(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4,5) (5237 S. K. m. 7, 45) (5083 S. K. m. 2)
Bakaya suçundan sanık K/D Onb. Fatih ARLI hakkında 9 uncu Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 29.12.2004 tarih ve 2004/119-783 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 13.03.2006 tarih ve 2006/1623 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 01.04.2003-17.04.2003 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 63/1-A (yedi günden sonra üç ay içinde gelenler), TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 866.775.000.-TL.sı ağır para cezası ile cezalandırılmasına,647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince bu cezanın altışar aylık dört eşit taksitte ödettirilmesine,taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda olduğundan celbe katılamadığı, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre;
2000/03 nci grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar aldıran sanığın, çeşitli nedenlerle tabi olduğu NİSAN-2003 celp dönemine ilişkin yükümlülere tebliğ niteliğindeki TRT-Duyurularına göre, en geç 31.03.2003 günü mesai bitimine kadar Şubeye giderek sevk evrakını alması gerekirken, yasal ve geçerli herhangi bir özrü olmaksızın gecikerek 17.04.2003 tarihinde başvurduğu anlaşılmakla, belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin; elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan ceza uygulaması yapmasında ve takdiri indirim hükmünü de uygulayarak verdiği hapis cezasını ağır para cezasına çevirmesinde ve bu cezayı yasal olanaksızlık sebebiyle ertelememiş olmasında, usûl ve esas itibarıyla herhangi bir aykırılık görülmemekle birlikte, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 inci maddesinde sadece hapis ve adli para cezasının öngörülmesi, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrasında, adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesine göre failin lehinde olan kanunun uygulanmasının zorunlu olması karşısında, kısa süreli hapis cezasının sanığın lehine olarak günlüğü (9) YTLsından adli para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı CGTİHK ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, 647 sayılı Kanuna göre gecikme zammı uygulanması da mümkün bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle; sanık aleyhine olacak şekilde hakkındaki hapis cezasının günlüğü 11.557.000.-TL. sından ağır para cezasına çevrilmesi ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiş ise de; bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve re'sen, ağır para cezasının yanlış belirlenmesi ve gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince uygulama yönünden BOZULMASINA,
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sanığın kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE, sanık hakkında sonuç olarak verilen 866.775.000.-TL.sı ağır para cezasının, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi gereğince ALTIYÜZYETMİŞBEŞ (675.-) YTL.sı ADLİ PARA CEZASI ve taksitlerden birinin ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının gecikme zammı alınmaksızın tahsiline şeklinde DÜZELTİLEREK, diğer yönlerden yasaya uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA, taksitlendirmenin hükümde yazılı olduğu gibi uygulanmasına,
22.03.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy