(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 16, 221)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık (Ter.) J.Onb.Şuayıp ZEYBEK hakkında 2 nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 14.06.2005 gün ve 2005/183-241 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının onama görüşünü içeren 07.03.2006 gün ve 2006/1496 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın 21.07.2003 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 87/1 inci maddesinin 1inci cümlesi ve TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 23.00 YTL. Hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
Sanık hükmü, suçsuz olduğunu belirterek süresinde temyiz etmiş, tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Diğer sanık, Bşçvş. Elvan PEKER hakkındaki beraat hükmü temyiz edilmemekle kesinleşmiş olduğundan inceleme dışında tutulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden, sanık Ter.J.Onb.Şuayıp ZEYBEKin Şırnak/Uludere-Şenoba 6 ncı J.Sınır Tb.K.lığına 13.05.2003 tarihinde katılmasını müteakip, 20.05.2003 tarihinde bir çok talimatla birlikte Dz.40da kayıtlı talimatın da tebliğ edildiği, bu talimatın 2 nci maddesinde Patlayıcı tip eğitim yardımcı maddelerini (tatbikat el bombası, donanma patlayıcısı, büzmeli manevra fişeği, sis bombası, fünye vb, kapsül) kesinlikle personel üzerine atmayacağım, yaklaşmayacağım, korkutmak maksadıyla kullanmayacağım. Ayrıca malzemeyi tatbikat alanı dışına çıkarmayacağım. şeklinde bir emrin de bulunduğu,
Birliği Komutanlığınca depocu olarak görevlendirilen sanığa, 21.07.2003 tarihinde amiri durumundaki Bçvş.Elvan PEKERin deponun anahtarlarını vererek koğuştaki yatak kılıflarını levazım deposuna taşımaları emrini verdiği, sanığın diğer depocu Er Kurtuluş BELEN ile birlikte muhafız koğuşunda bulunan yatak kılıflarını alarak şoför Mücahit DEMİRin kullandığı Land-Rover aracı ile levazım deposuna götürerek bıraktıkları, burada sanığın levazım deposu olarak kullanılan konteynır da bulunan matara ve hücum yeleklerinin, mühimmat deposuna taşınacağına ilişkin Bşçvş. Elvanın birkaç gün önce verdiği emri hatırlayarak, bu malzemeleri taşımak için bir çuval aradığı, hurdalıkta bulunan sandıkları açtığında birinin içinde çakmağa benzer bir metal görüp cebine koyduğu, daha sonra bir çuval bularak konteynır depoya döndüğü, diğer depocu er Kurtuluş ile matara ve hücum yeleklerini çuvala doldurup, yine Mücahitin kullandığı araçla mühimmat deposuna götürdükleri, malzemelerin indirilmesinden sonra, Kurtuluş ve Mücahit isimli erlerin ayrıldığı, sanığın mühimmat sandıklarının etiketlerini değiştirmek için depoda kaldığı, bu sırada sanığın cebinde bulunan, hurdalıktan bulduğu çakmağa benzer şeyi cebinden çıkardığı, esasen el bombası fünyesi olan bu malzemenin sanığın kurcalaması sonucu patladığı, elinden ve göğsünden hafif şekilde yaralanan sanığın Şırnak Asker Hastanesine götürüldüğü, tedavisi yapılarak 10 gün istirahatla taburcu edildiği maddi olay olarak sabit olup, sanığın bu eylemi nedeniyle kendisine daha önce tebliğ edilmekle malum ve muayyen hale getirilen emre aykırı olarak hareket etmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
ASCK'nın 87/1 inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için kanunda sayılan maddi unsurların, yani olayda kabul edildiği gibi .... patlayıcı maddelere yaklaşılmaması ..... şeklindeki eylemin gerçekleştirilmesi yanında, bu eylemin aynı zamanda suç işleme kastı ile de yapılmış olması, başka bir ifadeyle manevi unsurun da gerçekleşmesi gerekmektedir.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında ısrarla; acemi eğitim birliğinde el bombası ve fünyesi görmediğini, yeni birliğinde operasyon sandığında el bombası gördüğünü, ancak fünyeyi ayrı olarak görmediğini, bulduğu fünyenin patlayıcı özelliği olduğunu bilmediğini, bulduğu malzemeyi daha sonra kontrol etmek için alarak cebine koyduğunu, fünye olduğunu sonradan öğrendiğini beyan etmiş (Dz.30, 52, 77, 78), suçsuz olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Suç dosyasında sanığın bu savunmalarının aksini kanıtlayacak, yani el bombasını ve parçalarını bildiği, eğitiminin verildiği, sanığın bilerek ve isteyerek fünyeyi patlattığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi, elinde patlaması nedeniyle her zaman uzuv kaybı ya da uzuv tatiline uğrama, sakat kalma riski de bulunmaktadır.
Dz.41de kayıtlı vaka kanaat raporunda sanığın bulduğu fünyeyi cebine koyması ve cebinden çıkardığında depo anahtar tomarının dolanmış olması sonucunda patlamanın gerçekleştiğinin kanaat olarak belirtilmesi, Dz.43de kayıtlı idari tahkikat raporunda da mühimmatla ilgili olarak çalışmadan önce J.Onb.Şuayip ZEYBEKe gerekli izahta bulunulmadığının belirtilmesi karşısında, hurdalıkta bulduğu çakmağa benzeyen metal parçasını, fünye olduğunu bilmeden (merak saiki ile alıp), kendi ifadesine göre komutanına göstermek için cebine koyduğunu, daha sonra cebinden çıkardığında depo anahtar tomarına karışması nedeniyle ayırırken patladığını söyleyen sanığın bu savunmalarının aksini kanıtlayacak ve emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket ettiğini ortaya koyacak bir delil mevcut olmadığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün esas yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca esas (sübut) yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye aykırı olarak, 15.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy