(1632 S. K. m. 144) (765 S. K. m. 59, 72, 230) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 62, 257) (353 S. K. m. 220, 227) (ASK. YARG. 1. D. 22.02.2006 T. 2006/282 E. 2006/278 K.)
Memuriyet görevini ihmal suçundan sanık Em. Dz. İkm. Kd. Bnb. Ahmet Gökhan HAZIR hakkındaki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.12.2005 tarih ve 2005/1007-557 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından yasal sürede temyizi üzerine Başsavcılığın 14 Mart 2006 tarih ve 2006/1654 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
YARGILAMA AŞAMALARI:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemece; sanığın, Temmuz 1999-21.09.2001 tarihleri arasında memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 144 üncü maddesi delaleti ile TCKnın 230/1 (teşdiden), 59/2, 647 sayılı Kanunun 4üncü ve TCKnın 72nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 830.466.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına; 647 sayılı Kanunu 6ncı maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verilmiştir (Dz.160-170).
TEMYİZ I: Mahkemenin bu hükmü sanık müdafii tarafından sebepleri gösterilmek suretiyle temyiz edilmiştir (Dz.181-183).
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 27.10.2004 gün ve 2004/1082-1080 sayılı ilamı ile söz konusu hüküm usul yönünden bozulmuştur (Dz.206-208).
HÜKÜM II: Askeri Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın Temmuz 1999-21.09.2001 tarihleri arasında memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 144 üncü maddesi delaleti ile TCKnın 230/1 (teşdiden), 59/2, 647 sayılı Kanunun 4üncü ve TCKnın 72nci maddeleri uyarınca sonuç olarak 830.388.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına; 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verilmiştir (Dz.228-233).
TEMYİZ II: Mahkemenin bu hükmü sanık müdafii tarafından sebepleri gösterilmek suretiyle temyiz edilmiştir (Dz.237-240).
DAİRE KARARI II: Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 22.06.2005 gün ve 2005/707-703 sayılı ilamı ile söz konusu hüküm lehe kanun uygulamasına imkan sağlaması yönünden bozulmuştur (Dz.248-251).
HÜKÜM III: Askeri Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın Temmuz 1999-21.09.2001 tarihleri arasında memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 144 üncü maddesi delaleti ile 5237 sayılı TCKnın 257/2, 62/1, 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 600 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir (Dz.274-280).
TEMYİZ III: Mahkemenin bu hükmü sanık müdafii tarafından sebepleri gösterilmek suretiyle temyiz edilmiştir (Dz.282).
TEBLİĞNAME:
Tebliğnamede ise ...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun memuriyet görevini ihmal suçunu düzenleyen 257/2 nci maddesinde Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. denilmektedir. Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 22.02.2006 tarih ve 2006/282-278 sayılı kararında da açıklandığı üzere buradaki zarardan sadece ekonomik zararın anlaşılması gerekmekte olup kamunun ekonomik bakımdan zarara uğramış olması halinde suçun oluşacağı kabul edilmelidir.
Yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, depolarda fiili sayım yapılmamasının hazine zararına yol açmadığı bildirilmiştir (Dz.II./121-123). Dolayısıyla sayım yapılmaması nedeniyle kamunun ekonomik bakımdan zarara uğraması söz konusu değildir. Birliğe ait yağ muhafaza sahasında nöbetçi bulundurulmaması ile hırsızlık eylemi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığından, çalınma ile oluşan zarardan sanığın sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla sanığın ihmal niteliğindeki eylemi sonucunda ekonomik bir zarar oluşmadığından sanığın beraeti yerine mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek hükmün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
YAPILAN İNCELEMEDE:
2001 Eylül ayında İstanbul Boğaz İkmal Destek K.lığı görevine başlayan Dz.İk.Kd.Bnb.Cüneyt TAYFUNun birliğe ait ambarların birkaç yıldır sayılmadığını farkederek sayım yapılması için verdiği emir doğrultusunda yağ ambarlarında 17.10.2001 tarihinde sayım yapıldığı, yapılan sayım neticesinde bir kısım malzemede eksiklik bir kısım malzemede ise fazlalık tespit edildiği (Dz.I/100-104), mal sorumlusunun yapılan sayıma itiraz etmesi üzerine ambarın yeniden sayılmasına karar verildiği sırada; Şubat 2001 tarihinden itibaren silahlı nöbetçisi bulunmayan yağ sahasında 26.11.2001 tarihinde yağların bulunduğu sahanın dış emniyetini sağlayan fens tellerinin kesilerek 17 varil yağlama yağının çalınmış olduğunun tespit edildiği (Dz.I/91), 28.11.2001 tarihinde yapılan sayım neticesinde hırsızlığa konu olan yağlar ayrıldıktan sonra dahi bir kısım malzemelerde fazlalık; bir kısım malzemelerde ise eksiklik olduğunun tespit edildiği (Dz.I/93-99), hırsızlık suçu ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda birliğin ekmek ihtiyacını sağlayan sivil şahısların boş ekmek kasalarını almak için birliğe girdikleri sırada yağların bulunduğu mahalde nöbetçi bulunmamasından yararlanarak hırsızlık yaptıklarının ortaya çıktığı ve haklarındaki suç dosyasının adli makamlara gönderildiği, mal sorumlusu ve mal saymanı hakkında görevi ihmal suçundan verilen hükümlerin kesinleşmiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu oluş şekline göre;
Sanık Gökhan HAZIRın birlik komutanı olarak Temmuz 1999 ila Eylül 2001 tarihleri arasında ambarlarda sayım yapılmasını sağlamamak, birliğe ait yağ muhafaza sahasına Şubat 2001 ila Eylül 2001 tarihleri arasında silahlı nöbetçi koydurtmamak ve bunun sonucunda Mart 2001 tarihlerinde sivil kişilerin yağları çalmasına sebebiyet vermek suretiyle memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. Maddi vakıanın bu şekilde oluştuğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlığını taşıyan 9uncu maddesinin 3üncü fıkrasındaki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. hükmünün dikkate alınması gerektiği, bu durumda sanık hakkında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun 257/2 nci maddesi gereğince sanığın cezalandırılması halinde buradaki hapis cezasının 51 inci madde gereğince ertelenmesi mümkün bulunmakta ya da 52 nci maddesi uyarınca para cezasına çevrilebilmekte, fakat bu para cezasının ertelenmesi mümkün bulunmamaktadır.
765 sayılı TCK'nın 230/2 nci maddesi gereğince sanığın cezalandırılması halinde verilecek hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4 ve 5 inci maddeleri gereğince paraya çevrilip ertelenmesi mümkün bulunmaktadır. Bu durumun ise sanığın lehine olduğu görüldüğünden, mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş, ancak bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına 353 sayılı Kanunun 220/2-J-H maddesi uyarınca karar verilmiştir.
Üye Hakim Albay Ülkü COŞKUN hırsızlık sonucu oluşan hazine zararından sanığın sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla ortada ekonomik bir zarar bulunmadığından sanığın beraetine karar verilmesi gerektiği görüşüyle bu karara muhalif kalmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkında memuriyet görevini ihmal suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 230/2 nci maddesi gereğince 6 ay hapis ve 142,00 YTL Adli para cezasıyla mahkumiyetine, TCK'nın 59 uncu maddesi gereğince cezasının 1/6 oranında indirilerek 5 ay hapis ve 118.00 YTL Adli para cezasıyla mahkumiyetine,
Beş aylık hapis cezasının günlüğü suç tarihi itibariyle 4 YTLden paraya çevrilerek 600,00 YTL Adli para cezası ile 118,00 YTL Adli para cezasıyla mahkumiyetine, Adli para cezalarının içtiması ile 718,00 YTL Adli para cezası ile mahkumiyetine ve bu cezanın 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ERTELENMESİNE,
Ancak cezada kazanılmış hakkı bulunduğundan, bu adli para cezasının infazı gerektiğinde 353 sayılı Kanunun 227/3 üncü maddesi gereğince 600,00 YTL üzerinden infazına,
Tebliğnameye aykırı olarak, Üye Hakim Albay Ülkü COŞKUNun muhalefetiyle ve oyçokluğu ile 22.03.2006 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy