(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 177) (1412 S. K. m. 265) (5271 S. K. m. 220)
İzin tecavüzü suçundan sanık P.Er Erdal GÜL hakkında 3 üncü Mknz.P.Tüm.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 08.06.2005 gün ve 2005/678-220 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine; Askeri Yargıtay Başsavcılığının 10.03.2006 gün ve 2006/1595 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 04.03.2005-12.03.2005 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b, 73 ve 5237 sayılı TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup; bu hüküm sanık tarafından süresinde sebepsiz olarak temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Askeri Mahkemece; sanığın 04.03.2005-12.03.3005 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Hükme esas alınan Dz.28de kayıtlı sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği, Demirköy Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2005 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde, duruşmaya katılan hâkim, cumhuriyet savcısı ve tutanak kâtibinin ad ve soyadlarının bulunmadığı, bu durumun 353 sayılı Kanunun duruşma tutanağı ve kapsayacağı hususları belirleyen 177 nci maddesine aykırı olduğu gibi; istinabe olunan Asliye Ceza Mahkemesinin uymak zorunda olduğu, gerek duruşma tarihinde yürürlülük bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 265 inci maddesine, gerekse hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 220 nci maddesine de aykırı olduğu anlaşılmakla hükmün öncelikle usûl yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, izin sırasında babasının rahatsızlanması nedeniyle izinden geç dönmek zorunda kaldığını, babasını hastaneye götürdüğünü, daha sonra Gelibolu Askerlik Şubesine başvurduğunu, onların hemen birliğine dönmesini söylemeleri üzerine de birliğine katıldığını beyan eden sanığın; bu savunmaları ile ilgili olarak Askeri Mahkemece Gelibolu Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen Dz.31de kayıtlı cevapta sanığın izinde bulunduğu 14.02.2005-12.03.2005 tarihleri arasında babası Vahit GÜLün kalp rahatsızlığı veya herhangi bir hastalığı nedeniyle rahatsızlanmadığı, herhangi bir tedavi görmediğinin yaptırılan tarikattan anlaşıldığı belirtilmiş ise de; bu tahkikatın nasıl yapıldığı, kime ya da kimlere sorulduğu anlaşılamamaktadır.
Sanığa isnat edilen izin tecavüzü suçu mazeret kabul edebilen suçlardandır. Yerleşik Askeri Yargıtay kararlarında mazeret, kıtaya zamanında gelmeyi zorlaştıran veya imkânsız kılan, önceden öngörülemeyen ciddi olaylar olarak tanımlanmakta ve İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 (b) maddesi bu konuda ölçü olarak değerlendirilmektedir. Sanığın babasının kalp hastası olması ve aniden rahatsızlanması hâlinin doğru olması durumunda, önceden beklenmeyen ve ani gelişen bir olay olarak değerlendirileceği ve izin tecavüzü suçunda mazeret olabileceği konusunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu nedenle suç tarihinin kısalığı da dikkate alınarak; sanıktan, babasını suç tarihlerinde rahatsızlığı nedeniyle hangi hastaneye götürdüğünün, ne gibi bir tedavi uygulandığının sorularak ve varsa belge ibraz etmesi gerektiği istenerek; verilecek cevaba göre gerekirse araştırma yapılması, tanık dinlenilmesi, keza sanığın savunmasında belirttiği gibi Askerlik Şubesine başvurup başvurmadığının da araştırılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken; Gelibolu Emniyet Müdürlüğünün soyut yazısına itibar edilerek noksan soruşturma ile sanığın mahkûmiyetine hükmolunması isabetli görülmediğinden hükmün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden BOZULMASINA;
Tebliğnameye sebepte kısmen farklı sonuçta uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy