(1632 S. K. m. 47, 87, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 62)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Terhisli Lv. Er Şammas ATALAY hakkındaki 9 uncu Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 03.10.2005 tarih ve 2005/1082-643 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 13 Mart 2006 tarih ve 2006/1632 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnun 87/1 nci maddesinin 1 nci cümlesi (hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar cümlesi) ve TCKnun 62 nci maddesi uyarınca yirmibeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hükmü süresinde, kararın yasaya aykırı olduğunu, suç kastı ile hareket etmediğini, ailesinden haber alabilmek için cep telefonu kullandığını, kendisine yazılı hiçbir emir tebliğ edilmediğini, cezanın paraya çevrilip ertelenmesi gerektiğini öne sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Birlik içerisinde cep telefonu bulundurulması ve kullanılmasının yasak olduğu şeklinde düzenleme içeren Brl.K.lığı emri, 09.06.2005 tarihinde şifahen (Dz.9) sanığa tebliğ edilerek kişiselleştirilmiştir. Sanığın bilgisi dahilinde bulunan bu hizmet emrinin gereğini yerine getirmeyerek, kışla içinde cep telefonu bulundurduğu ve kullandığı, bu malzemenin 22.06.2005 tarihinde yapılan aramada üzerinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sanığın bu eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğuna yönelik değerlendirme yerinde bulunmuştur.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında ve duruşmada (Dz.19), söz konusu emrin kendisine tebliğ edildiğini, ailesi ile daha rahat konuşabilmek için cep telefonu kullandığını beyan etmiştir. Bu savunmaların saikle ilgili olup suçun oluşumuna engel olacak nitelikte olmadıkları belirlenmektedir.
Bu nedenlerle; Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden göz önünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle, neticeten yirmibeş gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinde, cezanın ertelenmesinin As.C.K. nun 47/A maddesi gereğince, paraya çevrilmesinin ASCKnun Ek-8 nci maddesi gereğince yasal imkansızlık nedeniyle mümkün olmaması sebebiyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı görülmektedir.
Toplanan delillere göre; sanığın suç kastı ile hareket ettiği açık olduğu gibi; açık ikrarı ve Dz.9da yer alan tutanaktan verilen emrin usulünce kendisine tebliğ edildiği, belirlenmekte ve verilen cezanın para cezasına çevrilip, ertelenmesine yasal imkan ve sanık lehine getirilen lehe yasal bir düzenleme bulunmamakta olduğundan, sanık temyiz sebeplerinde haklılık görülmemiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bu karara üye Dz. Hak. Alb.Ramazan ŞAFAK sanığın eyleminin disiplin tecavüzü olduğu görüşüyle muhalif kalmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 Sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda 22.03.2006 tarihinde, üye Dz. Hak. Alb. Ramazan ŞAFAKın muhalefetiyle oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy