(1632 S. K. m. 87) (353 S. K. m. 178, 179, 221)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanıklar Dz.Er Osman SEMİZ, Dz.Porsun Er Çağlar ÖÇAL ve Dz.Serdümen Er Aykut GÖRAL haklarında Gn.Dz.Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 21.12.2004 ve 2004/1406-839 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükümlerinin sanıklar tarafından süresinde sebepsiz olarak temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının usul, noksan soruşturma ve uygulama yönlerinden bozma görüşünü içeren 28.12.2005 gün ve 2005/5694 sayılı Tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, Sanıkların; 20.09.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediklerinin kabulüyle, her bir sanığın eylemine uyan ASCKnın 87/1 inci maddeleri gereğince ayrı ayrı bir ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
353 Sayılı Kanunun 178 inci maddesi; duruşma için düzenlenen tutanağın duruşmada yargılama usulünün esaslı kurallarına uyulduğunu açıkça göstermesi gerektiğini öngörmüştür. Aynı Kanunun 179 uncu maddesi de duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni kurallarına uyulup uyulmadığının ancak tutanakla ispat olunabileceğini, tutanağın bu kısımlarına karşı yalnız sahtelik iddiasının ileri sürülebileceğini kabul etmiştir.
Bu kanuni düzenlemeler çerçevesinde hükümlerin tesis edildiği 21.12.2004 tarihli duruşma tutanağının hüküm fıkrasını da içeren 4 üncü sayfasının hem Dz. 48de hem de Dz. 60da bulunduğu görülmektedir. Dz. 48de bulunan duruşma tutanağının son bölümünde önce kararın oybirliği ile verildiğinin yazıldığı, tutanağın devamında da subay üyenin muhalefeti ile ve oyçokluğuyla karar verildiğinin yazıldığı; Dz.60da kayıtlı duruşma tutanağında ise kararın subay üyenin muhalefetiyle oyçokluğu ile verildiği yazılmış ve her iki duruşma tutanağı da mahkeme kuruluna dahil olanlar tarafından imzalanmıştır.
Bu tespitler nazara alındığında duruşma tutanağının sıhhati konusunda şüphe oluşmaktadır. Zira aynı duruşmaya ilişkin içerik olarak birbirinden farklı iki duruşma tutanağının varlığı ve hangi duruşma tutanağının gerçek olduğu konusundaki belirsizlik nedeniyle hükümlerin usule aykırı olduğu anlaşılmış, mahkûmiyet hükümlerinin öncelikle bu usule aykırılıktan bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi karşısında diğer yönlerden inceleme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanıkların temyizine atfen ve resen 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince mahkûmiyet hükümlerinin usul yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 18.01.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy