(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7)
Yoklama kaçağı suçundan sanık Ter.Hv.Svn.Er Ali İhsan OGAN hakkındaki Jandarma Asayiş Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 25.11.2004 gün ve 2004/1203-957 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal süresinde temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 14 Mart 2006 tarih ve 2006/1666 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın; 28.05.2002-21.03.2003 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCK'nın 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 inci maddeleri uyarınca 1.155.700.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 S.K.nun 5nci maddesi gereğince ağır para cezasının onbeş eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından özetle; Usulünü bilmediği için adresini, bağlı olduğu Askerlik Şubesine bildirmediği, amcasının oğluna yapılan tebligattan haberi olmadığı, cezanın ertelenmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; Sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 15.06.2001 tarihinde sanığın amcasının oğluna usulüne uygun olarak tebliğ edilerek 21.08.2001 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat etmesi ve yoklama işlemlerini yaptırması gerektiğinin bildirildiği, sanığın emsallerinin 21-27 Mayıs 2002 tarihleri arasında sevke tabi tutuldukları, ancak sanığın belirtilen günde Askerlik Şubesine giderek yoklama işlemlerini yaptırmadığı, bir süre sonra kendiliğinden 21.03.2003 tarihinde Askerlik Şubesine başvurarak yoklamasını yaptırdığı, böylece 28.05.2002-21.03.2003 tarihleri arasında müsnet yoklama kaçağı suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; mevcut delil durumuna göre, sanığın işlemiş olduğu suçtan haklı ve inandırıcı gerekçelerle, Yasanın öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması, takdiri indirim maddesinin uygulanması ve verilen cezanın paraya çevrilmesi suretiyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf, takdir yönlerinden bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekte ise de;
5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrasında; adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin lehe olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına ilişkin emredici hükmü nedeniyle, sanık hakkında ASCK'nın 63/1-A maddesi üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 maddeleri gereğince verilen üç ay on gün hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken suç tarihi olan 2003 yılı nazara alındığında, beher günün 9.00 YTL üzerinden hesaplanarak adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç olarak 900,00 YTL. adli para cezasıyla cezalandırılması gerektiğinden ve yine 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin gecikme zammı uygulanmasına dair hükmünün 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş olup, 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulama olanağı bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiş, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün para cezası ve gecikme zammı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve re'sen, uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün para cezasının tayinine ilişkin bölümünün,
647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca üç ay on gün hapis cezasının beher günü Dokuz Yeni Türk Lirası (9.00 YTL) üzerinden Dokuz Yüz Yeni Türk Lirası (900,00 YTL.) adli para cezasına çevrilmesine, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca bu cezasının aylık eşit taksitler halinde 15 ayda alınmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarının tamamının muaccel olmasına, bu durumda ödenmeyen miktara gecikme faizi uygulanmasına yer olmadığına şeklinde düzeltilerek ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.03.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy