(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (1076 S. K. Ek m. 6) (5237 S. K. m. 45, 50) (5335 S. K. m. 22) (353 S. K. m. 220, 221)
Bakaya kalmak suçundan sanık Ter. K.D.P.Onb. Oğuz KAPTAN hakkında 1 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 11.04.2005 gün ve 2005/312-78 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresi içinde temyizi nedeniyle dava dosyası Başsavcılığın düzeltilerek onama görüşünü içeren 08.03.2006 gün ve 2006/1539 sayılı Tebliğnamesi ekinde Dairemize gelmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece; sanığın, 01.12.2004-13.12.2004 tarihleri arasında üç ay içinde kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya kalmak suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A, TCK'nın 59 ve 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddeleri uyarınca 1.113.750.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, anılan hükmü; beraat kararı verilmesi gerektiğini, parayı ödeyecek durumda olmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün onanması yolunda görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 1999/05 inci grup numarasıyla askerliğine karar alınan sanığın Aralık 2004 yedek subay celp döneminde sevke tabi olduğu yükümlülere tebliğ mahiyetindeki TRT duyurulara gereğince 30.11.2004 tarihine kadar Askerlik Şubesine başvurması gerekir iken, 13.12.2004 tarihine kadar bakaya kaldıktan sonra bu tarihte kendiliğinden başvuruda bulunduğu, böylece 31.12.2004 - 13.12.2004 tarihleri arasında bakaya kaldığından bahisle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Sanık işlerinin yoğun olduğu ve tebligat yapılmadığını mazeret olarak ileri sürmüş ise de, Askerlik Durum Belgesinin kendisine tebliğ edilmesi, 1076 sayılı Kanunun Ek-6ıncı maddesi uyarınca TRT duyurusunun yasal tebliğ niteliğinde olması nedeniyle Askeri Mahkemece sanığın mazeretine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, hükümden sonra 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 45 inci maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununda mevcut ağır para cezası kaldırılmış olup, yerine adli para cezası getirilmiş bulunmaktadır. Yine 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi yerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesi ikame edilmiş, 01 Mayıs 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile de adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu düzenlemeler nedeniyle, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2004 yılı için bir gün karşılığı 11.00 YTL. üzerinden hesaplanması suretiyle, sonuç olarak 825.00. YTL. adli para cezasına çevrilmesi gerektiğinden, 1.113.750.000. Lira ağır para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı görülmüş ve hüküm sanığın temyizine atfen, uygulama yönünden bozulmuştur.
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-j maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden bozulmasına;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, hükmün 3 üncü paragrafının Sanık hakkında tertip edilen kısa süreli hapis cezasının bir gün karşılığı 11.00 (Onbir) Yeni Türk Lirası üzerinden, sonuç olarak sekizyüz yirmi beş yeni türk lirası adli para cezasına çevrilmesine;
Bu para cezasının sanıktan aylık taksitler halinde yirmi eşit taksitte alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının gecikme zammı alınmaksızın sanıktan tahsiline şeklinde düzeltilerek onanmasına;
Tebliğnamede yazılı görüşe sebepte farklı sonuçta uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy