(1632 S. K. m. 63) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 5)
Bakaya kalmak suçundan sanık Hv. P.Er Adem YENER hakkındaki Hv.Eğt.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 31.08.2005 gün ve 2005/428-310 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, dosyanın Başsavcılığın 08 Mart 2006 gün ve 2006/1515 sayılı esas yönünden bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gönderildiği görülmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 28.05.2003-22.03.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği sabit kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra yakalananlar cümlesi, TCKnın 62/1 ve 647 Sayılı Kanunun 4/1inci maddeleri uyarınca 1650 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından süresinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde;
ASCK'nın 63/1-A maddesinde düzenlenen bakaya suçunun oluşabilmesi için, usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligata rağmen, yükümlünün geçerli bir mazereti bulunmaksızın yerli askerlik şubesinin tabi olduğu celp ve sevk döneminde kabule değer bir özrü olmaksızın sevkini yaptırmamış ve ayrıca suç işleme kastı ile hareket etmiş olması unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında; askerlik çağına girmeden önce tutuklanan ve 27.04.2002 tarihinde tahliye edilen sanık hakkında askerlik kararı alınarak Kasım 2002 celbinde silah altına alınması için çıkarılan celp için çağrı pusulasının 13.05.2002 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edilerek 21.11.2002 tarihinde Askerlik Şubesine müracaat etmesi gerektiğinin bildirildiği (Dz.5), sanığın söz konusu sevk tarihinden önce hırsızlık suçundan 08.10.2002 tarihinde tutuklandığı ve sevk döneminden sonra, 20.12.2002 tarihinde tahliye edildiği, tahliyesini müteakip herhangi bir askerlik şubesine müracaat etmeyen sanığın emsallerinin 21-27 Mayıs 2003 tarihleri arasında sevk edilmesinden sonra 22.03.2004 tarihinde yakalanarak ele geçirildiği (Dz.2), aynı gün eğitim birliğine bir gün yol süresi tanınarak sevk edildiği ve 24.03.2004 tarihinde birliğine katıldığı, böylelikle sanığın 28.05.2003-22.03.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek sanık hakkında, müsnet suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sevki için, Askerlik Şubesine davet olunduğu tarihte cezaevinde olduğundan, davete icabet edemeyen sanığın, cezaevinden tahliyesini müteakip sevk tarihinin geçmiş olduğu düşüncesi ile Askerlik Şubesine müracaat etmemesinde (Dz. 6,31) suç kastı ile hareket ettiği kesin bir şekilde söylenemeyeceği gibi, sanığın, cezaevinden tahliyesini müteakip askerlik şubesince, usulen yeniden celp edilmesi gerekirken, usulüne uygun, amaca elverişli ve geçerli bir tebligatın bulunmaması nedeniyle, maddi unsuru itibariyle oluşmayan müsnet suçtan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, verilen mahkumiyet kararı yasaya aykırı bulunmakla esastan bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince esas (sübut) yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy