(1632 S. K. m. 47, 85) (765 S. K. m. 59, 71) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 217, 221)
Müteaddit amire hakaret suçlarından sanık Bad.Kad. Bşçvş. Mustafa Taner OKÇULAR hakkında 2 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 15.12.2004 gün ve 2004/305-908 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükümlerin, sanık tarafından sebep gösterilmeksizin süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükümlerin bozulması görüşünü içeren 08.03.2006 gün ve 2006/1545 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Askeri Mahkemece; sanığın,
1. 16.12.2002 tarihinde Bad.Tğm.Mustafa ÇELİKe karşı amire hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 85/1 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4/son ve ASCKnın 47/A maddesi uyarınca cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına;
2. 16.12.2002 tarihinde P.Yb. Selim BALa karşı amire hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 85/1 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4/son ve ASCKnın 47/A maddesi uyarınca cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına;
Cezaların TCKnın 71 inci maddesi uyarınca içtima ettirilerek sonuç olarak beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hükümler, sanık tarafından özetle; Yb. Selim BALa karşı işlediği iddia edilen suçun somut delillerle ispat edilemediği, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, tanıkların tarafsız olmadığı, Yarbayın emri altında çalıştıkları, Tğm. Mustafa ÇELİKin de ifadelerinin bir kısmının kabul edilmeyip bir kısmının aleyhine delil kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığı sebepleriyle süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, Bad.Tğm.Mustafa ÇELİKe karşı işlenen amire hakaret suçundan kurulan hükmün noksan soruşturma yönünden, Yb.Selim BALa karşı işlenen amire hakaret suçundan kurulan hükmün ise sübut yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, sanık Bad.Astsb.Bçvş.Mustafa Taner OKÇULARın Keşan 4 üncü Mknz.P.Tug.Bando Komutanlığı emrinde görevli iken, 16.12.2002 tarihinde KKK.lığı denetlemesi için sanığın bağlı bulunduğu Ds.Kt.ları Komutanlığı birliklerinin araziye çıktığı, aralarında sanığın da bulunduğu bir kısım personelin ise kışlada kaldığı; personelin gece de birlikte kalacak olması nedeniyle sanığın gündüzden temin ettiği bir miktar alkollü içkiyi aynı günün akşamı, görev yaptığı birlikte Astsb.Mehmet ŞAHİN ile birlikte içtiği,
Saat 22.00 sıralarında Tug. Komutanın kışlaya gelebileceğinin bildirilmesi üzerine, Ds.Kt.K.Vekili olarak kışlada kalan Yzb.Petek MANAVın, bu durumu olay günü kışla Nöb.Amiri ve aynı zamanda sanığın Birlik Komutanı olan Bad.Tğm.Mustafa ÇELİKe ileterek, birliği uyarmasını söylediği; Nöb.Amiri Tğm.Mustafa ÇELİKin bütün birlik personelini uyarmak için birlik komutanlıklarına ve bu arada Bando Komutanlığında en kıdemli personel olan sanığa da telefon ettiği, sanığın Tug.K.nın geleceğine inanmayarak, kendisinin içki içmesinin engellenmesinin istendiğini düşünerek, telefonda amiri durumundaki Bad.Tğm.Mustafa ÇELİKe sikerim seni şeklinde küfür ederek amire hakaret suçunu işlediği;
Telefon görüşmesinden sonra kışla nizamiyesine gelerek taşkınlık yapması üzerine, Ds.Kt.Komutanı Yb.Selim BALa haber verildiği, araziden kışlaya gelen ve yanında birlik doktorunu da getiren Yb.Selim BALın alkol muayenesini yaptırmak üzere sanığı çağırdığında, sanığın muayeneyi kabul etmediği ve Ds.Kt.binasında yazıcıların odasında amiri durumundaki Yb.Selim BALa amına koyayım (koyacağım), orospu çocuğu şeklinde ancak dudaklarını oynatarak ve sessizce küfür etmek suretiyle amire hakaret suçunu işlediği,
Askeri Mahkemece kabul edilerek her iki suçtan ayrı ayrı yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır.
1. Sanığın Tğm. Mustafa ÇELİKe karşı eyleminin değerlendirilmesi:
Yukarıda anlatılan şekilde sübut bulduğu kabul edilen eylem nedeniyle sanığın telefonda amiri olan mağdur Tğm. Mustafa ÇELİKe; si...im seni dediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de; baştan beri suçlamaları inkar eden sanığın savunmalarının aksine, olayın tek tanığı durumunda bulunan mağdurun anlatımlarının sübuta esas alınabilmesi için mevcut yan delillerle bu beyanın desteklenmesi gerekmektedir.
Mağdur Tğm. gerek hazırlıkta tespit edilen ifadelerinde, gerekse mahkeme huzurunda tespit edilen yeminli ifadesinde; sanığın kendisine küfür ettiğini, bu durumu Yzb. Petek MANAVa ilettiğini beyan etmektedir. Yzb. Petek MANAV hazırlıkta dinlenilmesine rağmen, huzurda dinlenilmediğinden ifadesi hükme esas alınmamıştır. Bu nedenle mağdurun küfür olayını anlattığını beyan ettiği Yzb. Petek MANAVın ve telefonla konuşma esnasında mağdurun yanında bulunduğu anlaşılan haberci Onb. Gökhan BAYRAKın olayın gelişimi ile ilgili olarak tanık sıfatıyla yeminli bilgi ve görgülerinin tespit edilmeden nihai hükme varılması isabetsiz bulunduğundan hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın Yb. Selim BALa karşı eyleminin değerlendirilmesi:
Yukarıda belirtilen eylemin devamında, kendisine haber verilmesi üzerine kışlaya gelen ve yanında birlik tabibini de getiren Ds.Kıtaları Komutanı Yb.Selim BAL ın, alkol muayenesinin yapılmasını istediği sanığı, saygısızca ve küfürlü konuşmalar yapması üzerine odasından çıkardığı, koridorda da aynı davranışlarına devam eden sanığın yazıcılar odasına girdiğinde, peşinden gelen Yb.Selim BALa hitaben ve yüzüne karşı, ancak ses çıkarmadan dudaklarını oynatarak senin a....a koyacağım, orospu çocuğu, şerefsiz şeklinde hakaretamiz sözleri söylediği, Yb.Selim BAL ile tanıklar Ulş.Er Gökcen ÇOBAN (Dz.66), Ulş.Onb.Tolga GİRGİN (Dz.65), Ord.Çvş.Gürkan COŞKUN (Dz.122,137) un yeminli ve birbirini doğrulayan ifadeleri ile sübuta erdiğinden, Askeri Mahkemece müsnet suçun sabit görülmesinde ve ceza uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Yb. Selim BALın Dz.29da kayıtlı vaka kanaat raporunda, sanığın bizzat kendisine küfür ettiğini belirtmesi, Dz.81de kayıtlı yeminli ifadesinde aynen ... bana hitaben, senin a.... koyacağım, orospu çocuğu, şerefsiz diyerek küfür etti. şeklinde beyanda bulunması, tanık Tolga GİRGİNin ... sanık Selim Yb.a a.... kodumun orospu çocuğu diyerek dudaklarını oynatarak küfür etti şeklinde yeminli beyanı, tanık Gökçen ÇOBANın Dz.66da kayıtlı ... sanık ağzını oynatarak ses çıkarmadan a.... koyayım dedi ... Selim Yb. ile diyolog içindelerdi, ona doğru, bu sözü ağız oynatarak sarfetti. şeklindeki yeminli beyanı, Tanık Gürkan ÇOŞKUNun Dz.122de kayıtlı ... Komutanımızın ikaz etmesine karşın kendisine şerefsizsiniz, ayrıca a.... koyacağım senin, orospu çocuğu ... şeklindeki yeminli beyanları karşısında; sanığın Yb.Selim BALa küfür ettiği hususunun şüpheli kalması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine dair tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanığın kabul değer bulunmayan temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan, Sanık Bad.Kad.Bşçvş.Mustafa Taner OKÇULARın Yb.Selim BALa karşı işlediği amire hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA; tebliğnameye aykırı olarak,
2. Sanık Bad.Kad.Bşçvş.Mustafa Taner OKÇULARın Tğm.Mustafa ÇELİKe karşı işlediği amire hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy