(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 2, 59) (647 S. K. m. 4, 5, 6) (5237 S. K. m. 7, 45, 52) (5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2) (353 S. K. m. 220)
Bakaya suçundan sanık terhisli P.Çvş. (K.D.) Ali BAŞ hakkında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 14.03.2005 gün ve 2005/136-79 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından süresinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren 13.03.2006 gün ve 2006/1625 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 31.03.2003-25.07.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca üç ay on gün hapis cezası ile mahkumiyetine, bu cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 11,55 YTL. hesabıyla para cezasına çevrilerek neticeten 1155 YTL. ağır para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bu hüküm, sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, sanığa yüklenen suçun unsurları bakımından oluştuğu, ancak, hürriyet bağlayıcı cezanın para cezasına dönüştürülmesinde, 5083 ve 5252 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklik uyarınca 2003 yılı için beher gün karşılığı 9 YTL. üzerinden adli para cezasının uygulanması gerektiği, bu bağlamda sanık aleyhine sonuç doğuran ağır para cezasının uygulanmış olmasının, kanuna aykırılık oluşturduğu, ancak bu aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmediği belirtilmek suretiyle, hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; askerliğine 2001/09uncu grup numarasıyla karar alınan ve grubu itibarıyla Ağustos 2002 celp döneminde askere sevki plânlanan sanığın, tek erkek kardeşi Serhat BAŞın 22.05.2001-22.11.2002 tarihleri arasında askerlik görevini yerine getirdiği, dolayısıyla sanığın Nisan 2003 yedek subay celbinde sevke tabi olduğu, tebliğ yerine geçen ve TRT aracılığı ile yayınlanan duyurular gereğince 31.03.2003 tarihine kadar şubesine başvurarak askere sevkine ilişkin belgeleri alması gerekirken sevke katılmadığı, emsallerinin sevkinden sonra 25.07.2003 tarihinde askerlik şubesine başvurduğu, dosya kapsamından açıkça anlaşılmakta olduğundan,
Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, müsnet suçun sabit görülmesinde, yazılı olduğu şekilde sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden gözönünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde, cezanın ertelenmesinin ASCK'nın 47/A maddesi gereğince mümkün olmaması nedeniyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf ve takdir açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiş ise de,
01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ile para birimi Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenmiş ve Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken değişim oranının Bir Milyon Türk Lirası nın, Bir Yeni Türk Lirası olarak esas alınması öngörülmüştür.
Diğer taraftan, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5237 sayılı TCK'nın 45 ve 52nci maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5inci maddesi uyarınca ağır para cezaları adli para cezası na dönüştürülmüştür.
01.05.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesiyle 5083 sayılı Kanunun 2nci maddesine eklenen 3üncü fıkrasında ise, ilgili kanunlar gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz hükmüne yer verilmiştir.
Suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 2/2nci ve halen yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 7/2nci maddeleri, lehe olan kanunun uygulanmasının gerektiği hükmünü âmir olup, yapılan yasal düzenlemeler ile TCK'nın 30/2nci maddesinde yer alan, para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz şeklindeki hükmün uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu durumda 647 sayılı Kanunun 4 ve 5inci maddeleri uyarınca belirlenmesi gereken para cezalarının, TCK'nın Ek-2 ve Ek-6ncı maddeleri gereğince yeniden değerleme oranları dikkate alınarak tespitinde, yerleşik içtihatlar da göz önünde bulundurulduğundan her aşamada Bir Yeni Türk Lirası nın altında kalan tutarların dikkate alınmaması gerekmektedir.
Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için 2003 yılında işlenen suçlarda beher gün karşılığı 9 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum somut olayda tayin olunan hapis cezası beher günü 11,55 YTL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Askeri Mahkemece, tayin olunan üç ay on gün süreli hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 9 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher günün 11,55 YTL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olduğundan hüküm uygulama yönünden bozulmuş,
Ancak, bozma sebepleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2- J maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün para cezasının tayinini içeren bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü dokuz (9) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak sonuç olarak DOKUZ YÜZ (900) YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy