(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 19, 59, 119) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 45, 62, 72, 75) (5275 S. K. m. 122)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık J.Er Celalettin YAZILITAŞ hakkında 48 inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 31.05.2005 gün ve 2005/926-323 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebepsiz olarak temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 08.03.2006 gün ve 2006/1544 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması görüşü ile Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 23.08.2004-24.08.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 63/1-A (yedi gün içinde gelenler cümlesi), TCKnın 119/5, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince sonuç olarak 88.00 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 5 eşit taksit hâlinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve 6183 sayılı kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından süresinde sebepsiz olarak temyiz edilmiş, tebliğnamede hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Yozgat/Çayıralan Askerlik Şubesince sanık adına çıkartılan sevk için çağrı pusulasının 03.08.2004 tarihinde sanığın kendisine tebliğ edildiği (Dz.16), bu tebligat uyarınca 21.08.2004 tarihinde şubeye gelen sanığın, 1 gün yol süresi verilerek eğitim birliğine sevk edildiği (Dz.2), 22.08.2004 günü sonuna kadar birliğine katılması gerekirken 1 gün gecikerek 24.08.2004 tarihinde katıldığı, bu suretle 23.08.2004-24.08.2004 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanığın işlemiş olduğu geç iltihak suretiyle bakaya suçunun ön ödeme kapsamında olması nedeniyle yapılan ön ödeme tebligatı üzerine, belirtilen para miktarını yasada öngörülen sürede ödememesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.(Dz.30)
Askeri Mahkemece, sanığın işlemiş olduğu geç iltihak suretiyle bakaya suçundan ASCKnın 63/1-A maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilirken, yapılan ön ödeme tebligatı üzerine sanığın ödeme yapmaması nedeniyle cezası TCKnın 119/5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak sonuç olarak 88.00 YTL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Askeri Mahkemece müsnet suçun sübutunun kabulünde ve vasıflandırılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; sanık hakkında hüküm kurulurken 765 sayılı TCK uygulanmış, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı yeni TCK yürürlüğe girmiştir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. O halde, her iki kanunda da suç olarak öngörülen eyleme önceki ve sonraki kanunların ilgili hükümleri uygulanacak, sonuçlar birbiri ile karşılaştırılacak, sanık hakkında en lehe olan hüküm tatbik edilecektir.
01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın; ön ödeme müessesesinin düzenlendiği 75 nci maddesinde ön ödeme teklifinin süresi içerisinde yerine getirilmemesi durumunda, 765 sayılı Kanunun 119/5 inci maddesinde belirtilen 1/2 artırım oranı düzenlenmemiş, ancak 5237 sayılı TCKnın 75 ve 62 nci maddesi uyarınca geç iltihak suretiyle bakaya suçundan tayin edilecek cezanın asgari haddinin beher gününün 20 YTL üzerinden paraya çevrilmesi sonucu, sanığa asgari 100 YTL. adli para cezasına hükmedilmesi gerekecektir.
Dava konusu olayda; ön ödeme kurumunun düzenlendiği 5237 sayılı TCKnın 75 nci maddesinde tebliğ edilen cezanın ödenmemesi durumunda cezanın 1/2 oranında artırılmasının düzenlenmediği, bu durumun sanık lehine olduğu düşünülebilir ise de; Askeri Mahkemenin GİS Bakaya suçundan ASCKnın 63/1-a, 765 sayılı TCKnın 119/5, 59/2 ve 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle tayin edilen 88.00 YTL. ağır para cezasının, 5237 sayılı TCKnın 75 ve 62 nci maddelerinin tatbiki ile tayin edilecek 100.00 YTL adli para cezasına göre sanığın daha lehine olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle 765 sayılı TCKnın hükümlerinin sanık lehine sonuç doğurduğu açık olduğundan, 5237 sayılı Kanun hükümleri ile karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması bozma sebebi yapılmamıştır.
Keza, sanık hakkında sonuç olarak hükmedilen 88.00 YTL. Ağır para cezasının, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı TCKnın 19 uncu maddesinde belirtilen para cezasının alt sınırından az olması nedeniyle takside bağlanması kanuna aykırı olmakla birlikte aleyhe temyiz olmadığı için bu aykırılık da bozma sebebi sayılmayıp tenkitle yetinilmiştir.
Ancak, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 nci maddesi ile ağır para cezası kaldırılmış, sadece hapis ve adli para cezası öngörülmüştür.
Diğer yandan, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, hükmün bu aykırılıklar nedeniyle uygulama yönünden bozulması gerekmiş, bu bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca sanığın temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak; bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, geç iltihak suretiyle bakaya suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün gecikme zammı ile ilgili bölümünün çıkarılmasına,
Para cezasının tayinine ilişkin bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 11.00 (onbir) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, aylık 5 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak 88.00 (seksen sekiz ) YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy