmasına karar verilmesini ileri sürmek ve Bnb. Mustafa Yaşar KÖKEN, P.Bçvş. Levent YURTYAPAN ve P.Bçvş. Mustafa ÖZ tarafından imzalanmış beyan belgelerini dilekçesine eklemek suretiyle yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
353 Sayılı Kanunun 228inci maddesinde olağanüstü kanun yolu olan hükümlünün lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri A, B, C, D ve E bendinde sınırlı olarak sayılmıştır.
353 Sayılı Kanunun 228/E maddesi Yeni vakıalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde hükümlünün beraetini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olursa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebebi olacağını hükme bağlamıştır.
Bu maddeye göre, yeni olay veya yeni delillerin kuşkusuz yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nitelikte ve yargılama sırasında mahkemece bilinmemiş yahut evvelce verilmiş olan hükmü sarsacak ve mahkemeyi o kararın doğruluğu hususunda tereddüde sevk edecek mahiyette olması gerekir.
Oysa, hükümlünün dilekçesinde ileri sürdüğü hususları soruşturma ve kovuşturma aşamasında saptanan ifade ve savunmalarında da ileri sürdüğü, hükümlünün astlarına müessir fiilde bulunduğu hususunun Bnb. Şadi ÇAKIR tarafından ihbar ve şikayet olunduğu, Bnb.ÇAKIRın delil toplamak için bir kısım tanıklarla temasa geçtiğinin yargılama aşamasında bilinen bir keyfiyet olup tanıkların ifadelerinde bunu açıklayıp Bnb.ÇAKIRın kendilerine baskı ve telkinde bulunmadığını açıkladıkları anlaşılmaktadır. Bu duruma göre hükümlü daha önce ileri sürdüğü savunma ve istemlerini yeni delil ve vakıa olmaksızın dilekçesinde bir kez daha tekrarlamaktadır. Dilekçesine eklediği belgelerdeki beyanlar ise, doğrudan olayla ilgili olmayan ve hükümlünün görevine bağlı ve örnek bir subay olduğuna ilişkin anlatımlardan ibaret olup yeni bir delil niteliğinde değildir.
Bu duruma göre, hükümlü tarafından yeni delil olarak yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde ileri sürülen beyan ve eklenen belgeler, 353 Sayılı Yasanın 228/E maddesinde yazılı olduğu şekilde yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutulduklarında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne konu asta müessir fiil suçlarından beraetini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanmasını gerektirebilecek derecede önemli ve yeni bir delil niteliğinde bulunmadığından, hükümlünün isteminin kabule değer olmaması noktasından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün yerinde görülmeyen yargılamanın yenilenmesi isteminin 353 sayılı Yasanın 235 ve 236/2nci maddeleri uyarınca kabule değer olmaması noktasından REDDİNE,
Tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy