(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 50, 173, 207)
İzin tecavüzü suçundan sanık terhisli Er Mehmet KAYA hakkında 12 nci Mknz.P.Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 15.10.2002 tarih ve 2002/346-614 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 14.03.2006 tarih ve 2006/1673 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün usule aykırılıktan bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 15.11.1999-09.10.2000 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-b ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; hakkında yeterince inceleme yapılmadan karar verildiği, verilen cezanın yeni TCK gereğince ele alınarak paraya çevrilmesi ve ertelenmesi gerektiği, gibi sebeplerle temyiz edilmiştir.
Usul yönünden yapılan incelemede;
353 sayılı Kanunun 50 inci maddesinde, Askeri Mahkemelerce verilen her türlü kararın gerekçeli olarak yazılacağı belirtilmiş, aynı Kanunun 173 üncü maddesinde ise hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar açıklanmıştır.
Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında, Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun biçimde açıklanması olarak tanımlanmakta, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterecek şekilde geçerli, yeterli ve yasal olması yanında Askeri Yargıtayın denetimine olanak sağlayacak şekilde açık ve anlaşılır olması aranmaktadır.
353 sayılı Kanunun 207/3-G maddesine göre hükmün gerekçeden yoksun olması yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktadır.
Bu açıklamaların ışığında Askeri Mahkemenin Gerekçeli Kararı incelendiğinde; sanığa atılı suçun başlangıç tarihi, kararın açıklandığı 15.10.2002 tarihli oturuma ilişkin düzenlenen tutanakta yer alan hüküm fıkrasında; 15.11.1999 olarak belirtilmesine karşın Gerekçeli Kararın, başlangıç bölümü ile 2 nci sayfası ve hüküm fıkrasında 27.10.1999, 3 üncü sayfasında ise 05.11.1999 olarak gösterildiği ve keza temadinin sona erme biçimi hem Gerekçeli Karar hem de duruşma tutanağında yer alan hüküm fıkrasında; kendiliğinden dönmek olarak gösterilirken, Gerekçeli Kararın 3 üncü sayfasında yakalanmakla son bulduğu kabul edilerek hem gerekçe içinde hem de gerekçe ile duruşma tutanağında yer alan hüküm fıkrası arasında çelişki ve karışıklık yaratıldığı ve bu haliyle hükmün açık ve anlaşılır olmadığı, yeterli gerekçeden yoksun bulunduğu sonucuna ulaşılarak, mahkûmiyet hükmünün öncelikle açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeni karşısında şimdilik diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkûmiyet hükmünün USULE AYKIRILIK (Gerekçesizlik) sebebiyle 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
22.03.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy