(1632 S. K. m. 87) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 7) (5275 S. K. m. 107) (647 S. K. m. 19)
Hükümlü Top. Çvş. Yunus KELEŞ hakkındaki 3üncü Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 06.10.2005 tarih ve 2005/971-471 sayılı duruşmasız işlere dair kararına hükümlü tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 tarih ve 2005/5690 sayılı ve itirazın reddi istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak gönderilen evrak üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3üncü Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2004 tarih ve 2004/378-379 esas ve karar sayılı hükmü ile hükümlü Top. Çvş. Yunus KELEŞin 24/25 Şubat 2004 tarihinde işlediği emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı ASCKnın 87/1(birinci cümle) ve TCKnın 59/2nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip bu hükmün Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 14.09.2005 tarih ve 2005/860-853 sayılı ilamıyla onanarak 14.09.2005 tarihinde kesinleştiği,
Cezanın infazı aşamasında Askeri Savcılığın koşullu salıverilme tarihinin hesabında hangi kanunun uygulanacağının belirlenmesine dair istemi üzerine, 3üncü Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 06.10.2005 tarih ve 2005/971-471 sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile 25 gün hapis cezasının hükümlü lehine olan 647 sayılı Kanun hükümlerine göre infazı gerektiğine karar verildiği,
Hükümlünün bu karara karşı, mahkûmiyet hükmünün lehine bozulması gerektiğini açıklayıp hükmü temyiz ettiğini belirterek itirazda bulunduğu, tebliğnamede, itirazın reddi yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Hükümlünün dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz denetimi kapsamında kalan hususların ortada kesin hükmün varlığı karşısında incelenemeyeceği nazara alınarak, talebi inceleme konusu duruşmasız işlere dair karara nedensiz itiraz olarak kabul edilmek suretiyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulama başlığını taşıyan 7nci maddesinin 3üncü fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı bakımından, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar haricinde kalan hükümlerin lehe ya da aleyhe olduğuna bakılmaksızın derhal uygulanacağı; hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili hükümler yönünden ise 1 ve 2nci fıkralardaki zaman bakımından uygulama kurallarının uygulanacağı öngörülmüştür.
Sonradan yürürlüğe giren bir kanunla fail lehine bir hüküm getirilmediği sürece suç, işlendiği zamanın kanununa tabidir. Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanunun 107/2nci maddesine göre koşullu salıverilme için hükümlünün cezasının 2/3ünü infaz kurumunda çekmiş olması gerekeceğinden, cezanın 1/2sinin infaz kurumunda çekilmiş olmasını öngören 647 sayılı Kanun hükümlerinin hükümlü lehine olduğunda kuşku yoktur.
Açıklanan nedenlerle, 5275 sayılı Kanunun hükümlü lehine olmadığını ve infazın suç tarihlerinde yürürlükte olan 647 sayılı Kanuna göre yapılması gerektiğini açıklayan duruşmasız işlere dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ve inceleme konusu kesin hükümdeki hapis cezası yönünden lehe kanun kuralının uygulanmasını gerektirir koşulların oluşmadığı görüldüğünden, hükümlünün itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün yerinde görülmeyen itirazının 353 sayılı Kanunun 204üncü maddesi uyarınca REDDİNE,
Tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy