(1076 S. K. Ek. m. 6)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Aday Adayı Memiş KAYA hakkındaki Deniz Kuvvetleri K.lığı Askeri Mahkemesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/249-335 sayılı beraat hükmünün, Askeri Savcı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.02.2006 tarih ve 2006/1026 sayılı bozma istemini içeren tebliğnamesinin aleyhe görüş içermesi nedeniyle sanığa tebliğ edilerek adı geçenin görüşünün tespit edilmesinin ardından tebliğname ekinde Dairemize gönderilen dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, kendisine yüklenen 01.08.2003-11.11.2003 tarihleri arasındaki bakaya suçundan dolayı daha önceki celp sırasında mevcut olan rahatsızlığının tabi olduğu Ağustos 2003 celbinde de mevcut olup olmadığı yönünde şüphe oluştuğu ve şüphenin tüm araştırmalara rağmen giderilmediği gerekçesiyle ve bakaya suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek beraetine karar verildiği,
Bu hükmün Askeri Savcı tarafından sanığın tabi olduğu Ağustos 2003 celbinde rahatsız olduğunu belgeleyemediği, soyut beyanının dikkate alınarak beraetine karar verilmesinin isabetli olmadığı belirtilerek sanık aleyhine temyiz edildiği,
Tebliğnamede, celp döneminde rahatsız olduğunu hiçbir somut delil veya emareyle ortaya koyamayan sanık hakkında mahkûmiyet yerine şüphe nedeniyle beraet kararı verilmesinin Kanuna aykırı olduğu, sanığa grup numarasını ve muhtemel celp dönemini gösteren askerlik durum belgesinin tebliğ/teslim edildiğine dair belgenin dosyaya ithal edilmemesinin noksan soruşturma teşkil ettiği belirtilerek beraet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirildiği,
Aleyhe görüş içeren tebliğnameye karşı sanığın kuşkudan sanığın yararlandırılmasının evrensel ceza hukukunun ilkesi olduğu, hakkındaki beraet kararının onanması gerektiği yönünde görüş bildirdiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; 01.07.2001 tarihinde Niğde Üniversitesi Aksaray Beden Eğt. ve Spor Yük. Okulundan mezun olan sanığın 27.03.2002 tarihinde son yoklamasını yaptırdığı, 2002/3üncü grup Yd.Sb.Aday Adayı olarak askerliğine karar alınan sanığın Nisan 2003 celbine tabi olduğu, yasa hükmü uyarınca tebligat yerine geçen Yd.Sb.Celbi TRT duyurularına göre en geç 31.03.2003 günü askerlik şubesine uğrayıp sevk evraklarını alması gerekirken celbe katılmadığı, mazeretli olanların 31.07.2003 günü sevk edileceklerini açıklayan Ağustos 2003 Celbi TRT duyurularına rağmen bu celbe de katılmayan sanığın 11.11.2003 tarihinde yerli askerlik şubesi olan Konya Karatay Askerlik Şubesine müracaat ederek bakayalığını sona erdirdiği, ifadesinin tespiti sırasında Konya Meram 7 No.lu Sağlık Ocağınca düzenlenmiş 26.03.2003 tarihli ve 10 gün yatak istirahatini öngören raporu ibraz ettiği, hakkında Ağustos 2003 celbine katılmayarak bu suretle 01.08.2003-11.11.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, anlaşılmaktadır.
Sanığın 26.03.2003 tarihli raporda belirtilen hemoroid rahatsızlığının Ağustos 2003 celbinde de mevcut olduğunu ve iyileşince askerlik şubesine başvurduğunu belirtip bu yönde savunma yapması ve Mahkemece sanıktan bu durumu bilenlerin kim olduğunun sorulması üzerine sanığın rahatsızlığı esnasında babasının Konyadaki evinde kaldığını söylemesi ve rahatsızlığını bilen kişiler olarak babası Ramazan KAYA ve teyzesinin oğlu Mevlüt ÖZYERin isimlerini bildirmesinin ardından, Mahkemece adı geçen şahısların istinabe talimatıyla ifadeleri saptanıp, ayrıca hemoroid hastalığı konusunda bir genel cerrahi uzmanı bilirkişi olarak dinlendikten sonra, yukarda yazılı olduğu şekilde sanığın beraetine karar verilmiş ise de;
Sanığın 26.03.2003 tarihinde Konya Meram 7 No.lu Sağlık Ocağında muayene olup istirahat alması dışında, 11.11.2003 tarihine kadar geçen sürede özel ya da resmi herhangi bir sağlık kuruluşunda muayene ve tedavi olmadığı hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Tanık Mevlüt ÖZYER ifadesinde, sanığın iş arkadaşı olduğunu, birlikte inşaatta çalıştıklarını, 2003 yılı yaz ayında sanığın hemoroid nedeniyle rahatsızlanıp hastaneye giderek rapor aldığını, çalışmayı bıraktığını, babasına sorduğunda evde yattığını öğrendiğini beyan etmiştir. Görüldüğü gibi bu tanığın beyanı 26.03.2003 tarihinde rapor alınan döneme ilişkin olup Ağustos 2003 celbine ilişkin bir beyanı ve gözlemi bulunmamaktadır.
Öte yandan, gerek sanığın gerekse babasının beyanları soyut mahiyette olup, somut nitelikte bir delil ya da emareyle desteklenmemekte, resmi ya da özel bir sağlık kuruluşunun rapor ya da muayene kaydıyla ciddiyet kazanmamaktadır. Nasıl ki, sanık Nisan 2003 celbi döneminde mazeretini belgelemek için bir sağlık kuruluşuna başvurmuşsa, Ağustos 2003 celbinde de aynı başvuruyu yapmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Bilirkişinin hemoroid rahatsızlığı konusundaki genel açıklamalarının, sanığın Ağustos 2003 celbinde mütalaada olasılık olarak belirtilen ağır tablo içinde olduğunu kabul için yeterli olmadığı, varsayımın giderilemeyen şüphe olarak benimsenmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sanığın yasal mazereti nedeniyle Nisan 2003 celbine katılamamasının ardından sevke tabi olduğu Ağustos 2003 celbinde yasal olarak kabul edilebilir bir sağlık mazereti olmadığı ve ortada giderilemez şüpheli bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemenin sanığın soyut mahiyetteki beyanlarını mazeret olarak kabul ederek tesis ettiği beraet kararında isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 1076 sayılı Kanunun Ek 6ncı maddesine göre Yd.Sb.Aday Adayları için resmi tebligat sayılan ve grup numaralarına göre sevk edilecek adayları açıklayan TRT duyurularının geçerli kabul edilmesi için, duyuruların muhatabı olan yükümlülerin hangi celpte sevk edileceklerini ya da grup numaralarını önceden bilmeleri gerekmektedir. Oysa, sanığa son yoklama sırasında imzası karşılığı tebliğ edilmiş olan üzerinde grup numarası ve muhtemel celp döneminin belirtildiği orijinal askerlik durum belgesinin dava dosyasında yer almadığı, bunun yerine bakaya eyleminin son bulduğu 11.11.2003 tarihinde düzenlenmiş askerlik durum belgesinin dosyaya konmuş olduğu görülmektedir.
Sanık hakkında geçerli bir tebligat bulunup bulunmadığının saptanması için, sanığa imzası karşılığı tebliğ edilmiş olan üzerinde grup numarası ve muhtemel celp döneminin belirtildiği orijinal (ilk) askerlik durum belgesinin ya da grup numarasının ve Nisan 2003 celbinde sevk edileceğinin sanığa celpten önce bildirildiğini gösterir sair belgelerin celp edilmemesi noksan soruşturma teşkil ettiğinden hükmün belirtilen noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen, beraet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince noksan soruşturma nedeniyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy